
Yaz aylarında et, süt ve deniz ürünleri daha çabuk bozulabiliyor.
Sıcak havalarda gıda güvenliği nasıl sağlanır?
Besin zehirlenmelerine dikkat
Sıcak havalarda besin güvenliğinin önemine dikkat çeken uzmanlar, gıda zehirlenmelerinden korunmak için neler yapılması konusunda vatandaşlara uyarılarda bulunuyor. Gıdaların, uygun pişirme ve uygun saklama ile güvenilir tüketime hazır duruma getirilmesini öneren uzmanlar, sıcak havalarda daha dikkatli olunmasını tavsiye ediyor.
Kent Ege’nin araştırmasına göre, özellikle et, süt ve deniz ürünlerinin daha çabuk bozulduğu şu sıcak günlerde, gıda güvenliğinin sağlanmasını öneren uzmanlar, aksi takdirde karşılaşılabilecek olumsuzlukları şöyle sıraladılar;
Gıda Zehirlenmesi:
Bakteri, virüs ve parazitlerin gıdalarda hızla çoğalması sonucu gıda zehirlenmesi meydana gelebilir.
En yaygın belirtiler arasında mide bulantısı, kusma, ishal, karın ağrısı ve ateş bulunur.
Bakteriyel Enfeksiyonlar:
Salmonella, E. coli, Listeria ve Campylobacter gibi bakteriyel enfeksiyonlar ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.
Bu enfeksiyonlar özellikle bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde, çocuklarda, yaşlılarda ve hamile kadınlarda daha tehlikeli olabilir.
Parazit Enfeksiyonları:
Çiğ veya az pişmiş gıdalarda bulunan parazitler (örneğin, Giardia, Cryptosporidium) ciddi sindirim sistemi rahatsızlıklarına neden olabilir.
Belirtiler genellikle ishal, karın ağrısı ve kilo kaybı şeklinde ortaya çıkar.
Kimyasal Zehirlenmeler:
Gıdaların yanlış saklanması veya hazırlık sırasında kimyasallarla temas etmesi sonucu kimyasal zehirlenmeler meydana gelebilir.
Bu tür zehirlenmeler mide bulantısı, baş dönmesi, baş ağrısı ve bilinç kaybı gibi belirtilerle kendini gösterebilir.
Mikotoksin Zehirlenmeleri:
Yüksek sıcaklık ve nem, küflerin ürettiği mikotoksinlerin gıdalarda çoğalmasına yol açabilir.
Mikotoksinler uzun vadede karaciğer ve böbrek hasarına, bağışıklık sistemi zayıflamasına ve kanser gibi ciddi hastalıklara neden olabilir.
Besin Değerinde Azalma:
Uygun olmayan saklama koşulları, gıdaların besin değerlerinin azalmasına neden olabilir.
Vitaminler, mineraller ve diğer besin maddeleri bozulabilir, bu da yetersiz beslenmeye yol açabilir.
Gıda İsrafı:
Bozulmuş veya kontamine olmuş gıdaların atılması gerekir, bu da gıda israfını artırır.
Gıda israfı hem ekonomik kayıplara hem de çevresel sorunlara yol açar.
Gıda kaynaklı sağlık riskleri yaşamamak için de besin güvenliğinin sağlanması ile ilgili olarak şu öneriler sıralandı;
Gıda Depolama ve Soğutma:
Gıdaları doğru sıcaklıklarda saklamak önemlidir. Buzdolabının 4°C’den soğuk, dondurucunun ise -18°C’den soğuk olması gerekmektedir.
Et, süt ürünleri ve pişmiş yemekler gibi çabuk bozulabilen gıdalar, uygun şekilde kapatılarak buzdolabında saklanmalıdır.
Gıda Hazırlama:
Eller, gıdalarla temas etmeden önce ve sonra iyice yıkanmalıdır.
Çiğ et, tavuk ve deniz ürünleri, diğer gıdalardan ayrı tutulmalı ve kesme tahtaları ile bıçaklar arasında çapraz kontaminasyonu önlemek için farklı ekipmanlar kullanılmalıdır.
Pişirme:
Gıdalar uygun iç sıcaklıklara kadar pişirilmelidir. Örneğin, tavuk eti en az 75°C’ye kadar pişirilmelidir.
Pişmiş gıdalar, servis edilmeden önce buzdolabında bekletilmişse, tekrar ısıtılmadan önce tamamen ısındığından emin olunmalıdır.
Yemek Servisi:
Açık hava etkinliklerinde, yiyeceklerin doğrudan güneş ışığında bırakılmamasına dikkat edilmelidir. Soğutucular ve buz paketleri kullanılarak gıdaların serin tutulması sağlanmalıdır.
Pişmiş yiyecekler iki saatten fazla oda sıcaklığında bırakılmamalıdır. Sıcaklık 32°C’nin üzerindeyse, bu süre bir saate düşürülmelidir.
Atık Yönetimi:
Bozulmuş ya da son kullanma tarihi geçmiş gıdalar kesinlikle tüketilmemelidir.
Artık yemekler, uygun şekilde paketlenerek hemen buzdolabına konulmalı ve kısa sürede tüketilmelidir.
Hidratasyon:
Sıcak havalarda su tüketimi arttırılmalı, alkollü ve kafeinli içeceklerden kaçınılmalıdır.
Uzmanlar, her hangi bir olumsuzlukta, sağlık kuruluşuna, hekime başvurulmasını istedi.