Hepsi evlatlarımız, bizim çocuklar, gençler. Yarınlarımız, adı geçen hepsi. Amacım değil, ilkemdir adaletli olmak. Düsturumdur, ne yapayım ben buyum. Neyse o. Amacım ne Göztepe’nin şampiyonluğunu, başarısını, Avrupa’ya gidişini ‘mundar’ etmek. Ne de Trabzonspor’u ‘kindar’lamak. A takım gidemedi. Trabzonspor U19’u 3-1 mağlup ederek UEFA Youth League’e katılma hakkı elde etti Göztepe’miz. Son anda 4’lü turnuva, tüm maçların son günü final. Hem de ne maç. Son anda atama, bildirim, plastik masada kupa töreni. Süper ligde tuttuğum takımdır, ikisi de. Göztepe İzmir’imin takımı, efsanelerim orda. Trabzonspor’un 1976’da ilk süper lig şampiyonluğu, hatırlıyorum yaşım henüz 10. Üst üste gelen şampiyonluklar, harika kadro, güzel insanlar. İnternet yok, gazete çok, öğrendik, okuduk, biliyoruz. Şimdi moda ve gündemde olduğu için değil, yani.
Dostluk, kardeşlik. Endişem de şudur, fırsat doğdu birtakım tiplere, sosyal medyada kardeşlerin arasını bozmaya uğraşıyorlar. ‘Hani kardeştik, kardeş kardeşe bunu yapar mı?’ falan filan. Kıskandılar, fırsat bildiler, korkuyorum. Göztepe A takımı 5.olsaydı, Trabzonspor kupa şampiyonu olduğu için Avrupa’ya gidecekti, olmadı. Nasip kısmet. Bu ne peki. Hem de geleceğin takımlarının adamları. Birbirine düşürdüler. Olaylı final, yazık çok yazık. 3 kırmızı kart, Trabzonspor’dan 11 ile Göztepe’den 1 numara direkt ihraç, Göztepe’den 8 forma çift sarı karttan saha dışına. Adlarını bilerek yazmıyorum, kötü kopya olmasın diye. Peki, amaç nedir anlayamadım. ‘Birbirlerine kırdırmak mı?’, 18’likler kanı kaynayanlar, aşırı motive, galibiyete endeksli gençlik. Ünlü isen, çok kazanırsan, başarılısın. Bunlar empoze ediliyor. Spor sadece bunlar değil ki. Hem ünlü hem de adam da olunur.
Örnekleri çok, bakınız, okuynuz Necmi Perekli, Turgay Semercioğlu. Hatta filmi bile olur, harika izlenir. Maça bakıyoruz, çekim berbat, kim ne yapıyor belli değil. Yan sahalarda maç mı olur, hem de böylesi. Büyük bir yere versenize. Madem maç kondu, oynayacaklar okey. ‘Göztepe hakkıyla kazandı’, Trabzonspor zaten şampiyon edilmişti, büyük hayal kırıklığı yaşadı. Giden kupa olsun da giden güvensizlik, biten psikoloji ne olacak? Sahada kazanan Göztepe tamam da ne bileyim içime sinmedi işte.
Zira Göztepe’mize ikram gibi oldu, asla ihtiyacı yok Şanlı Göztepe’nin, ‘alayına isyan’ ediyorum. ‘ölümüne değil’ yaşamasına, yaşatmacasına. Bu maçta mı sadece böyleydiler, bilemiyorum. Nerde o efsane ‘Karadeniz Fırtınası’. Eski yıllarda, geçti gitti bitti mi? Her iki kardeş için de hayırlı uğurlu olsun, tebrikler. Eğmeyin başınızı dik durun siz Karadenizlisiniz, pes edemezsiniz.
Önündeki güzel yıllar var.
Nevzat Tan Üzel, Berke Sarıgül, Ege Yıldırım, Efe Can Mete, Kaan Atalay, Pah Franck Gouhon, Prınce Manu Balladom, Yusuf Ali Şirin, Salem Mounir Bouajıla, Şerafettin Çiftçier, Anıl Bostan, Talha Doğan, Mert Toros, Berke Yılmaz, Efe Mert Yılmaz, Yağız Şentürk, Ömer Samet Akın, Efe Mert Hoşnut, Ömer Osman Turan ile Abdülsamed Bildirici Göztepe’mizin kadrosu. Şerafettin Çiftçier marka, ‘Futbolcu fabrikası’ Pınargücü’den. İlk 9’u profesyonel, 11’i de amatör.
Trabzonspor kadrosunu Kuzey Ekspres, Taka, Günebakış, Karadeniz, Karadeniz’de Sonnokta yazsın, yazıversin gari, benden bu kadar.
VEFALI GENÇLERLE, MİLLİ TAKIM MARŞIMIZ
Her şeyin aynı anda mükemmel, kusursuz, hatasız olması beklenemez. Hem de aynı kişilerce. Yok böyle bir dünya. Yeter ki art niyet, peşin hüküm, iteleme, ötekileştirme olmasın. TFF bu konuda formda değildi. Liglerde öyle veya bitti, sona erdi. Dünya kupasına götürdüler. Eşitlenir mi, o ayrı bu ayrı. Dördüncü kez dünyanın gözünün önündeki, FIFA World Cup’tayız. Hakemimiz olmasa da bu da çok büyük başarı. Bu jenerasyon devam etmeli. U19 finalinde beğenmesem de dünya kupası finalleri için kutluyorum, özellikle Montello’yu. Milli takım marşımız da hazır, çok güzel. Ben beğendim, dinlediniz mi? Dinletemiyorum maalesef, okutayım. Sözler İlker Özdemir’den, 29 Ocak 1976 İstanbul doğumlu, 1995’de başladı, başarıları var.
2015’deki ilk solo albümü ‘Yağmurlar’dan sonra.
”Kupayı al gel Türkiye’m” TÜRKİYE’M;
Ayyıldızlı bayrağa bak, Fırtına gibi goller çak, Kalplere vur bir zımba, Haydi şimdi Türkiye’m, Sahalara vur bir damga, Kupayı da al gel Türkiye’m
Bu şanlı forma bizim, Tek yürek hepimizin, Zafer sizin sözünüz, Ağlara vur bir zımba
Haydi şimdi durma, Sahalara vur bir damga, Türk Bayrağı havada, (Ay yıldızlı bayrağa bak Şanlı takım şaha kalk)
Ay yıldızlı bayrağa bak, Her maçta yürekler yak, Şanlı takım şaha kalk, Ağlara vur bir zımba, Milli takım durma, Ağlara vur bir zımba, Kupa bizim Türkiyem, Ağlara vur bir zımba,
Tek şampiyon Türkiye’m, Türkiye’m Türkiye’m.
Söz; İlker Özdemir / Müzik; Dramalı Hasan Hasgüler / Aranje : İlker Özdemir, Can Çavdar, Murat Engin.Türk Sanat Müziği çok severim, tıpkı Türk halk müziğini sevdiğim, saygı duyduğum gibi. Bize ait ne de olsa. Hicaz makamı favorimdir, bir de ‘saba’ makamı. Kanun, ney ile saza bayılırım, çalmasını bilemiyorum, öğrenemedim.
Yetenek yok, sıfır. Çalgı sıfır, ses deseniz eksilerde, ama kulağım şimdilik çok şükür, iyi. Sıkı bir dinleyiciyim, iyisinden ama. Merhum babamla her gün akşam üstü TRT radyodan, saat 18’de idi sanırım. Fasıl dinlerdik, o zamanlardan yüreğimdedir. Her şeyi bilirim anlamında da değil. Yeni milli takım marşımız çok güzel de emek verenlere, mutfağa baktım. Genç, yetenekli isimler. Şeklen 4 kişi, daha çoktur emeklerine sağlık teşekkürler. İçlerinde biri var ki. Müzik, Dramalı Hasan Hasgüler, adını görünce gözlerim pörtledi. Kural hatası görmüş gerçek bir asistan VAR gibi oldum. Didindim, doğruyu bulmak için, merak ettim. Evet müzik Dramalı Hasan Hasgüler’den. Nasıl olur, tüylerim kalktı.
Gaflet ve dalalet içinde olma hakkımı bir kez kullanayım dedim. Hasan amcamızın, üstadımızın eserleri vardır, fasıllarda 40 yıl önce. O zamanlardan tanıyorum. Oysa şarkı, yepyeni. Mustafa Kemal Atatürk’ümüz 15 yaşında iken, aynı yerde doğmuş Dramalı. Selanik’te 1896’da doğmuş cennet mekân. Kadere bakın ki vefatından 42 yıl sonra, yıldönümünde 18 Haziran’da Milli Takımımız sahada yer alacak. Bizler izlerken, dinlerken TV’lerden radyolardan çalacak. Ne büyük onur ne güzel ahde vefa. Cehaletime veriniz lütfen. Büyük ihtimalle, emeğe saygısızlık yapmadan, tınısını notalarını kullandıkları için adını yazmışlar Dramalı’nın. Sizleri ve de şarkımızı daha çok sevdim, gençler.
Haydi canım takımım, çık finale, al gel kupayı. Neden olmasın, Dünya 3.olurken de daha 3.maçta döner gelir dediler. Bu yoldan dönmedik. ‘Kaleciden antrenör mü olur’ da dediler, işte o 4 yıl üst üste şampiyonluğun 1 numarası Şenol Güneş, sağ olsun finale kalıyorduk, 3.olduk. Vincenzo’dan bekliyoruz, İlker Özdemir’in dediği gibi, ‘Alın gelin’ TFF yuvam, ocağım, okulum. Hele ki şu günlerde, hemen batırmanın anlamı yok, bardağın yarısı dolu. Hatta tam dolu, taşmak üzere. Hayırlı uğurlu olsun, 9 gün kaldı.
