
Denizlerimizdeki balık stokları hızla tükenirken, tehlikenin boyutu sanılandan çok daha derin. Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vahdet Ünal, denizel ekosistem ve balıkçılığın geleceğine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. “Balıkçılık biterse sadece balıklar yok olmaz” diyen Prof. Dr. Ünal, gıda krizinden kitlesel işsizliğe kadar kapıdaki büyük felakete dikkat çekti.
Sürdürülemez balıkçılığın dünyadaki yıkıcı sonuçlarına işaret eden Prof. Dr. Ünal, 1992 yılında Kanada’nın Atlantik kıyılarında yaşanan morina stoku çöküşünü hatırlattı. Alınan moratoryum kararı ile on binlerce insanın geçim kaynağını bir anda kaybettiğini belirten Ünal, benzer bir krizin sadece balıkçıları değil, kıyı topluluklarını, besin zincirini ve tüm ekonomiyi etkileyebileceğini vurguladı.
Dünya Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) aksine balıkçılığın önündeki en kritik tehdide farklı bir boyut kazandıran Prof. Dr. Ünal, “Kötü ve yanlış yönetim” vurgusu yaptı. Literatürün başarıdan çok başarısızlık hikayeleriyle dolu olduğunu ifade eden Ünal, doğru avlanmanın 5 altın kuralını şöyle sıraladı:
Doğru Yer: Hassas habitatların dışındaki avlak alanları.
Doğru Zaman: Üreme dönemlerinin dışı.
Doğru Araç: Çevre dostu av malzemeleri.
Doğru Boyut: En az bir kez yumurtlamış, eşeysel olgunluğa erişmiş balıklar.
Doğru Miktar: Belirlenen kotalar dahilinde avlanma.
Favori Balığını Açıkladı: Tüketici Ne Yapmalı?
Sadece avcıların değil, tüketicilerin de bu ekosistemin parçası olduğunu belirten Prof. Dr. Ünal, “Benim favorim sardalya” diyerek balığın protein, D vitamini ve omega-3 açısından vazgeçilmez bir gıda olduğunu hatırlattı. Tüketicilerin hangi mevsimde, hangi boyutta balık yemesi gerektiğini bilmesi gerektiğini söyleyen Ünal, imkânı olanları Ege kıyılarındaki su ürünleri kooperatiflerinin düzenlediği taze balık mezatlarına davet etti.