10 yaşında olmalısın, okuyabilmen anlayabilmen için.
İlkokul 3’e gidiyorsun, derslerin nasıl ?
Yıl da 2036 olacak haliyle.
Okudunuz mu ?
Anladın mı ?
Belki bu yazı bile kalmayacak ne bileyim.
İşte sana, yazıyorum işte…
Hoş geldin Berkeciğim.
‘Hakemlik yüzünden’ demeyeyim, çok büyük haksızlık olur. Evlilik sonuçta, artısı eskisi olacak elbette.
Hakemlik için ‘insan sarraflığı’ diyemesem de. ‘İnsan tanıma sanatı’ bu kesin, net paylaşalım. Her şey belli olur.
Gözler, jest mimik ve de tavırlar yalan söylemez. Dirayetli, azimli olmak da gerek.
Bu da hakemlikte var, zaten. Bundan ötürü de. Pişman olanı hiç görmedim.
‘Hakemlik sayesinde’ çok gördüm. İdmanda, derste, seminerde, yollarda tanışıp, tanıyıp, evlenen, çoluk çocuğa karışan çok.
Vesile oluyor, hakemlik. Çünkü ortam tam bir aile ortamı.
Nasıl bakmak istersen öyle görürsün.
Kocası da hakem olan kadın hakemlerimiz. Doğum yaptıktan sonra devam etmeyeni de oldu. Sürdüreni de. Evlendikten sonra hakem olanı da yok değil. Hayat bu işte ne getireceği hiç belli olmaz. Fırsat meselesi de değil. An işte bu an. Kararını verdin, verdin. Tekrarı yok bunun. VAR’ı da yok. ‘Saha da hayatın ta kendisi’ dense de zaman zaman farklılıklar gösterir, mutlu huzurlu çocuklu bir yaşam ortaklığı sonuçta. Maça benzemez. Maçlar gelir geçer biter sonuçta. Oysa evlilik, yönetim, yönetmek değil idare etmektir. Karşılıklı olarak.
Anlayış, empati, özveri şart. Her iki alanda da. Pazara kadar olmasın da. Böyle bir istatistik, analiz yok. ‘Oynama oranı’, ‘Taç, korner, aut, şut, penaltı, ofsayt, VAR sayısı’ var da. Gelecek haftalara değil de gelecek yıllara yansıyan bir arşiv maalesef yok. Sora sora Bağdat bulunur da. Bu çağda şak diye bulman gerek oysa. Soruyoruz, araştırıyoruz, hafızamıza yükleniyoruz. Mecbur muyum, dermişim. Yaklaşık iki haftadır bu analize taktım, kafayı. Kadın hakemlerimiz, futbolla alakasız eniştelerimle de evlendi. Tercih meselesi, kısmet, nasip bu işler. Karar verenler onlar çünkü. Sorduklarım da garipsiyor nedense. Hakemlik ve de evlilik birbirine zıt değil ki. İkisi de yasal, nizami. Teşbihte hata olursa affola. İsimlerden eksik olur, kesin.
Yılların özeti, kaç nesil geldi geçti.
Özgül Soydan Özüdüz -Tevfik Özüdüz (merhum), Özlem Çetindemir Doğangir – Adil Doğangir, Gonca Yavuz Cengiz – İsa Cengiz, Özlem İlkme Kayan – Fatih Kayan, İpek Yalınkılıç Çama – İsmail Çama, Hümeyra – Uğur Yücel, Berna Akbulut Büyükyılmaz – Mehmet Büyükyılmaz, Gamze Durmuş Pakkan – Burak Pakkan.
Başka var mı acaba ? Türkiye’nin dördüncü ve de ‘İlk kadın klasman futbol hakemi’ Elmas Arabacı Tatlıcı. Kadın hakemlerimize yol açtı. Profesyonel futbol liglerinde maça çıkan ilk kadın hakem. Eşi, güzel insan, rahmet olsun Mustafa abimin hakemlikle uzaktan yakından alakası yoktu. Ancak köstek değil hep destek oldu. 1991’de İzmir’de evlendiler, kızımız Eylül Sabahat ve de ben ona Kartal diyorum Beşiktaşlı torunumuz ‘Cin Ali’, Vedat Ali. Merttir, dürüsttür, onurludur, dimdik durdu yıllardır Elmas ablam, hocam.
Her hakem gibi, benim gibi ‘biraz gariptir tuhaftır’. Başkaca da hakemlik nasıl yapılır hele ki buralarda. Kolay iş değil sabahın, gecenin köründe, ayazda, rüzgârında, karda, yağmurda o asil siyah formayı giyip sahaya çıkmak, çıkabilmek. Büyük yürek işi. Hamile olduğunu tahmin eder, hemşiredir tıbben de doğrular, bilir. Ama gel gör ki. Hamile hamile, maçlara çıkmaya devam eder. Kimseciklere söylemez, Elmas ablam işte. Tee 70’lerde Diyarbakır’da ilk maçına çıkan insan evladı.
Mangal bir yürek. Sakınmadı, koştu, emek verdi. Derslere de katıldı. Naz niyaz da yapmadı. Gebe haliyle bile dört maça çıktı. Ücret demeyin, kuş kadardı o zamanlar. Sonra inzivaya çekildi. Sonuç sezaryen doğum, erken doğum. 6,5 aylık doğdu Eylül’ümüz. O da doğum yaptı. Maşallah sağlıklı, iyi ki de O’na yansıma olmadı. İstanbullu hakem çifti Özgül Soydan ile Tevfik Özüdüz ‘mutluluğa evet’ dedi. Önce doğum yapan tabii ki de Elmas hocam, erken doğumla da onu da kaptı. İnatçı dedik ya. Kıskanç ve de fesat değil. Öyle işlere de girmedi, girmez. Dedikodu, fesatlık, kin bilmez. Düğünlerine gitti, takısını da taktı, tee Karşıyaka’dan Bakırköy’e. O günleri de net hatırlıyorum. Hey gidi günler, hey. Rahmetli Tevfik hocam, dernekte de görevli idi klasman hakemiydi. İnci Serpil’imiz doğdu o da şimdi hakem ama, futbol değil buz hokeyi hakemi. Oldukça da başarılı, İnci’nin genlerinde var, desem.
Direkt bağlantılı değil ama çocuk evinde ne görürse onu yapar. Sporcu aile, örnek olur.
Günümüze gelelim. Başkentten, Ankara’dan. Eşlerden biri FİFA diğeri üst klasman hakemi.
6 yıl öncesinde başladı, hem hocası kem kocasıdır. 2008’de Ankara’da başladı Burak Pakkan, lisans numarası 26 binli, benim 7 binli açıkçası 7987. ‘Nesli tükenmek üzere olan kelaynak kuşu’ mu oldum ne. Burak’ın 26346, Gamze’nin 30709. 2014’de başladı Gamze Durmuş Pakkan FİFA hakemi. 2021’de evlendiler nikâh şahitleri de Metin Tokat ile Ali Uluyol. ‘Hakemlik sayesinde’ tanıştılar. Gürcan Hasova, Alper Akarsu, Yusuf Susuz, Tuğba Üçüncü, devre arkadaşları Gamze hanımın.
Cem Satman, Yaşar Kemal Uğurlu, Serkan Tokat, Engin Erdem de Burak beyin hakemlikte kurs arkadaşları. Aynı zamanda hocalarımdır Gamze ile Burak, bizde böyle, böyle eğitildik. Kursu veren, yetiştiren hakem eğitmenlerine, kurs hocalarına İHK başkan ve kurul üyelerinin adına ulaşamadım. Bu konuda büyük bir eksiklik var. Oysa Google’da 2008 ile 2014 yılları aday futbol hakem listesi, dernek, kurul üyeleri adları şak diye çıkması gerekmez mi ?
Madem ki teknoloji bu kadar ileri ise.
Gizleniyor gibi sanki. Yakın geçmişte ‘Ben yetiştirdim, buralara kadar getirdim’ diyen çoktu. Gürcan Hasova ile Alper Akarsu, beğendiğim iyi hakem kardeşlerim. Şimdi gündemde oldukları için değil. Daha önceden de ilk maçlarından beri. Kim buldu çıkardı, kurs hocası, amatör maçlara çıkartanlar, gözlemcileri kim bilmek, en doğal hakkım, hakkımız. Kolay değil hakem yetiştirmek Ankara ayazında, her yerde. Ahen Tüzün, Tahir Baran, Yılmaz Çakman, Hilmi Özyarar, Orhan Cebe, Hüsnü Özdemiroğlu merhumlar, yaşayan efsanelerimiz Burhan Koçak, Celal Mutlu, Fethi Gördük, Yavuz Tunç ve niceleri hocalarım. Yetiştirdiler, daha çok büyük insan var. Ben biliyorum da herkes bilmeli. Bu yazıya ilham kaynağı olan Pakkan çiftine gelince. Evli, mutlu, huzurlu, çocuklu. Maşallah nazar değmez inşallah. Sansasyon yalap şalap haberler yapıldı. Doğrusu şöyle.
Her yıl güncellenen FİFA listesine girmeye hak kazandı Pakkan. Büyük delikanlılık, erkeklere mahsus değil o delikanlılık. Dürüstlük yaparak FİFA kurumu onaylamadan ‘Hamileyim’ diye durumunu bildirdi. ‘Hamile diye listeden çıkarılmadı’ yani. Saklama olayında Elmas ablamla farkı karıştırmayın, bu başka bir şey. Yorum farkı. Biri amatörce biri daha profesyonelce, yer zaman mekân farklı çünkü. Zorunlu hal ve durumdur. Bildirilmesi gerek. Kaza geçirip bacağı kırılan mesela, illa listeye mi girecek.
Alınamayan o bir kişinin hakkı ne olacak. Doğumunu yaptı, şimdi görev bekliyor, kokart ile. 3 Haziran 2025’de de Berke bebek, Berke Pakkan aramıza katıldı. Sağlıklı ömür diliyorum. Vatana millete dünyaya hayırlı uğurlu bir insan olman dileğiyle. Annen baban hakem diye hakem olman şart değil. Onlar gibi iyi insan olarak kalman yeterli. Görmedim seni ama o pamuk gibi, mis kokulu elinin üstünden öptüm.
Hoş geldin, safalar getirdin Berke…
Nice 10 yaşlara, annene babana selam…
