
Ege Üniversitesi Botanik Bahçesi Herbaryum Araştırma ve Uygulama Merkezi, doğa farkındalığını artırmak amacıyla sanat ve botaniği büyüleyici bir etkinlikte bir araya getirdi. “Botanikten Sanata: İğneli Keçe Workshop’u” kapsamında katılımcılar, bitki ve çiçek motiflerini geleneksel ve çağdaş tekniklerle yüzeye işleyerek doğayı sanata dönüştürdü.
Merkez Müdürü Prof. Dr. Hasan Yıldırım koordinatörlüğünde düzenlenen etkinlikte, sanatçı Serpil Nas Varol katılımcılara rehberlik etti. Hem üniversite öğrencilerinin hem de vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği atölyede, doğanın estetiği iğne ucuyla şekillendi.
“Sanat ve Doğanın Ortak Çizgisinde Farkındalık Sağlıyoruz”
Etkinliğin amacını ve merkezin vizyonunu paylaşan Prof. Dr. Hasan Yıldırım, doğa bilincini sanat yoluyla topluma aktarmayı hedeflediklerini belirterek şunları söyledi:
“Botanik bahçesinde bizler halkın farkındalığını artırmaya yönelik sanat ve doğanın, sanat ve botaniğin birleştiği ortak bir çizgi bulmaya çalışıyoruz. Merkezimizde her gün farklı bir etkinliğe imza atıyoruz. Her yaştan öğrenciye yönelik eğitim çalışmalarıyla bünyemizdeki bitkileri, onların habitatlarını ve ekolojilerini anlatıyoruz.”
Dev Ulusal Projeye Altyapı: Bitki Çizerleri Yetişiyor
Prof. Dr. Yıldırım, merkezin gelecek vizyonuna dair önemli bir ipucu da vererek, “Yakın zamanda planladığımız büyük bir ulusal proje olan ‘Resimli Türkiye Florası’ için bitki çizerlerinin yetiştirilmesine yönelik kurslarımız da hız kesmeden devam ediyor. Tüm etkinliklerimizin temel amacı, insanlarda güçlü bir doğa farkındalığı oluşturmak ve onları bu anlamda eğitmektir,” dedi.
“Tarihi Sanat, Çağdaş Tasarımla Yeniden Hayat Buluyor”
Workshop’u yöneten sanatçı Serpil Nas Varol ise keçe sanatının tarihsel kökenleri ve günümüzdeki dönüşümü hakkında bilgi verdi. Kendi ilham kaynağının da botanik ve doğa olduğunu vurgulayan Varol, şu ifadeleri kullandı:
“Keçe, tarihin bilinen en eski tekstil yüzeyidir ve Orta Asya’dan günümüze kadar ulaşmıştır. Biz burada gelenekselden biraz daha farklı bir teknikle; özel bir iğne yardımıyla keçeyi birbirine kaynaştırarak çalışıyoruz. Günümüzde bu sanatın izleri azalsa da biz kaybolmaması için büyük bir özen gösteriyoruz.”
Kırsalın İşlevselliğinden Modern Sanata
Keçenin geçmişte daha çok kırsal kesimlerde sadece ihtiyaç ve işlevsellik amacıyla kullanıldığına dikkat çeken Varol, “Biz bu kadim zanaatı tasarım ve çağdaş sanatla birleştirerek günümüz insanına hitap edecek modern bir çizgiye taşıyoruz,” diyerek sanatın evrimini özetledi.