DOLAR
48,6578
EURO
56,1849
ALTIN
6.808,98
BIST
12.944,94
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir
Az Bulutlu
30°C
İzmir
30°C
Az Bulutlu
Çarşamba Hafif Yağmurlu
28°C
Perşembe Az Bulutlu
28°C
Cuma Açık
29°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
31°C

Hakemliğe başlamak yeterli mi?

16.09.2026 17:01
A+
A-

‘Hakem olmak ister misiniz?’ diye sormayacağım. Hakemliğe başlamayın. Öncelikle şunu belirteyim, kursa başlamakla hakem olunmaz. Hakem olabilmek, hakem olmak, dimdik hakem kalabilmek bambaşka bir şey. Alt tarafı ‘Futbol aday hakem kursuna’ başlarsınız, o kadar. Üst tarafı hakem kalabilmektir marifet. ‘Hakem kalırım’ diyorsanız, başlayın. Yoksa, VAR gibi U dönüşü yapın. ‘Oturun evinizde, işinizde, okulunuzda be ya’. Gidin balığa, dağlarda yürüyün, sahilde yürüyün, ama sakın hakemliğe başlamayın.

Gençliğinizi heba etmeyin. Yıllardır yazıp çiziyorum, davet ediyorum. Teşvik edip başla dediklerim, FİFA olan da var 15-20 yıl yapanı da. İlk kez böyle yazıyorum. Haftada en az iki kez idman yapacaksınız, her hafta da maç. Hafta içi de. Koşu sınavları da var. Tertemiz giyineceksiniz, sık sık da duş alacaksınız. Gözenekleriniz açılacak. Yediğinize içtiğinize konuştuğunuza, oturduğunuza oturuşunuza dikkat edeceksiniz.

‘Tıbbi ve sosyal yaşam disiplini’ vardır, hakemlikte. Ne gerek var. Ye gitsin, iç gitsin. GDO’lu, 1 yıl dayanan paket gıda (!) ye gitsin boşveer.

Yola çıkacaksın, uçağa bineceksin, vapurla boğazı geçeceksin. Bir daha belki de hiç göremeyeceğin, yerleri göreceksin. Boş ver, boş şeyler. Otur oturduğun yerde. Al eline telefonu saatlerce bak. Özellikle hakem iken gideceğin yerlere, cepten bak. Her yaştan, meslekten arkadaşın da olacak. ‘İşini gördürme’ yüzsüzlüğü değil bu. Sosyal çevren, artar. Nerde çokluk demişler, az olsun öz olsun. Sabit kankalarınızla idare edin. Yaşam sanki çok kısa değilmiş gibi. Kımıldıyorsan yürü derler. Tam tersi, yürüyebiliyorsan otur, kalkma. Küfür, hakaret de mevcut. Fıtratında var diyorlar, rahatlıyorlarmış. Hem de aynı ülkede yaşadıklarımız.

Üç beş, üç yüz beş yüz cibilliyetsiz insanımsı hep beraber veya tek olarak. Hem de seni doğuran mübarek insana, sallayacak. Onlara bir de insanoğlu deniyor, maalesef. Hazır mısın? Değer mi, sakın başvurma, geri dön. Git ibibikçilerin mekânında okeye 4.ol ama, hakem olma. Sakın ha. ‘Bu memlekette hakemlik yapılmaz’ lafı doğru mu ki acaba ? Hep düşünürüm. Elimden geldiğince hakemliği aktarmaya çalıştım. Saklamak yok. Yine de siz bilirsiniz. Sonra bana ‘Hayatımızı kararttın, pişmanız, istedin başladık’ demeyin, gücenirim. Yine de size kalmış, yazayım da. İzmir’de Almanya’da hakem kursu açılıyor.

https://tffhgd-izmir.org.tr/anasayfa linkinden başvurabilirsiniz.

Son şans, vazgeçin.

Disiplinli sportif bir hayat neyimize. Yan gelip kumanda elde hakeme, ona buna sallamaya devam edin. En kolay bu, ha bir de ne diyorlar ona, ‘Forma aşkı’…

Değil tabi, şaka şaka. Teşvik ettim olmadı, ters tepti. Hepsini tersten hakem gibi yazayım dedim.

Ne de olsa global dünya. Ters laflarla güzel Türkçemizi, konuşmasını bilmeyen, yazmasını bilmeyenler çok ünlü oluyorsa, belki de etkili olur. ‘İnadına hakemliğe başlarsınız’ diye düşündüm. Ters giderse ‘hakemlik yüzünden’, dümdüz giderse ‘hakemlik sayesinde’ olur. 20 yıl TFF ocağında hakemlik yaptım, yapabilmişimdir umarım.

Hakemlik bir felfesedir, ruhtur, yaşam biçimidir. İşe başvurularında isteniyor ya, temiz kağıdı, sağlık raporu. Hakemlik kursuna katılma ve de bitirme belgesi, en az 30 maç zorunluluğu da getirilmeli. Gülmeyin, uygulatın göreceksiniz. Tam aradığınız işte o hakem. İşi pratik ile yapar, yılmaz, dik durur. Fena mı olur? Hatta bakınız metroya, otobüse, tramvaylara nerede nasıl duracağını bilmeyenlerle dolu. Hakemlik görse, böyle olmaz. Kocaman çantasını kalabalıkta, sırtından eline alır, kimseye de çarpmaz. İşte hakem böyle yapar, o yetiyi kazanır. Üçü beşi dışında yüzlerce binlerce gazeteci, spor yazarı, foto muhabiri, futbolcu, antrenör, hakem, saha komiseri, görevli, emniyet mensubu tanıdım, kaliteli karakterli insanlar.

Nerden mi biliyorum, işte bunu da hakemlik veriyor. İnsan sarrafı olamadım ama, bakışından belli olur. Tekme atmak için sahaya çıkan, futbolcuyu uyarmışlığım vardır. Valla şuna tekme atacaktım demişliği de vardır. Hiç de pişman olmadım. Torpil mi dediniz her yerde var. Eğer sen ‘iyi insansan, iyi hakemsen, iyi vatandaşsan’ bir Allah’ın kulu bir şey yapamaz. Allah korur, hak edeni merak etmeyin. FİFA olmak değil marifet. Herkes FİFA olacak diye bir kural da yok. ‘İdeal, hedef, umut’ diye FİFA olmayı arzularsanız, üzülürsünüz.

Ege’de bir yer, profesyonel lig maçı. Evsahibinin aleyhine verdiğim penaltıyı, taraftar beğenmedi başladı küfüre. Hem de anacığıma, Allah rahmet eylesin mekanı cenneti- ala olsun. O zaman yaşıyordu. Tam o sırada ikindi ezanı başlamaz mı? Kaptana dedim ki, ‘Git sustur şunları, anam şu an İzmir’de abdest alıyor’ dedim. O kaptan maneviyata geldi, koştu bir el hareketiyle, küfür bitti. Anneme sordum, ‘Kulakların çınladı mı?’ diye. ‘Baban burda işte. Boş ver duymazlığa gel, onların da annesi yok mu? Demişti. Siz de boşverin, elalem ne demişi? Siz doğruysanız, kimse eğip bükemez.

Kalbinizin sesini duyun, dışsesleri değil. Övgüleri de duymazlıktan gelin. Kendinsin, tek başınasın. Çevre dedik, dostlar dedik. Kadın hakemlerimiz Melek Dakan ile Asen Albayrak, FİFA. En küçük bir katkım olduysa, yazıyla. Ne mutlu bana. Serkan Ata, Sinan Karahan ile Serdal Uygun ile maçlara çıktık. Serkan Ata mesela, hakemliğin verdiği disiplinle sağlığına dikkat ediyor, koşuyor. İzmir Atatürk Lisesi’nden mezun, çok güzel de işi, mesleği var. 14. Uluslararası İzmir Yarı Maratonu ‘Kurtuluşu Şehrinde Zafer Senin Elinde’ de 12 kilometre koştu Sinan Karahan ile. Oysa, akranları cep telefonundan kafasını kaldırmıyor. Hayat fani, yani. Yıllardır aynı çizgide Serdal Uygun, TFF’den sonra halı sahadaki yeteneğini fark etti. Slovakya’dan geldi, İspanya’ya gidiyor. Leyleği havada değil, düdükte gördü. İstediler, gelliştirdiler kendilerini, torpilsiz hem de. Alın teriyle, tırnaklarıyla kazıya kazıya. Faal futbol oynayanlar da hakemlik yapabilecek. Gençsiniz yaparsınız. Takımınızın olmadığı grupta. Siz gidin gidin. Okudunuz sağ olun ama sakın dinlemeyin, bu şahsı. Hakemlik çok güzel. Hakem olun, hakem kalın. Maç başlayınca da heyecan bitiyor, başka bir heyecan başlıyor. Serotonin ile adrenalin yan yana. Bayrak ile düdük gibi, haydi sahaya…

Yazarın Diğer Yazıları
14.09.2026 22:17
14.09.2026 15:33
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.