Damlacık Sahası’nda ben de oynadım ama…
Kralın adamları değil, adamın kralı oldular. Kral, imparator denir eskiden devletlerin başındakilere. Mana olarak o değil tabi ki de. Halk dilinde, ‘Gönüllerin sultanı’dır anlamı. Ne iş yaparlar yapsınlar, sapmazlar. Adamdırlar, adam kalırlar. İçten, aileden. İcrasının en güzel yerinde, bizlerden kopmadan, iç içe. Sadece çok gol atmamıştır. Taçsız Kral’dır Metin Oktay abim, adaşım, tanıma yakından görme sohbet imkânı buldum. Şükürler olsun, ne büyük şans.
Sahadaki gollerini değil ona yetişemedim. Futbola veda ettikten sonra, tanıdım. Kasıntılığı hiç olmadı. 13 Eylül 1991’de İstanbul’da trafik kazasına kurban verdik, 55 yaşında idi benim Kral Kaptanım. Damlacıkspor’da başladı, mezun olduğum Kestelli Ortaokulu’nun batısında, pazar yerinin dibinde, tarihi bir yerdir. Hasbelkader o Damlacık sahasında oynamışlığım vardır İzmirspor’a da gittim adım da Metin ama. Bir Metin Oktay olamadım mesela. Mümkün de değildi, malzeme bu.
Vefat yıl dönümünde, anısına törenler düzenlendi, söyleşiler yapıldı. Unutmadık, andık, dualar ettik.
Damlacık Spor Kulübü Başkanı sevgili Ahmet Naci Yıldız kardeşime, kolaylıklar diliyorum. Çok onurlu, ulvi bir görevi var. Takım arkadaşı, can yoldaşı, örnek insan sporu filozofu Bülent Buda abim, konuşurken ağladı can dostu Metin Oktay için, İzmirspor kulübüne yakın anıtının başında. Gazetecinin hası, kral adam Esat Erçetingöz ustam da harika görüntüledi, ölümsüzleştirdi fotoğrafıyla. Anılarla Basmane Etkinlikleri, Altınordu Pazaryeri Tesisi’nde yapıldı.
Araştırmacı Orhan Beşikçi abimin, üstadımın konuğu o da bir Metin. ‘Metin Oktay–Kan, Ter ve Saygı’ kitabının da yazarı Dr. Metin Özer. Maça, deplasmana gittiğinde bile ders çalışırdı, kazandı, 5 yıl da okudu Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nden mezun oldu. Hem de 1.lig takımında İzmirspor’da kaptandı, yetmedi. Antalyaspor’a da transfer oldu.
Zekâ ile akılı doğru bir şekilde doğru yerde ve zamanda kullanmak gerekir. İkisinin yanında bir de adamlık gerek, şart. Kardeşi Okan Elidemir de okudu, hakemlikte devremdir. Akıllı, kral kardeşler, düzgün insanlar Ege Üniversite Tıp Fakültesi’nden mezun oldu, ABD’nin saygın hekimlerindendir Okan Elidemir, Okan’ım, Okan hocam. Hasan abim 12 Eylül 2019’da vefat etti, kalp krizinden, vefat ettiği yaştayım. Çok özledim Hasan abimi, krallarımı. Ben O’nu ve O’nun gibileri öyle sevdim öyle sevdim ki. Sevilmeyi bile hak ederek, kazandılar. Tahta değil, kalplere gönüllere oturdu hepsi. Saygıyla, rahmetle, vefat edenlerimize, yaşayanlarımıza sağlıkla huzurla.
Akın Uzun abim, kaptanım da trafik kazası geçirmişti, Rabbim bizlere bağışladı.
Gidemedim, ama takip etmeme engel değil. Aşk bu, sevda bu. Kral adamlar da oradaydı. Kral insanların sadece bir kısmı. Bahattin Demircan, Akın Uzun, Rıza Yurtseven, Adnan Fidan, Alper Tunga Dost, İbrahim Tuğaltay ile Aziz Sağlam katılım sağlayabildi, açılışa. 103 yaşındaki İzmirspor’un sezon açılışı vardı, İnciraltı Cavit Ölçer Tesisleri’nde. Ey hayat. Atatürk Stadı’ndan İnciraltı’na, Alsancak Stadı’ndan Yeşilyurt Sahası’na. Torpil, ayrıcalık istemek değil. Küçümseme, karşılaştırma hiç değil. Açılış pekâlâ, Göztepe Gürsel Aksel Stadyumu’nda yapılabilirdi. İzin verilebilirdi, izin istenebilirdi, olmadı. İzmir dostluğu deniyor ya hani. Vakti zamanında sahası olmayan bulamayan takımlarımıza, antrenman izni verildi, Çimlerin bozulma pahasına, odalar ardında kadar açıldı. Efsane başkanım merhum Cavit Ölçer ile yönetim kararı ile hem de ücretsiz.
Ve de menfaatsiz, beklentisiz. Yabancılar var ama anlayışlı insanlar, sporu iyi bilenler yardımcı olurlardı. Neyse, seneye kısmetse. Klasik laftır ‘Herkes ister sonra’ denir ve de izin verilmez. İzmirspor herkes değil, öylesine bir takım kulüp hiç değil. Bir farkı olmalı, yani. Rakip de değil, semt kardeşliği. İzmir derbisine Karşıyaka – Altay maçına gittim, 3.lig’deyiz. Yazması kolay acı ve hüzün. Biz İzmirliyiz kardeşim. Destek şart. İçinde İzmir var ise, biz ordayız. ‘Berabere bitsin, İzmir kaybetmesin’ dedim, maç öncesi. Hem de korkulu rüyalar da görmeyelim, biri de mutlaka çıkmalı artık 2.lige diye. 2’şer puan da havaya uçmazdı. ‘Kazanan İzmir’den’, ”1-1’lerini üzmediler”e geldi, sonuç. Başka Altay’ımız başka Karşıyaka’mız yok ki. Hepsinin başka illerde kankası var. Aynı ilde birbirlerini sevemiyorlar. Çok enteresan. Oysa birlik olunsa. Seyirci mi kazandırıyor, garip laflar mı?
Bakınız berabere bitti, kime yaradı. Hayırlı uğurlu olsun, yeni sezonumuz her İzmir ‘imizin takımı için. İstanbul’dan Can Cengiz idi hakem tecrübelidir, fazlasıyla. ‘Nasıl olsa, bu maçı yönetirim’ kıvamında çıktı, 15.dakikaya kadar öyle kaldı. Baktı olmuyor, maç kopuyor, basmaya başladı. O kadar sarı kart çıktı ki, kırmızı denk gelmedi. Aslında çoğu gereksizdi. Uygulansaydı, ikişer kımızı kart çıkardı. Gergin ortam oluştu. Hakemlikte ertelemek iyi değildir.
Lisans numarası 42 binli Muhammet Metin Taş’a bayıldım, üç golde ofsayt bayrağı kaldırdı. Gözlemci Balıkesir’den Sacit Keşkek de beğenmiştir umarım. Hepsinde haklı, hem de VAR’sız. Tebrikler, başarılar. Mete Topçu da ha keza iyiydi. Kişiliğiyle, karakteriyle sporculuğuyla gönüllerde taht bulanlara, orada kalıcı olanlara selam olsun. Krallar unutulmaz, kraliçeler de…
