‘Fenerbahçe niye puan kaybetti ?’, ‘Okan Buruk gitmeli mi?’, ‘Ne oldu sana Fener ?’, ‘Fenerbahçe kısmet tepti’, ‘Yorgun Cim-Bom’dan bu kadar’, ‘Hakem engeli’, ‘Hakem kıyağı’.
Ve daha neler neler.
Başlıklar, TV’deki altyazılar, ara başlıklar, hep böyle. Yıllardır hem de bıkmadınız mı ?
Tamam kardeşim biliyoruz, ‘Üç Büyükler, efsane, şanlı tarih’ biliyoruz.
Geçmişle avunuluyor ama asıl o efsane isimlere ihanet ediliyor. Hep tek taraflı, yorumlar. Üç büyükler hatta iki büyükler, yenerse. Her şey süt liman. O zaman hakkıyla, eze eze, gücüyle, koşuyor falan filan. Puan kaptırırsa veya yenilirse bir tuhaf başlıklar. Bir de alt yapısına bakmadan, yetiştirmeden, üst yapı, kalıp yapı cabası.
Hakemi desen bir başka, çanak tutan tavırlar sanki.
Onlar da başka kafada.
‘Ya bir daha FB’nin maçına çıkamazsam’, ‘Aman ha’, ‘GS’nin maçına vermezler, vermemeyim en iyisi’, ‘Versem üzer miyim canıma okurlar sonra’.
Bir de yıllardır bu var, kanayan yara. Haklı çıktıkları da oluyor ama.
Yönetim meselesi, balığın baş kısmı misali. Dobra ve de eyyam yapmadan maç yönetirsen. Vay haline, şansına, bahtına. Önemli olan sahadaki adalet. Senin kafanın içindekindeki kuyruğu deymeyenlerden bana ne, bize ne ? Vicdan, etik gerekmez mi ? Hakemin yüzüne bakın anlarsınız zaten. İyi yönetene lafım yok, takım tutmam, tarafım yok, taraftar değilim. Benim takımım BAL’da, 5.ligde. Süperinden saymaya başla, tepeden beşinci sıradaki ligde.
puanla 9.sırada, 15 takımlı 8.grupta, yazıyla dokuzuncu sırada. Altında 6 takım olsa da SAL’a düşmesin de aman ha, sakın ha. Gol atamadığı gibi, en az yiyen takım oysa. Bu başarı ama. İzmirspor’dur adı. Kahırlanma limitim bile doldu. Sevinç ise sılada, gurbette, adını taşıdığı İzmir’de Eşrefpaşa’da değil. Göztepe, aldı başını gitti, maşaalh.
Bakıyoruz rakamlara, topla oynama Göztepe’nin %18, FB’nin %82. Nasıl oluyor bu ? Bakıyorum ekrana, oynamış Göztepe’miz. Kilitlendi, kapandı diyorlar. O kadar da değil. Puan mücadelesi ise konu, işte çatır, çatır. Alıp geldiler. Doğruya doğru, ‘Bu Göztepe bu Fener’i yener’ demiştim ramak kaldı.
Bu sene de FB’nin şampiyon olmasını isterim ama Göztepe Avrupa’ya kesin gitmeli. İzmirliyim ben kardeşim. Puan verene değil puan alana baksanıza bir kere de. Çok top sürmeden, tık tık misali ayağa pas yaptığı için yüzdesi düşük olmasın sakın. Rakamlar, istatistik her zaman doğruyu göstermez.
Robotik bir oyun değil ki bu, insan var içinde. ‘Bu Göztepe Avrupa’ya gider’, 6 eksikli Göztepe, 1 puan alıyorsa hem de efendiliğini bozmadan, harika bir olay. Devam ‘Ata yadigarı’ Göztepe’miz.
Sarıyer – Çorumspor maçında hakem Hakan Ülker’i beğenmedim. Maça hâkim değil, koşacağı yeri bilmiyor.
Bir telaş ki, sormayın. Bu maçların hakemi değil, gözlemci de Cengiz Akyüz hocam, hakemden de çok iyi anlar.
Sivasspor – Amed SF maçında hakem Alper Akarsu’yu beğendim, o soğukta, o karda. Bundan iyisi Şam’da kayısı.
Her iki takımın futbolcularını da kutlarım, seyirciye ayar çekmek için negatif veya pozitif çabaları olmadı.
Birbirleriyle didişmediler, faul yaptığını yerden kaldırdı. Hele ki kar topu geldiğinde geri atan, sekiz takla atıp başına isabet etmiş numarası yapan da olmadı. Hele ki Dıaa Sabıa’nın sabrına hayran kaldım. Bize bu futbolcularla gelin, teşekkürler Sivasspor, teşekkürler Amed, teşekkürler Alper ve arkadaşları. Sahaya ikinci top girer, yanlışlıkla ve kasıtla atılır. Hemen düdük çal oyunu durdur, tamam fazla top da yabancı madde. Fanatik seyirci değil ki. Cart düdük, bu böyle olmaz. Oynanan top belli, oynatsana. İkinci top sahada kalmaz, havada uçağın kalmayacağı gibi. Mutlaka dışarı atan olur. Zamanı en çok geçiren bizim hakemler. Toplamda, totalde 5 dakika ilave veriyorsa, takımlar için. Kendi için de en az 3 dakika vermeli.
Kartın numarasını yazmaları bile, bir film, hem dizi film. Roman yazıyor sanki. Aklında tut, üç yardımcın var nasıl olsa. Oynamak isteyeni oynat işte. Daha ne istiyorsun ki. Saha mı karıştı, yoruldular mı, çeneler mi çalışıyor. Hemen başlat, bak gör ortalık hemen süt liman. Zira sahaya oynamaya geldiler. İşleri de güçleri de bu. Bir tek pozisyon yetti. Daha 7.dakikada, Göztepeli faul yaptı diye cart düdük, oyunu durdurdu. İş mi bu, yaptığın Cihan Aydın. Oynat, sal gitsin. Sonucunu beklesene. Protokol dediğiniz şey de yazmıyor mu ? VAR’ın var kapı gibi. Gollük atak da kesilmez ki, yapma bunu. Şunun atağı bunun atağı olsa keser miydin, faulü verir miydin ?Demem, demeyeceğim, o seviyeye inemem. Göztepe, efendi takım diye mi bu, sessiz diye mi ? Doğrusu da bu değil mi ? Ayrıca faul de değil. Ceza alanı içinde olsa penaltı verir miydin, kime hangisine verirdin ?
Bizim İzmirli gençlerimiz, teknik direktörlerimiz güzel işler yapıyorlar. Her zaman olduğu gibi takipteyiz. İzmirspor alt yapısından yetişen Sami Uğurlu, Antalyaspor’da Cüneyt Yis, Alaattin Gülerce, Ender Örenç, Sezgin Takmaz, Recep Atılgan, Sadi Çeri, Umut Furkan Can, Önder Gülcan, Umut Bayan ile Aykut Sincanlıoğlu’dan oluşan ekibiyle harika gidiyor.
Tansel Meriç ile Erhan Görgeçler, Sami Uğurlu ile Cüneyt Yis’i ziyaret etti başarılar diledi. Samsunspor ile Gençlerbirliği’ni süper lige çıkaran Hüseyin Eroğlu, Çorumspor’da aynı sınavda. Barış Üzbey, Kazım Çetin, Burhan Alıcı, Halit Eroğlu, Neşet Büyükkılıç, Kubilay Şendurur ile Mehmet Aktürk, teknik ekibinde.
BAL’ın profesörü, çok iyi de tanıyan İzmirrspor, Karşıyaka, Altınordu, Eskişehirspor, Göztepe, Petrolofisi, Elazığspor, Manisaspor ile Fenerbahçe forması giyen, ‘Golcü’ isim Cevdet Çapar, SAL ekibi Memen Koyunderespor’u çalıştırıyor. Yiğit Gökoğlan ile Osman Şimşek de yardımcıları. Ertunga Kuşhan ile Ufuk Kahraman da var, yakın zamanın başarılı teknik adamları, antrenörleri. Hepsine başarılar diliyorum. Bir de boşta, işsiz o kadar çok kaliteli hoca var ki. Çift taraflı liyakat ve sabır gerek. Yönetim ile teknik heyetlere.
Göztepe’ye gelelim. Yabancı yöneticilerin ilkeli ve etik kararları zaten, buraya gelinmesinde en büyük sebep. Teknik Sorumlu, bir zamanlar Fenerbahçe forması giyen, Stanimir Stoilov, ‘Futbolda para, maç kazandırmaz. Çalışmak her şeyi yener’ diyor. Çok doğru değil mi ? İşte Göztepe’nin geldiği noktanın, asıl sebebi. Teknik adamın uzun süreli çalışmasında, başkan ve yönetim kurulunun sabrı da akılcılığı da çok önemli. Yok öyle hemen bir maçtaki yenilgiyle, gönderilmek. Göztepe bunu yapmıyor, haliyle kazanıyor. Merhum Adnan Süvari hocam sıkı durun, tam 350 maçla rekor kırdı. O zaman da istikrar ve sabır varmış. Üç yüz elli maçta, takımının maçında Göztepe ile sahada.
Helal olsun. Göztepe’de ikinci sıra Stoilov’da 55 maçla, Tamer Tuna da 54 maçta.
İşini severek yapan hocalarımıza, teknik adamlarımıza başarılar diliyorum.
Türk futbolunun ilerlemesi sizlere bağlı. Sabredin, yolunuzu açan, kendi öne çıkmayı istemeyen, gerçekten takımının başarısını isteyen tüm kulüp başkan ve yöneticilerimize selam olsun. Bize bunlar gelin ki yolunuz bahtınız açık olsun. Laf olsun diye, kartvizitle ‘İş bu kartla gelen yakinimdir’ denilerek görev verilenlerin, sayısının çok azalması arzusuyla. O kadar çok liyakatsiz var ki, hem de başarısız. Oyuncu da yetiştirmiyorlar, yetiştiremiyorlar. Sonra bu liyakatliler uğraşsın.
Zor şartlarda ‘enkaz devralanlara’ da selam olsun, rast gele…
