DOLAR
43,1414
EURO
50,3444
ALTIN
6.358,64
BIST
12.279,38
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir
Yağmurlu
14°C
İzmir
14°C
Yağmurlu
Pazartesi Az Bulutlu
9°C
Salı Parçalı Bulutlu
8°C
Çarşamba Açık
13°C
Perşembe Az Bulutlu
16°C

Yok, daha neler o; Halil Umut Meler

12.01.2026 17:54
A+
A-

İzmirli diye.

Çekemiyorlar, kötü maç yönetmesini bekliyorlar.

Bu kadar da olmaz yahu.

Ankara’dan İstanbul’dan değil ya.

Ondan bu kadar, tantana.

Çok biliyorlarsa, buyursunlar.

İşte saha, işte düdük.

Bu kadar da olmaz yahu.

‘Galatasaraylı O’, ‘Gizli Fenerbahçeli’.

‘Galatasaray’a garezi var’, ‘Fenerbahçe’ye kin kusuyor’.

Yahu, Allahaşkına bir karar verseniz. Sizler, daha buna bile karar veremiyorsunuz.

‘Şiddetli yağmur, soğuk ve rüzgâr altında’ ki maçta.

Masanızı donatıp, sıcacık kapalı ortamınızda.

Anlık verilen kararlara.

Paslara, şutlara, penaltılara umarsızca sallıyorsunuz.

Tamam forma aşkınız var da.

Biraz izan, empati lütfen.

Olmuyor ama böyle, nerde adalet ?

Arıyorlar, yazıyorlar.

Anında hem de.

Maçı canlı izlemedim.

Arkadaşım yazdı WhatsApp’tan, formaya göre yorum yapar.

‘Hakem gördün mü ne yaptı’. ‘İzlemiyorum, dışardayım, ne yapmış’.

Aktardı, ‘Penaltı diyor, yeni kurala göre değil ki’.

‘Nasıl izlemezsin’ diyor, sanki dünyanın merkezi sadece o derbi, final. ‘Sen uzatmışsın bünyeyi, maçı izliyorsun, İstanbul’da fırtına yok mu, kolay mı o havada oynamak, karar vermek’ diye de belittim.

Kesin küsmüştür. Ruhunu okşamadım ya.

Beni yanıltmadı.

Kendisi için de bir milat, fırlama, tekrardan başlangıç oldu. Teşekkürler İzmir Selçuklu gururum Halil Umut Meler. Ben senin babanı da sevdim. Çok düzgün adamdır, sporcudur. Cepten takip ettim, skoru. Eflatun Nuri (Adil Nuri Erkoç) abimin, üstadımın anısına 9.’su düzenlenen Ulusal Karikatür Ödülleri’ne katılmayı tercih ettim. Zevk benim değil mi ? Salon da doluydu, maşallah. Her zamanki gibi hır gür, olur diye de tahmin ettim.

Güzel geçeceğini garanti etseler de izlemezdim zaten.

Önce sanat. İyi ki de gitmişim.

Duayen gazeteciler Fikret Kalmuk ile İbrahim Irmak ustalarım ve de Murat Adıtatar abim ile yan yana izledik, dinledik.

O günlerden beri tanırım.

Hep destek, öğretici, yapıcı oldu.

70’lerin 80’lerin Nezih Demirkent ile Çetin Emeç rahmetlilerin, zamanının amiral gemisi Hürriyet’in ‘en baba, havasız, egosuz’ yazı işleri müdürlerindendir, sayfa sekterlerinden Fikret Kalmuk abim. Fikret ablama da selam söyledim. Hata yok. İkisinin de adı soyadı Fikret Kalmuk, yaa. Postada, bankada karışsa da. Fikret ablalarım, abilerim. Ömrünüze bereket. Soğuk, sağanak demeden geldi. Karşıyaka’dan gitti, makam arabasıyla değil, vapur ve tramvay ile. Maç her zaman izlenir, tekrarı var. Geri al, tekrar et, oynat filan. 10.’sunu da görme umuduyla. Geçti, gitti, işte.

Hem de 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nde. Nuri abi olsa, ne espriler çıkarırdı, rahmetle şükranla.

Piyanoda Evrim Ateşler ile buzukide Andrea Sarantidis. Mikis Theodorakis anıldı Zülfü Livaneli de unutulmadan.

Sürgün, hapis hayatı yaşayan, çile çeken Mikis’in sözleri de bu doğrultuda olan, barış içeren şarkılarda, ezgilerde nasıl oynamışız. O da ayrı bir konu.

Türkülerimiz de öyle değil mi, ayrılık, kayıp var hoop biz sahnedeyiz.

Sanat işte, tıpkı, futbol maçındaki gibi. İçerde töreni, geniş koridorda karikatürlerin sergileri vardı. Tek tek baktım, sanki daha öncekilere benzer karikatürler de vardı.

‘Kes kopyala yapıştır ‘misali.

İki karikatüre bayıldım, kusura bakmayın. Bu da benim özgürlüğüm.

İlk 3’e girememişler.

Halit Kurtulmuş’un sporla ilgili karikatürü. Çok güzel, varlıklı ortamdan, topa vuran çocuğun topu, enkaz, yıkıntı içine gidiyor. Birden orayı da güzelleştiriyor topla, sporla. Ara sıra hakemi, pozisyonu, kronometreyi, skoru filan bahane edip, sahayı çevresini savaş alanına çevirseler de. Bir de araba demeye bin şahit lazım, toz toprak, kül içinde arabanın arka camında ‘dikkat bebek var’ yazıyor. Önde, ötesi arkası yıkık binalar, yanıyor. Orada da bebekler yok ediliyor.

Çizerini aklımda tutmadım, yazamadım, kusura bakmasın.

Karikatür konusu çok ama şahsımda ama. Kafamda hepsi, çiziyorum.

Çöpe manşet, ödül de almaz zaten.

Ama konu bol. Oturup çizecek adam, o yetenek yok ki bende.

İki güzel ve de iyi insana veda ettik, üzüntüsünü de derinden yaşıyorum.

Mustafa Başman sevgili abim, Karşıyaka’ya çok emek verdi. Sadece futbola değil, çoğu branşta emeği coşkusu vardı. Futbolda kupa kaldırma onuru yaşadı, yaşattı. Sonra ise hasret kaldık, o başarılara, bir İzmirli olarak. Milli hakem Fethi Göçek hocamı da kaybettik. Hayat böyle bir şey işte. Kimine bitti, belki de yepyeni bir başlangıç. Kimine göre, sağ kalana göre, ‘hayat devam ediyor’. İnsanız ya. Böyle de olmalı.

Oğlu da gazeteci, spor yazarı, Gökmen Aytaç kardeşim ile Yeni Asır’da beraberdik. Baba ile oğul, Ege’nin Manisa’nın gururları. Ertuğrul Aytaç abim, deneyimli gazeteci. Manisa Gazeteciler Cemiyeti başkanlığı da yaptı. Manisa sevdalılarından. Ameliyat oldu, acil şifalar diliyorum. Geçmiş olsun abim. Herkes gitti ben gidemedim. Taburcu oldu evinde şimdi. Çok ziyaretçisi oldu, sağ olsunlar. ‘Oturduğu, yattığı yerden yazmayı sevmez’ çalışkandır, esprilidir. Hasta yatağında ödül kazandı.

Üşenmeden getirip verdiler plaketini, te Muğla’dan Manisa’ya.

Vefa böyle bir şey.

EGF, Ege Gazeteciler Federasyonu düzenledi, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü kapsamında.

Bürokratlara, sporculara, MHK’ye, kulüp başkanlarına ve de gazetecilere ödül verdiler.

EGF Genel Başkanı futbol hakemliği de yapan Cem Kaytan kardeşim.

Ertuğrul Aytaç abimin de yer aldığı meslek onur ödülü verilen gazeteciler Ali Filizkan, Atilla Dağıstanlı, Aydın Besen, Aydın Sarı, Bahattin Albayrak, Bekir Tosun, Can Pulak, Cengiz Akhisar, Engin Ünal, Ertuğrul Aytaç, Hasan Hüseyin Yavaşoğlu, Hasan Kadife, İhsan Tunçoğlu, Kazım Tokuç, Latif Sansür, Mehmet Hakkı Özbayır, Mesut Aytaç, Mesut Güler, Metin Can, Muhammet Karaçay, Mustafa Kaya, Necati Maldar, Özcan Özgür, Recep Başkar, Sadettin Çetin, Salih Özkılınç, Selma Kocabaş Aydın, Yalçın Yıldırım, Yılmaz Ölmez, Yusuf Mehmet Sarışın ile Zeki Kemiklioğlu.

İçlerinde yıllardır tanığım isimler var, hakem iken yıldız verenler de. Ali Filizkan, Mehmet Hakkı Özbayır, Necati Maldar ile Yılmaz Ölmez. Emekçi isim Yusuf Mehmet Sarışın abimi de unutmamışlar. Başa dönersek sanat spordur, sporcu sanattır. İç içedir. Bu yazıyı okuyanlar, adı geçenler içinde Galatasaraylılar Fenerbahçeliler mevcut.

Normaldir, insanlık hali. Memleketinin takımını yeterli bulan da var.

Yıllar sonra Fenerbahçe öyle bir titredi ki, kendine geldi, kendini buldu. İyi de oldu, şimdi lig başladı. Hep yaygara olurdu. Saygı duruşundaki saygısızlığı, ayrı bir yer koyuyorum. Gökmen Özdenak kaptanıma abime ayıp oldu. ‘Gökmen abiye ağlamak için Galatasaraylı mı olmak gerek’, yazık çok yazık.

Derbi maçlarından bıktırılan, çkmayan Halil Umut Meler için de kupa finali kendine gelme, silkinme maçı oldu. Yetti gari. Haydi Halil’im, gün oldu devran döndü. Çok sabrettin, yolun açık olsun. Bu arada herkes penaltı diyor ama değil, olmaz.

Kendi takım arkadaşından geliyor, top, ‘kaçınılmaz durum’ kural değişti.

Haberleri olsun.

Bilginize, sağlıklı, huzurlu haftalar diliyorum kalın sağlıcakla.

Her zaman böyle derbi izleme umuduyla…

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.