DOLAR
46,6255
EURO
53,1127
ALTIN
6.130,13
BIST
14.274,02
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir
Açık
36°C
İzmir
36°C
Açık
Pazar Açık
35°C
Pazartesi Açık
36°C
Salı Parçalı Bulutlu
35°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
33°C

Uzmanından uyarı: Yaz sıcağı kalbinize yük olmasın!

Uzmanından uyarı: Yaz sıcağı kalbinize yük olmasın!
28.06.2026 13:43
A+
A-

Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte yükselen hava sıcaklıkları, vücudun iç ısısını dengede tutabilmek için yoğun bir çaba harcamasına neden oluyor. Bu süreçte en büyük yük ise kalp ve damar sistemine biniyor.

Medicana International İzmir Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. M. Vedat Çaldır, aşırı sıcak ve yüksek nemin kalp üzerindeki etkilerine dikkat çekerek hayati uyarılarda bulundu.

Kalbin Çalışma Yükü yüzde 50 Artıyor

Sıcak havalarda vücudun ısıyı terleme yoluyla dışarı atmaya çalıştığını belirten Uzm. Dr. M. Vedat Çaldır, bu süreçte kalbin uğradığı değişimi şu sözlerle aktardı:

“Vücut ısıyı terle atmaya çalışırken derideki damarlar genişler. Kalp de bu genişleyen damarlara yeterli kanı ulaştırabilmek için debisini artırır. Bu artış ortalama yüzde 30 ila 50 arasında değişebilir. Yani sıcak havalarda kalp daha hızlı ve biraz daha güçlü atmaya başlar. Sağlıklı bireylerde bu durum tolere edilebilir ancak kalbin çalışma yükü belirgin şekilde artar.”

Damarların genişlemesine bağlı olarak tansiyon düşüşü yaşanabildiğini de sözlerine ekleyen Çaldır, kalbin tansiyonu dengede tutmak ve azalan kan hacmini telafi etmek için atım hızını artırdığını belirtti.

“Nem, Sıcaklığın Kendisinden Daha Tehlikeli”

Sağlıklı bireylerde bile sıcak havalarda nabzın dakikada 10 ila 20 atım kadar artabileceğini ve hafif çarpıntı hissedilebileceğini söyleyen Uzm. Dr. Çaldır, asıl gizli tehlikenin “nem” olduğunun altını çizdi:

“Kuru havada ter buharlaşarak vücudun serinlemesini sağlar. Nem oranı yükseldiğinde ise ter buharlaşamaz ve vücut iç ısısını dışarı atamaz. Bunun sonucunda daha fazla ter üretilir, daha fazla sıvı ve mineral kaybı yaşanır. Kalp hem daha hızlı çalışmak zorunda kalır hem de ritim için gerekli mineraller azalır. Bu nedenle yüksek nem, çoğu zaman sıcaklığın kendisinden daha yorucu ve tehlikelidir.”

Tansiyon Dalgalanmalarına Dikkat!

Uzm. Dr. Çaldır, sıcak havalarda tansiyonun önce damar genişlemesi ve sıvı kaybıyla düşebileceğini, ardından kalbin aşırı çalışması ve kanın yoğunlaşmasıyla aniden yükselebileceğini belirtti. Bu dalgalanmaların özellikle yaşlılar ve kalp ilacı kullananlar için risk oluşturduğunu vurguladı.

Terle Birlikte Kalbin Elektrik Sistemi de Bozuluyor

Aşırı terlemenin sadece su değil; sodyum, potasyum ve magnezyum gibi hayati minerallerin de kaybına yol açtığını ifade eden Çaldır, “Bu mineraller kalbin elektriksel sisteminin düzgün çalışması için gereklidir. Eksikliklerinde çarpıntı, ekstra atımlar ve ritim bozuklukları ortaya çıkabilir” dedi.

20 Dakika Kuralı: Ne Zaman Doktora Gidilmeli?

Güneş çarpması ile kalp krizinin karıştırılmaması gerektiğine dikkat çeken uzman, kritik belirtileri sıraladı:

Hafif Belirtiler (Güneş Çarpması): Halsizlik, baş dönmesi, aşırı terleme, iştahsızlık ve baygınlık hissi. (Gölgeye geçip sıvı alarak düzelir.)

Kritik Belirtiler (Kalp Krizi Riski): Göğüste ağrı, ağrının kola veya çeneye yayılması, soğuk terleme, mide bulantısı, düzensiz/çok hızlı çarpıntı.

ÖNEMLİ UYARI: “Bu kritik belirtiler yaklaşık 20 dakika boyunca devam ediyorsa, vakit kaybetmeden tıbbi yardım alınmalıdır.”

Yazı Güvenli Geçirmek İçin 7 Altın Kural

Uzm. Dr. M. Vedat Çaldır, kalbi sıcak havalardan korumanın en etkili yolunun sıvı ve mineral dengesini korumak olduğunu belirterek şu tavsiyelerde bulundu:

Sıvı Tüketimini Artırın: Günlük 2-3 litre suyun yanı sıra ayran, maden suyu ve çorba gibi mineralli gıdalar tüketin.

Kritik Saatlerde Çıkmayın: Mecbur kalmadıkça 11.00 ile 16.00 saatleri arasında dışarı çıkmayın.

Gölgeyi Seçin: Dışarıda olmak zorundaysanız şapka kullanın ve sık sık gölgede dinlenin.

Beslenmeye Dikkat: Ağır yemeklerden, aşırı alkol tüketiminden ve yoğun egzersizlerden kaçının.

Soğuk Uygulama Yapın: Baş, ense ve bileklere soğuk kompres uygulayarak vücudu rahatlatın.

Klima Ayarı: Klimalı ortamlarda sıcaklığı 25-26 derece civarında sabitleyin.

Vücudunuzu Dinleyin: Çarpıntı, nefes darlığı veya baş dönmesi başladığında dinlenmeye geçin, geçmiyorsa en yakın sağlık kuruluşuna başvurun.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.