DOLAR
47,7048
EURO
55,0748
ALTIN
6.623,43
BIST
13.785,25
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir
Açık
37°C
İzmir
37°C
Açık
Çarşamba Parçalı Bulutlu
37°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
35°C
Cuma Parçalı Bulutlu
33°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
36°C

Uzmanından prematüre bebekler için anne sütü uyarısı

Uzmanından prematüre bebekler için anne sütü uyarısı
07.08.2026 14:40
A+
A-

Prematüre bebeklerin beslenmesinde anne sütünün önemli bir rol oynadığı belirtildi. Medicana Sağlık Grubu Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. İnan Can Buran, prematüre doğumlarda anne sütünün içeriğinin zamanında doğan bebeklere kıyasla farklılık gösterebildiğini, doğumdan sonraki ilk saatlerde başlanan beslenme sürecinin ise bebeğin gelişimi açısından önem taşıdığını söyledi.

Prematüre bebeklerin bağışıklık sistemlerinin desteklenmesi, bağırsak gelişimlerinin sağlanması ve sağlıklı büyümeleri açısından anne sütünün öncelikli besin kaynağı olduğunu belirten Buran, bebeğin ememediği durumlarda dahi anne sütünden yararlanılabildiğini ifade etti.

Buran, “Anne sütü prematüre bebekler için adeta bir ilaç gibidir. Sadece beslenmelerini sağlamakla kalmaz; enfeksiyonlardan korunmalarına, bağırsaklarının olgunlaşmasına ve beyin gelişimlerine önemli katkılar sağlar. Bu nedenle yoğun bakımda hedef, mümkün olan en kısa sürede bebeği anne sütüyle buluşturmaktır” dedi.

İlk saatlerde sağım önemli

Prematüre bebeklerin emme reflekslerinin henüz gelişmemiş olabileceğine dikkat çeken Buran, bu nedenle annelere doğumdan sonraki ilk saatlerde süt sağımının öğretildiğini belirtti. Sağılan sütün uygun koşullarda saklanarak bebeğin durumuna göre beslenme sondasıyla verilebildiğini aktaran Buran, emmeye hazır hale gelen bebeklerin ise doğrudan anne memesinden beslenebildiğini söyledi.

Emme refleksi bulunmayan bebeklerde dahi çok küçük miktarlardaki anne sütünün kullanılabildiğini belirten Buran, bazı durumlarda yaklaşık 0,1 cc anne sütünün bebeğin ağız mukozasına uygulanmasının bağışıklık açısından destek sağlayabildiğini ifade etti.

Prematüre doğuma göre süt içeriği değişebiliyor

Prematüre doğumlarda anne sütünün içeriğinin de farklılaşabildiğini aktaran Buran, ilk haftalarda üretilen sütün zamanında doğum yapan annelerin sütünden bazı yönleriyle ayrıldığını söyledi.

Buran, prematüre doğum yapan annelerin sütünde protein, bazı mineraller, bağışıklık destekleyici unsurlar ve koruyucu antikorların daha yüksek düzeylerde bulunabildiğini belirterek, bu bileşimin bebeğin ihtiyaçlarına katkı sağladığını ifade etti.

Buran ayrıca, Türkiye’de anne sütü transferinin kullanılmadığını belirterek, bu nedenle prematüre bebeklerde annenin kendi sütünün mümkün olduğunca erken dönemde sağlanmasının önem taşıdığını kaydetti.

Stres süt üretimini etkileyebiliyor

Doğum sonrası süreçte ailelerin yaşadığı stres ve kaygının süt sağma sürecini de etkileyebileceğini belirten Buran, özellikle sütün memeden boşalmasını sağlayan refleksin stres nedeniyle zorlaşabileceğini söyledi.

İlk günlerde elde edilen birkaç damla sütün dahi önemli olduğunu vurgulayan Buran, düzenli sağımın süt üretiminin devamlılığı açısından önemli olduğunu ifade etti.

Anne sütü yetersizse alternatifler değerlendiriliyor

Anne sütünün yetersiz kaldığı durumlarda mevcut sütün bebeğe verilmeye devam edildiğini belirten Buran, ihtiyaç halinde prematüre bebekler için geliştirilmiş özel mamaların kullanılabildiğini söyledi.

Donör anne sütünün bazı ülkelerde tercih edildiğini ancak Türkiye’de bu uygulamanın kullanılmadığını belirten Buran, özel mamaların anne sütünün tüm özelliklerini karşılamasa da bebeğin beslenme ihtiyaçlarının karşılanmasına destek olabildiğini ifade etti.

Emmeye başlamak yalnızca kiloya bağlı değil

Prematüre bir bebeğin doğrudan anne memesinden beslenmeye başlamasında yalnızca kilo kriterinin dikkate alınmadığını belirten Buran, bebeğin solunumunun stabil olması ve genel durumunun iyi olması gerektiğini söyledi.

Buran, emme, yutma ve nefes alma koordinasyonunun prematüre bebeklerde zaman içinde geliştiğini belirterek, bu becerilerin çoğunlukla gebeliğin 32, 34 veya 35’inci haftaları civarında gelişmeye başladığını ifade etti.

Özellikle 35’inci haftadan önce doğan ve 2 bin gramın altında olan bebeklerde emme refleksinin henüz tam olarak gelişmemiş olabileceğini belirten Buran, bebeğin durumuna göre anne memesine kısa süreli temas, kanguru bakımı ve kontrollü emzirme denemelerinin yapılabildiğini kaydetti.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.