DOLAR
48,4772
EURO
56,4620
ALTIN
6.860,39
BIST
14.405,25
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir
Açık
36°C
İzmir
36°C
Açık
Pazartesi Açık
34°C
Salı Açık
33°C
Çarşamba Açık
33°C
Perşembe Açık
32°C

Türk hazır giyim sektörü akıllı üretime hazırlanıyor

Türk hazır giyim sektörü akıllı üretime hazırlanıyor
09.09.2026 12:45
A+
A-

Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (EHKİB), Türk hazır giyim sektörünün dijital dönüşümünü hızlandırmak, üretimde verimliliği artırmak ve firmaların yapay zekâ teknolojilerinden daha etkin yararlanmasını sağlamak amacıyla “Hazır Giyim Sektöründe Dijital Dönüşüm ve Akıllı Üretim Teknolojileri UR-GE Projesi”ni hayata geçirmeye hazırlanıyor.

EHKİB bünyesinde faaliyet gösteren Yapay Zeka, Dijital Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik Komitesi’nin çalışmaları sonucunda hazırlanan proje kapsamında, hazır giyim firmalarının dijital altyapıları, üretim süreçleri, veri kullanım kapasiteleri ve yapay zekâ uygulamalarına hazırlık seviyelerinin analiz edilmesi hedefleniyor. Firmaların dijital olgunluk düzeylerine göre özel danışmanlık programlarının oluşturulması da projenin amaçları arasında yer alıyor.

Bağcı: “Dijital dönüşümü sektörümüz için bir verimlilik ve rekabetçilik programı olarak görüyoruz”

Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Çağlar Bağcı, küresel hazır giyim sektöründe rekabet koşullarının hızla değiştiğini belirterek fiyatın yanı sıra hız, esneklik, verimlilik, izlenebilirlik ve veri kullanım kabiliyetinin de belirleyici hale geldiğini söyledi.

Bağcı, dijital dönüşümün yalnızca yeni yazılımların veya teknolojilerin üretim süreçlerine dahil edilmesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade ederek şöyle konuştu:

“Hazır giyim sektörü emek yoğun yapısıyla birlikte teknolojinin çok hızlı dönüştürdüğü sektörlerin başında geliyor. Artan üretim maliyetleri ve küresel rekabet nedeniyle verimlilik artık sektörümüz açısından bir tercih değil, zorunluluk. Dijital dönüşümü yalnızca yeni yazılımlar kullanmak ya da üretime yeni teknolojiler eklemek olarak değerlendirmiyoruz. Asıl dönüşüm; üretimden elde edilen veriyi doğru okuyabilmek, kayıpları ölçebilmek, maliyetleri gerçek zamanlı takip edebilmek ve bu verileri karar alma süreçlerine aktarabilmek.”

EHKİB bünyesinde oluşturulan Yapay Zeka, Dijital Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik Komitesi’nin sektörün dönüşüm ihtiyaçlarını yakından takip ettiğini belirten Bağcı, UR-GE projesinin de bu anlayış doğrultusunda kurgulandığını dile getirdi.

Her firmaya aynı reçete yerine firmaya özel dijital dönüşüm yol haritası

Bağcı, ihtiyaç analizinin ardından firmalara özel SIRI Dijital Olgunluk Değerlendirmesi yapılacağını belirtti.

SIRI kapsamında her firma için dijital olgunluk değerlendirme raporu oluşturulacağını ve firmaların dijital dönüşüm sürecinde hangi aşamadan başlaması gerektiğinin ortaya konulacağını aktaran Bağcı, firmaların dijitalleşme konusunda aynı seviyede bulunmadığına dikkat çekti.

“Bir firmamız üretim kayıtlarını ağırlıklı olarak Excel üzerinden takip ederken başka bir firmamız entegre sistemlerle üretim verisini anlık izleyebiliyor. Dolayısıyla herkese aynı çözümü sunmak yerine firmalarımızı dijital olgunluk seviyelerine göre gruplandırmayı hedefliyoruz. İhtiyaç analizi sonrasında her firmamız için kendi üretim yapısına, altyapısına ve önceliklerine uygun bir SIRI Dijital Dönüşüm ve Yapay Zekâ Yol Haritası oluşturulmasını planlıyoruz.”

Proje kapsamında firmaların “başlangıç”, “orta” ve “ileri” olmak üzere üç farklı dijital olgunluk seviyesinde değerlendirilmesi, bu sınıflandırma doğrultusunda firmalara farklılaştırılmış danışmanlık programları sunulması planlanıyor.

Tasarımdan kalite kontrole yapay zekâ kullanım alanları belirlenecek

Hazır giyim sektöründe yapay zekânın yalnızca tasarım ve pazarlama alanlarında değil, üretimin birçok aşamasında da kullanılabileceğini belirten Bağcı, projenin önemli hedeflerinden birinin firmalar için doğru yapay zekâ kullanım alanlarını belirlemek olduğunu söyledi.

Bağcı, yapay zekânın üretim planlama, talep tahmini, kalite kontrol, stok optimizasyonu, maliyet ve kârlılık analizi, termin yönetimi, satış ve pazarlama gibi alanlarda kullanılabileceğini belirterek şöyle konuştu:

“Yapay zekâyı moda sektöründe yalnızca görsel veya tasarım üreten bir teknoloji olarak görmemeliyiz. Üretim planlama, talep tahmini, kalite kontrol, stok optimizasyonu, maliyet ve kârlılık analizi, termin yönetimi, satış ve pazarlama gibi çok geniş bir alanda kullanma potansiyelimiz bulunuyor. Ancak yapay zekâdan verim alabilmenin ön koşulu doğru ve kullanılabilir veriye sahip olmak. Bu nedenle önce firmalarımızın veri altyapısını ve süreçlerini analiz edeceğiz, ardından yapay zekânın hangi operasyonlarda gerçek anlamda değer yaratabileceğini ortaya koyacağız.”

“UR-GE desteği firmalarımızın dönüşüm maliyetini önemli ölçüde azaltıyor”

UR-GE projelerinin özellikle KOBİ niteliğindeki ihracatçı firmalar açısından önemli fırsatlar sunduğunu ifade eden Bağcı, ihtiyaç analizi, danışmanlık, eğitim ve yurt dışı pazarlama gibi destek kapsamındaki faaliyetlerin giderlerinin Ticaret Bakanlığı tarafından yüzde 75 oranında desteklendiğini belirtti.

Bağcı, “Firmalarımız doğal olarak projeye katılmadan önce sağlayacağı faydanın yanında maliyetini de değerlendiriyor. UR-GE’nin en önemli avantajlarından biri burada ortaya çıkıyor. Proje kapsamında gerçekleştirilecek ihtiyaç analizi, danışmanlık, eğitim ve yurt dışı pazarlama gibi destek kapsamındaki faaliyetlerin giderleri Ticaret Bakanlığımız tarafından yüzde 75 oranında destekleniyor. Dolayısıyla firmalarımız, tek başlarına gerçekleştirmeleri halinde çok daha yüksek bütçeler ayırmaları gereken çalışmalara UR-GE çatısı altında önemli bir maliyet avantajıyla erişebiliyor.” dedi.

“Teknoloji yatırımı yapmadan önce doğru yatırımın ne olduğunu belirlemek gerekiyor”

EHKİB Yapay Zekâ, Dijitalleşme ve Sürdürülebilirlik Komitesi Başkanı Ertan Aslan ise projenin doğrudan makine veya yazılım yatırımı sağlamaktan ziyade firmaların doğru teknoloji yatırımlarına hazırlanmasına odaklanacağını söyledi.

Yanlış veya ihtiyaçlarla örtüşmeyen teknoloji yatırımlarının firmalara ek maliyet oluşturabileceğini belirten Aslan, öncelikle firmaların hangi sorunları çözmesi gerektiğinin ortaya konulmasının önem taşıdığını ifade etti.

Aslan, “Firmalarımıza ‘şu makineyi alın, bu yazılımı kullanın’ demek yerine öncelikle hangi sorunu çözmeleri gerektiğini ortaya koymak istiyoruz. Mevcut sistemler daha verimli kullanılabilir mi, hangi süreçler dijitalleştirilmeli, hangi veriler toplanmalı, sistemler arasında nasıl entegrasyon kurulmalı, yapılacak yatırım ne kadar sürede geri dönecek? Bunların cevaplarını ortaya koyduktan sonra teknoloji yatırımına yönelmek çok daha sağlıklı. Firmalarımızın dijital dönüşüm bütçelerini doğru alanlara yönlendirmelerine rehberlik etmeyi amaçlıyoruz.” dedi.

Dijital dönüşüm ihracatla buluşacak

Projenin önemli ayaklarından birinin yapay zekâ destekli hedef pazar ve potansiyel alıcı analizleri olacağını belirten Aslan, dijital dönüşümün şirket içi verimlilik artışıyla sınırlı tutulmayacağını kaydetti.

Katılımcı firmaların ürün grupları, fiyat seviyeleri, üretim kapasiteleri, minimum sipariş miktarları, termin kabiliyetleri, sertifikaları, sürdürülebilirlik performansları ve üretim teknolojileri gibi kriterlerin analiz edilmesinin planlandığını aktaran Aslan, şu değerlendirmede bulundu:

“Dijitalleşmeyi ihracattan bağımsız düşünmüyoruz. Proje kapsamında firmalarımıza sunulacak danışmanlık hizmetleri çerçevesinde, yapay zekâ ve veri analitiği destekli yöntemlerden yararlanılarak her firmanın ürün grupları, üretim kapasitesi, fiyat seviyesi, minimum sipariş miktarı, termin kabiliyeti, sertifikaları, sürdürülebilirlik performansı ve üretim teknolojileri doğrultusunda hedef pazar ve potansiyel alıcı analizlerinin gerçekleştirilmesini planlıyoruz.”

Bu danışmanlık çalışmaları sonucunda her firma için “Dijital Tedarikçi Profili” oluşturulmasının hedeflendiğini belirten Aslan, bu profiller aracılığıyla üreticilerin üretim kabiliyetleri, hız ve esneklikleri, sürdürülebilirlik performansları ve teknolojik altyapılarını uluslararası alıcılara daha etkin biçimde anlatabilmelerine katkı sağlanacağını söyledi.

Uluslararası teknoloji merkezleri ve iyi uygulamalar incelenecek

UR-GE Projesi kapsamında firmaların dünyadaki teknolojik gelişmeleri yerinde takip etmelerine yönelik faaliyetlerin de planlandığını ifade eden Aslan, akıllı üretim, dijitalleşme, yapay zekâ ve üretim teknolojileri alanındaki uluslararası fuarlar, teknoloji merkezleri ve başarılı uygulama örneklerinin incelenmesinin yurt dışı pazarlama faaliyetleri kapsamında değerlendirileceğini belirtti.

Aslan, dünyada hazır giyim üretiminin yönünü ve yapay zekânın fabrikalarda nasıl kullanıldığını yerinde görmenin önemine dikkat çekerek sözlerini şöyle tamamladı:

“Dünyada hazır giyim üretiminin nereye gittiğini, yapay zekânın fabrikalarda nasıl kullanıldığını, otomasyon ve veri analitiğinin üretim süreçlerini nasıl değiştirdiğini yerinde görmek son derece önemli. Projemizin sonunda firmalarımızın sadece daha fazla dijital araç kullanan değil; verisini yöneten, maliyetlerini ve kayıplarını ölçen, üretimini optimize eden, doğru teknoloji yatırımını planlayan ve yapay zekâyı doğru operasyonlara entegre edebilen işletmelere dönüşmesini hedefliyoruz.”

Türk hazır giyim sektörünün gelecekteki rekabet gücünün teknoloji, sürdürülebilirlik, tasarım ve yüksek katma değer ekseninde şekilleneceğine inandıklarını belirten Aslan, UR-GE projesinin bu dönüşüme katkı sağlamasını hedeflediklerini ifade etti.

Başvurular 11 Eylül’de sona erecek

Projede yer almak isteyen firmaların, “Katılımcı Şirket Talep Yazısı” formunu doldurup imzalı ve kaşeli halini firma imza sirküleri fotokopisi ile birlikte en geç 11 Eylül 2026 Cuma günü mesai bitimine kadar Birliğin konfeksiyon@eib.org.tr e-posta adresine iletmeleri gerekiyor.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.