Hakemlikte bir kural, ilke, prensip vardır. O da şudur, ‘Her maçına ilk ve de son maçın olduğunu düşünerek çık’. Çok güzel bir düşünce ürünüdür. Hakemlik yapmayan bilmez, anlayamaz, bilemez. Oysa futbolculukta da böyle olmalıdır. Bu, öyle bir maç yönet, kendini ver ki aklın geride kalmasın vicdan muhasebesi yapma, pişmanlık da duyma anlamına gelir. Kendimi bildim bileli bir şu vardır. ‘Aman çok dikkatli olmalıyım bu takımın aleyhine hata yaparsam bir daha, ya çıkmazsam’, gaflet ve dalaletidir. Genelde üç büyükler hatta daha büyük denilen ikiler için söylenir. Futbolun adaletin insanlığın, fıtratına aykırıdır. Vermediler, vermezlerdi. Bu böyle oldu hep. Ama şimdi TFF’den MHK’den hakemlerine Oğuzhan Çakır’a sahip çıkmalarını, arkalarında dimdik durmaları bekliyorum. Bu sene bitti bitiyor bir daha GS maçlarına vermeseler de olur. Verseler de. Hiç bir aldatmacalara kalmadı, dik durdu, çok koştu, emek verdi tebrikler Oğuzhan. İki sene sonra olsaydı Dünya Kupası listesine giren, giden 3.Türk hakemi olurdu. Kısmet ne diyelim. Kocaelispor, etkili oynadı tempoyu hiç düşürmedi. Kutlarım, lig aslında şimdi başlıyor. Dün berabere Kaan Trabzonspor büyük kısmet tepti, sağlık olsun. 26 nisandaki derbiye kadar nasıl gider bilinmez ama. O mac işte ligin finali olacak. Sakın ha yabancı hakem getirmeyin, acımıza bal sürmeyin. Verin Oğuzhan Çakır’a. Şimdiden hazırlayın. Zaman geçirmeyi çok seven Galatasaray, 1-1 olunca +5’i az buldu. Sabrının ötürü 4.hakem Direnç Tonusluoğlu’nu ayrıca kutluyorum. Böyle maçlarda en zoru 4.hakemlik. İki yedek kulübesini idare etmek, nabzı düşürmek en zoru. Anlayamadığım da şudur. Oyuncu değişikliğini takip etsin de tabela kaldırmak, değişen numaraları, uzatmayı göstermek 4.hakemin işi olmamalı. Çok saçma. 4.hakem denetiminde, gözetiminde saha komiserleri yapsın, çok mantıksız etik de değil vesselam…