Sabah vakti, radyo ara, kısa haberde anons geçiyor; ‘Dün akşam oynanan karşılaşmada Fenerbahçe, sahadan üzülen taraf oldu’. Elendi, yenildi gibi kelimeler yok. Bu kadar mı yani, bu mudur son durum. Sosyal medyada yorumlar, ‘Fernerbahçe tura veda ettirildi’, ‘Başkasına olsa bu penaltı verilmezdi’, ‘Planlı yine son dakika’, gibi gibi. Pes doğrusu, edep yahu. Ya bir derin nefes alın, öyle konuşun. Şanlı tarihlere saygım sonsuz tamam da. Bi durun gari. Hep başkasına bahane, suçu kabahati hatayı kendinde hiç arama, olmuyor ama böyle. Fenerbahçe kaybetmedi, penaltıya teslim olmadı. Bu kadar açık ve net. Kesin olan da yazılması gereken de şu. Konyaspor kazandı, tur atladı, rakibini saf dışı bıraktı. Küçümseme, bu maç cepte olarak görme zihniyeti hala değişmedi. Bu kadar basit mi yani? Kapitale bağlı her şey, tamamen duygusal (!). Bir ‘Yapı’dır gidiyor. Kazananın da kaybedenin de ağzında aynı sakız. Yapı da yapı. Yapı aşağı yapı yukarı. Bu satırların yazanı olarak iki yapı bilirim, o kadar. Başkasından anlamam, anlamaya da çalışmıyorum. İspatı yok, dedikodu gibi sadece. Başarısızlığa kulp, bahane. Anladığım yapılara gelince de. Yapılardan biri ‘Altyapı’. Kurtuluşumuz sadece ve sadece onda. Verin formayı bizim gençlere. Bu kadar yabancı kökenli futbolcuya, yabancı teknik direktöre ne gerek var. İlhan Palut ile Serkan Özbalta, yabancı mı? Öz be öz bizim insanımız. Var mı örtesi? Kaliteli olana lafım yok, sayı çok olunca hepsi mi kaliteli sorusu da gelmiyor değil aklıma. İkincisi de çocukluğumun geçtiği ‘Yapıcıoğlu’. İzmir Konak’taki mahallemizin adı. 1865’de apartman, villa filan dikecekleri konuma, harika yere cami yaptırır Yapıcızade Mehmet Ağa. Bir zamanlar denizi de görürdü o güzel cami. Bilirim, suyu aktı yıllarca tertemiz, içtik. Şimdi yok oldu, sanırım akmıyor diye biliyorum. Camiinin dernek başkanı da bir zamanların efsanesi, spor insanı, çevre esnafından Şevket Sevindi kaptanımdır. Rahmetli Şevki Özekler amcamın kurduğu, evladı eczacı Erdal abimin yıllarca emek verdiği Kadifekalespor’u Yapıcıoğlu Başdaş oldu. Başkanı da bir başka spor dostu, maçlarını yönettiğim Mehmet Sait Başdaş. Nasıl, tarihsel bilgiler ama. Ruh bedenden, akılda baştan gitmeden, kullanmak gerek. Yaşadıklarım, düşündüklerim, öte tarafa gitmesin. Beğenmeyen, beğenmeyebilir. Sıkıntı yok. Ama gün gelecek, kayıtlarda kalacak mı bilemiyorum. Lazım olacak, diye düşünüyorum. Yüce halkıma arz ederim. ‘Söz uçar yazı kalır’ denir ya, göreceğiz. Başka da yapı bilmem. Eşrefpaşalıyız sonuçta, İzmirliyiz tee en başta. İki takım tutan Konyalılar, Konyasporlular çok sevindi mi bilmem. Oysa çok mutlu olmalılar. Bir yanları belki çok mutlu, diğer yanları üzülmüştür. Sağlık olsun, hayırlısı olsun. İlla ikincisi olacak, yaşadıkları kentin takımı.
‘Anadolu takımı’, ‘Anadolu takımı değil’ ayrımı yapmam, yapmak da istemem. Coğrafi olarak tamam da. Futbolda bu ayrım gereksiz, gerçeklerden çok uzak. Birini ötekileştirirken, diğeri yüceleştirmenin anlamı yok ki. Hepimiz, bu ülkenin insanıyız, torunlarıyız. Erzurumspor da şampiyon olarak, süper lige çıktı. Pek de güzel oldu. Önceki günkü yazımda belirtmiştim. 5 İzmir takımı İzmirspor, Altınordu, Altay, Göztepe ile Karşıyaka aynı ligde, aynı grupta, zirvedeymiş diye. İstanbul takımları şimdi öyle. 5’den fazla. Yok, yok zoruma gidiyor, iyi ki Göztepe var. Bundan çok istiyorum Avrupa Kupaları’na gitmesini. Düşünsenize birbirinden ünlü, dünya takımları İzmir’e Güzelyalı’ya, Göztepe’ye gelecek, sahilimizi görecek, Fahrettin Altay Meydanı’ndan geçecek. Hayallerimdendir, görmedik çünkü Göztepe’nin o dönemlerini. Ancak şu, bu çıksın istemem ama. Şehir takımları çıkarsa, daha mutlu olurum. Bu da insani olarak hakkım değil mi ? Ben sizin kentlerinizin, kasabalarınızın takımlarını tutmak, destek olmak yerine genel ve de popüler olanları tutmanıza karışıyor muyum? Paşa gönlünüz bilir, bir düşünün pek de haksız sayılmam değil mi? Konyaspor tur atladı, büyük hamle, tesadüfen değil. Göztepe’den tanıdığım İlhan Palut hocam ile Erzurumspor’u süpere çıkaran Serkan Özbalta hocamı candan yürekten kutluyorum. Merhum Tevfik Lav hocam gelince aklıma, Mesut Bakkal hocam gelir aklıma, teselli olurum. O da Amed SF’de güzel işler yapıyor, Erzurumspor’u da çalıştırmıştı Bakkal. Son günlere yaklaştık. İşaret vermek gibi olmak istemem adalet her zaman her yerde. Osman Özköylü, Mustafa Gürsel, Yalçın Koşukavak hocalarıma başarılar diliyorum. Halisane duygularımla, hak eden kazanısın, herkesin gönlüne göre olsun. Yarın 23 Nisan 2026, günlerden perşembe. Dünyanın ilk ve tek çocuk bayramı, Atatürk’ümüzün armağanı. Çocukları ağlatmayın, üzmeyin, kıymayın. Sizler de hepimiz çocuktuk, bir zamanlar. ‘her şeye’ rağmen bayramımız kutlu olsun, nice nice bayramlara, günlere, haftalara. Atamıza, şehitlerimize, gazilerimize rahmetle minnetle, şükranla. İçinizdeki çocuğu üzmeyin, sağlıklı kalsın. Her şeyin başı çocukluktur. Selam olsun yüreğindeki o saf, temiz, hoşgörülü çocuğu yaşatanlara. Hele ki şu günlerde sporumuzda da çok lazım. Yaşasın çocuklar, yaşasın spor.

