DOLAR
48,4598
EURO
56,3725
ALTIN
6.868,02
BIST
14.151,59
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir
Açık
32°C
İzmir
32°C
Açık
Çarşamba Açık
32°C
Perşembe Açık
32°C
Cuma Açık
34°C
Cumartesi Açık
34°C

Sigara sağlığa zararlı, peki ya soluduğumuz hava?

Sigara sağlığa zararlı, peki ya soluduğumuz hava?
08.09.2026 13:22
A+
A-

Yoğun trafik, sanayi kaynaklı kirleticiler, ısınmada kullanılan yakıtlar ve çevresel partiküller, özellikle büyük şehirlerde yaşayanları uzun süreli hava kirliliğine maruz bırakabiliyor. Uzmanlar, sigara kullanmayan kişilerde görülen bazı akciğer hastalıklarında çevresel faktörlerin de dikkate alınması gerektiğine dikkat çekiyor.

Medicana Sağlık Grubu Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Doç. Dr. Nuran Katgı, hava kirliliğinin sigara kullanmayan kişilerde de önemli akciğer hastalıklarına yol açabileceğine dikkat çekti. Özellikle büyük şehirlerde yıllar boyunca fark edilmeden süren çevresel maruziyetlerin akciğer sağlığı üzerinde etkili olabileceğini belirten Katgı, “Ne içtiğimiz kadar, ne soluduğumuz da önemli” dedi.

Sigara, akciğer hastalıkları açısından en önemli önlenebilir risk faktörlerinden biri olmayı sürdürürken, hiç sigara kullanmamış kişilerde de astım, kronik hava yolu hastalıkları, interstisyel akciğer hastalıkları ve akciğer kanseri gibi hastalıkların görülebildiği belirtiliyor.

Medicana International İzmir Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Nuran Katgı, bu hastalarda yalnızca sigara öyküsünün değil, çevresel ve mesleki maruziyetlerin de değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Katgı, sigara içmemenin akciğer sağlığını korumak için yapılabilecek en önemli tercihlerden biri olduğunu vurgulayarak, “Ancak klinik pratikte hiç sigara kullanmamış kişilerde de göğüs hastalıklarıyla karşılaşabiliyoruz. Bu hastalarda sigara dışındaki risk faktörleri sorgulandığında hava kirliliği, mesleki maruziyetler, ev içi kirleticiler, kullanılan yakıtlar, radon, genetik yatkınlık ve geçirilmiş bazı solunum yolu hastalıkları gibi pek çok etken karşımıza çıkabiliyor” ifadelerini kullandı.

“Yalnızca ‘Sigara içiyor musunuz?’ sorusu yeterli değil”

Özellikle büyük şehirlerde yaşayan insanların farkında olmadan yıllarca düşük dozda ancak sürekli çevresel kirleticilere maruz kalabildiğini belirten Katgı, akciğer sağlığının değerlendirilmesinde çevresel koşulların da sorgulanması gerektiğini ifade etti.

Katgı, “Bu nedenle artık akciğer sağlığını değerlendirirken yalnızca ‘Sigara içiyor musunuz?’ sorusunu sormak yeterli değil. ‘Nasıl bir çevrede yaşıyorsunuz, hangi havayı soluyorsunuz, işiniz nedir ve gün içinde ne tür kirleticilere maruz kalıyorsunuz?’ soruları da önem kazanıyor. Sigarasız yaşam çok önemli bir koruma sağlıyor ancak akciğer sağlığının tek belirleyicisi değil” dedi.

PM2.5 akciğerin en uç noktalarına ulaşabiliyor

Hava kirliliğinde öne çıkan kirleticilerden PM2.5’in çok küçük boyutlara sahip olması nedeniyle solunum sisteminin doğal filtreleme mekanizmalarını aşabildiğini belirten Katgı, uzun süreli maruziyetin vücutta inflamatuvar süreçleri tetikleyebileceğini söyledi.

Katgı, hava yollarında hiperreaktivite, epitel hasarı ve akciğer dokusunda kronik inflamatuvar değişikliklerin ortaya çıkabileceğini belirterek, PM2.5’in etkilerinin yalnızca akciğerlerle sınırlı olmadığını ifade etti.

Çok küçük partiküllerin oluşturduğu inflamasyonun sistemik dolaşımı da etkileyebileceğini belirten Katgı, bu nedenle hava kirliliğinin kardiyovasküler hastalıklar açısından da önem taşıdığını söyledi.

Uzayan sıcak hava dalgaları, kuraklık ve orman yangınlarının da ince partikül maruziyetini artırabileceğine dikkat çekti.

Trafikte ve açık havada çalışanlar daha fazla maruz kalabiliyor

Hava kirliliğinin geniş bir nüfusu, çoğu zaman kişinin kontrolü dışında etkilediğini belirten Katgı, bireysel önlemler ile hava kirliliğinin toplumsal etkisi arasındaki farka dikkat çekti.

Katgı, “Bir insan sigara içmemeyi seçebilir, sigara içilen bir ortamdan uzaklaşabilir ancak yaşadığı şehrin havasını solumamayı seçemez. Bu nedenle bireysel düzeyde sigara daha yoğun bir toksik maruziyet oluştururken, hava kirliliği toplum düzeyinde çok geniş bir sağlık yükü yaratabiliyor” diye konuştu.

Özellikle yoğun trafik bulunan caddelerde yaşayanlar, uzun süre trafikte kalanlar, açık havada çalışanlar ve egzoz emisyonlarına mesleki olarak maruz kalanlarda toplam maruziyetin daha yüksek olabileceğini belirtti.

Hava kalitesi de hava durumu gibi takip edilmeli

Hava kirliliğine bağlı etkilerin başlangıçta spesifik belirtiler vermeyebileceğini belirten Doç. Dr. Nuran Katgı, boğazda yanma veya irritasyon, kuru öksürük, gözlerde yanma, burun yakınmaları, göğüste sıkışma hissi, hırıltı ve efor sırasında ortaya çıkan nefes darlığının ilk belirtiler arasında yer alabileceğini söyledi.

Hava kalitesinin de hava durumu gibi takip edilmesi gerektiğini vurgulayan Katgı, hava kalitesinin kötü olduğu günlerde özellikle açık havada uzun süreli ve yoğun egzersizin sınırlandırılmasını önerdi.

Yoğun trafik bulunan ana caddelerin kenarında koşmak yerine araç trafiğinden uzak park veya daha sakin güzergâhların tercih edilmesinin maruziyeti azaltabileceğini belirten Katgı, ev içi hava kalitesinin de göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.

Sigara, katı yakıtlar, yoğun duman oluşturan yanma kaynakları ve yetersiz havalandırmanın iç ortam partikül yükünü artırabileceğine dikkat çekti.

“Temiz hava için toplumsal adımlar gerekiyor”

Hava kirliliğinin yalnızca bireysel önlemlerle çözülebilecek bir sağlık sorunu olmadığını vurgulayan Katgı, temiz enerji kullanımının yaygınlaştırılması, trafik ve emisyonların azaltılması, toplu taşımanın geliştirilmesi, şehir planlamasının iyileştirilmesi ve hava kalitesinin düzenli olarak izlenmesi gibi toplumsal politikaların önemine işaret etti.

Katgı, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:

“Akciğer sağlığını korumak için yıllardır ‘sigara içmeyin’ diyoruz. Buna artık bir cümle daha eklememiz gerekiyor: Ne içtiğimiz kadar, ne soluduğumuz da önemli.”

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.