Süper ligde sadece ve sadece Trabzonspor ile Göztepe’yi tutarım. Zevkler ve renkler tartışılmaz, isteyen istediğini tutabilir.
İkisi de çocukluğumun takımı. İzmirliyim İzmir takımı tutarım, hepsini en üst ligde görmek ‘uçuk ve kaçık bir rüya’ olsa da tek sportif hayalim, umudum, vazgeçemem.
Ekmeğini yiyip suyunu içtikleri, doğdukları, büyüdükleri, okudukları ilin takımına gönül verdiler.
Öyle bir kent ki, adını taşıyan takımıyla efsane oldu.
O günleri yaşadım, unutamam. İnternet olmasa da tek TV kanalı, TRT ve de gazetelerden okur, öğrenirdik. Altay, Göztepe, Karşıyaka, Bucaspor sayesinde İzmir’e geldiklerinde izlemeye koşardık.
Altınordu’muzu yazmayı unutmadım ki. Çıkacaktı, kursağımızda kaldı. Süperimizdeki yılları göremedim, hep 1.ligdeydi. 1975’ten 1980’e kadar bir seri yakaladılar, habire şampiyon oldular. ‘Şampiyon oluyor’ diye tuttuğum, etkilendiğim, sevdiğim tek takımdır, Trabzonspor.
İzmirspor ise her daim, gözümün çiçeği, gönlümün sultanı. Komple takım, iyiydi. ‘İyi vatandaş, iyi sporcu iyi insandılar’, etkileri çok. Şimşekler’imin 10 sezon süper ligde yer aldığı günleri, doğumsal faktörlerden göremesem de. 18 yıldır amatör kümede görmekten içim şişti, utanıyorum. Bir TTrabzonspor’uma bakın bir de İzmirspor’uma. Aralarında 5 basamak, lig kategorisi var. Neden Trabzonspor gibi olmuyoruz, olamıyoruz. Yanından bile geçemiyoruz ki. Bırakın aynı ligi, kupada bile denk gelinemiyor. Hazırlık maçı mı? Mümkün değil. Orantısız güç, misali. Kayserispor, Malatyaspor, Rizespor, Adanaspor ve onlarcası kendilerinin, kentlerinin adıyla, süper ligde yer aldılar, alıyorlar. İzmirspor yok, gözüm açık gideceğim. 30 yaşından küçük olanlar İzmirspor’un yıllarca 1.ligde oynadığını bilmezler, izleyemediler ki.
Fi tarihinde, İzmirspor formalı minikler, çocuklar, gençler, Eşrefpaşa, Üçyol, Karabağlar, Balçova, Yağhaneler, Yapıcıoğlu, Kadifekale’de İzmir’in her yerinde gururla, dolaşırdı, dolaşırdık. Şimdi koskoca, kulüp binasında heybetli armamız bile yok. Trabzonspor’dan, Trabzon’dan neyimiz eksik? Diyemem, gaflet ve de dalalete girer. Memleket sevdalısı olmak bambaşka bir şey. İzmir dışından gelirler, kulüp binası nerde bilmedikleri gibi maçlarına da tenzzül edip gitmezler. Takım alttaysa reklamları olmaz. Süper de olsa, forma giyer giderler, biz de yutarız. Kızan kızsın, içimden gelen budur. Yalan, asparagas da değil.
Vefalı da Trabzonspor. Ben daha büyüğüm, şaka şaka. Benden 1 yaş küçüktür Trabzonspor. ‘Kuruluşunun 59. ilk şampiyonluğunun 50.yılı’ nedeniyle, yaşayan efsanelerimiz onurlandırıldı. Vefat edenler yad edildi. Emeği geçen futbolcular, gazeteciler, hakemler davet edildi. Liste hazırlandı, çoğu da Hakk’ın rahmetine kavuştu. Gözlerim doldu, her iki yaşamsal durum için. O muhteşem 5 yılda düdük çalanlar, yaşayanlar katılabildi. Örneğin, kent takımlarının maçı, Zonguldakspor – Trabzonspor. O zamanlar, galibiyete iki puan, skor 0-0. ‘Karadeniz Fırtınası’ şampiyon. Maçın yıldız tablosunu buldum, bayram ettim. Maçı yazan Süreyya Mete, teknik adamlar Halil Güngördü, Ahmet Suat Özyazıcı ile Özkan Sümer, hakemler Müşfik Talaz, Turgut Sözener ile Onur Sorguç hocalarım, vefat etti.
O maçta forma giyenlerden vefat edenler kim, ulaşamadım.
Soyadları da yok, şimdiki gibi. Hepsine rahmetle, şükranla. Milli yüzücü Mahmut Ören, Trabzonspor Spor Kulübü Divan Kurulu Başkanıdır. ‘Delikanlı, düzgün Trabzonlu hakemlerimizden Erdoğan Kırcı’dan rica etti, Ören. Liste hazırlandı, bir baktılar ki. O yılları yaşayanların sayısı çok az. Hayat bu. Şimdi davet ettin, ettin. Yarına kalmaz, geçip gidiyor zaman. Taklit değil, örnek almalı mesela, İzmirspor. Maçlarımda adımı, soyadımı okuma şerefine eriştiğim TRT’nin efsanesi Murat Ünlü üstadım ile maça çıkma onuruna eriştiğim ve de MHK üyeliğimi yapan Ahmet Akçay ile Hasan Ceylan. Diyarbakır’da iken 1 ay MHK üyem olan Antalya’dan Burdurlu Sadık Deda hocalarım, davete katıldı. Kuruluş, kurtuluş, şampiyonlukları yıllarını yaşayan, yazarken bile tüylerim diken diken oldu. Hepsi ile anılarım var, cennet mekanların.
Hakemlerden Müşfik Talaz, Onur Sorguç, Hakkı Gürüz, Kazım Ünlüsoy, Turgut Sözener, Abdülkadir Aypek, Hilmi Ok, Orhan Cebe, Ziya Türkdoğan, Muzaffer Sarvan, Oğuz Özden, Nihat Güner, Yalçın Gümüşkaya, Ahmet Yalçın Gürgür, Nihat Özbirgül, Baki Özcan, Ertuğrul Aybay, Yılmaz Önen. Gazetecilerden Suavi Kaptan, Cevat Kol, Mehmet Tan, Orhan Kaynar, İhsan Öksüz, Ömer Okay, Ömer Güner ustam, o günleri yaşadı, yaşattı.
O günleri yaşayan, yaşamlarına devam eden hakem hocalarım Ertuğrul Dilek, Necmi Temizel, Talat Tokat, Haşim Gökalp, Coşkun Kutay, Yahya Diker, Yusuf Namoğlu hocalarım kendilerinin, yakınlarının rahatsızlığı ve de mazeretleri nedeniyle davete icabet edemedi.
Trabzonluluk ruhunu taşıyan, Trabzonspor’u her daim yaşatan Murat Taşkın, Erdal Hoş, Ergun Ata ile Hasan Kurt davet dildi.
Vefat edenlerimize, rahmet diliyorum, mekanları cennet olsun.
Yaşayanlarımıza sağlıklı huzurlu ömür diliyorum.
Hepsinden Allah razı olsun. Büyük takım, büyük kulüp kolay olunmuyor.
Büyük düşünen gönlünü o kente, kulüplerine kaptıran başkanlar, yöneticiler, spor yazarları görevliler gerek.
Gönlü açık ama gözü kapalı değil. Önce insan, önce emek, önce helal alın teri. Şu fani dünyaya, ‘Tertemiz bir isim’ bırakıp gitmek en büyük mirastır.
Emeği geçen herkese sonsuz şükranlarımla sevgi ve saygılarımla.
İyi ki varsın Trabzonspor, çok yaşa bin yaşa…
FOTOĞRAF
EFSANE TRABZONSPOR’U DEFALARCA ŞAMPİYON YAPANLARDAN AHMET SUAT ÖZYAZICI HOCAMA, RAHMETLE ŞÜKRANLA