
Sümerbank İzmir Basma Fabrikası’nın Unutulan Tarihi Gün Yüzüne Çıktı!
İzmir’in sanayi tarihinde yarım asırdan fazla bir süre boyunca Anadolu insanını giydiren, kalitenin ve rengarenk basmaların simgesi olan Sümerbank İzmir Basma Fabrikası’nın gizli kalmış tarihi, dev bir eserle ölümsüzleşti. Sanayi tarihçisi Rıdvan Şükür, binlerce sayfalık arşiv dokümanını inceleyerek fabrikanın 1943’ten 2000 yılına uzanan üretim yolculuğunu kitaplaştırdı.
İzmir’in kent belleğinde ve sanayi geçmişinde çok özel bir yere sahip olan, ancak zamanla unutulmaya yüz tutan Halkapınar’daki tarihi Sümerbank İzmir Basma Fabrikası, çarpıcı bir çalışmayla yeniden gündemde. Sanayi tarihçisi Rıdvan Şükür’ün imzasını taşıyan yeni kitap, bir dönem Türkiye’nin tekstil lokomotiflerinden biri olan fabrikanın az bilinen gerçeklerine ve derin tarihine ışık tutuyor.
Sanayi tarihçisi Rıdvan Şükür’ün titiz bir çalışmayla binlerce sayfalık Sümerbank üretim raporunu satır satır inceleyerek ortaya çıkardığı eser, sadece bir fabrika tarihi değil, aynı zamanda Türkiye’nin kalkınma öyküsünü anlatıyor. Belge niteliğindeki dönem fotoğraflarıyla desteklenen çalışma, okuyucuyu Halkapınar’ın pamuk kokan üretim koridorlarında tarihi bir yolculuğa çıkarıyor.
Halkapınar’daki tesislerin İzmir Basma Fabrikası’nın temelini oluşturduğunu belirten Şükür, çalışmasında fabrikanın kapılarını açtığı 1943 yılından, kapandığı 2000 yılına kadar geçen 57 yıllık serüveni tüm çıplaklığıyla ele alıyor.
Kitapta yer alan dikkat çekici detaylara göre; fabrika 1943 yılında İnhisarlar İdaresi’nden alınan 8 bin 960 metrekarelik bir gayrimenkul üzerinde yükseldi. İkinci Dünya Savaşı’nın dünyayı kavurduğu zorlu yıllarda, 1944 yılında yeni fabrika binaları için tam 140 adet dokuma tezgahının siparişi İngiltere’ye verildi.
Sümerbank İzmir Basma Fabrikası’nda hangi yıl, kaç işçi ter döktü?
Yarım asır boyunca hangi yıl, ne kadar Anadolu pamuğu işlendi?
İzmir’in tezgahlarından çıkan o meşhur bezler nasıl rengarenk basmalara dönüştü?

Sümerbank’ın Türk insanı için sadece bir fabrika değil, sosyal ve ekonomik bir dönüşüm hamlesi olduğunu hatırlatan Rıdvan Şükür, şu ifadeleri kullanıyor:
“Sümerbank, Türk halkı için çok özel bir kuruluştur; o dönem kalitenin, güvenin ve güler yüzün adıydı. İzmir Basma Fabrikası da Anadolu pamuğunu ilmek ilmek işleyerek kendi dokuduğu bezi basmaya dönüştüren, Sümerbank ekolünün en önemli sanayi kalelerinden biriydi.”
Anadolu insanının hafızasında rengarenk desenleriyle yer eden fabrikanın üretim çarkları, 2000 yılında trajik bir şekilde durduruldu. Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun 14 Kasım 2000 tarihli kararıyla, üretimine son verilen fabrika ve değerli arazisi, İzmir Özel İdaresi’ne bedelsiz olarak devredildi.
Rıdvan Şükür’ün kaleme aldığı bu eser, İzmir’in endüstriyel mirasına sahip çıkarken, kentin tekstille yazılan tarihini gelecek kuşaklara aktaracak en önemli başvuru kaynaklarından biri olmaya aday.