
Hukukta yapay zeka!
Av. Şiyar Çelik
Kent Ege için yazdı
Ankara’da ceza hukuku ve yapay zekâ hukuku alanlarında faaliyet gösteriyorum. Aynı zamanda yapay zekâyla pek çok proje geliştirdim, startuplara da danışmanlık veriyorum yani bu teknolojiler benim için yalnızca dava dosyası değil, biraz da tutku. Aşağıdaki satırlar bir avukatın olduğu kadar bir üreticinin de gözünden.
Geçen ay Ankara adliyesinde bir vatandaş gördüm. Elinde dilekçe, yüzünde gözyaşı. Açtığı dava usulden reddedilmiş. Biraz konuştuk, dilekçeyi kim yazmış? Oğlu Yapay zekâya yazdırmış. Üç dakikada hem de bedavaya!
Tek sorun şu: yanlış mahkemeye, yanlış taleplerle verilmiş. Harç yanmış, aylar kaybedilmiş ve süre daralmış.
Yapay zekâ dilekçe yazabilir mı? Yazar!
Hem de kulağa çok iyi gelen istediğiniz bütün unsurlara sahip bir dilekçe. Bunu okuduğunuzda dava konusunda son derece haklı olduğunuzu düşünürsünüz. Keza savunduğunuz her bir iddia hukuki gerekçelerle sonuna kadar desteklenmiştir. Sorun zaten tam olarak bu. Yapay zeka sizi memnun etmek ve isteklerinizi karşılamak üzerine bir algoritmayla çalışıyor. Peki sizi memnun etmek için ne kadar ileri gidebilir?
Bunu bilerek isteyerek yapmıyor. Yapay zekâ araçları, gerçekte var olmayan kanun maddeleri, hiç verilmemiş Yargıtay kararları, yanlış ceza hesaplamaları yapabiliyor. Buna “halüsinasyon” deniliyor. Metin o kadar kendinden emin yazılıyor ki, hukukçu olmayan birinin uydurmayı fark etme şansı neredeyse yok.
Bu bir ihtimal değil, yaşanmış bir gerçek. Bu yıl içerisinde bir avukat bile yapay zekanın halüsinasyon görerek verdiği uydurma Yargıtay kararları yüzünden soruşturma geçirdi.. Avukatın başına gelen, sizin de başınıza gelir; tek farkla; Siz davanızı kaybedersiniz.
Hâkimin karşısında “ama bunu ChatGPT yazdı” diye bir savunma da yapamazsınız. Dilekçenin altındaki imza sizin. Uydurma maddenin sorumluluğu da sizin.
Hukukta bazı süreler vardır; kaçırdınız mı, davanız daha açılmadan biter. Şikâyet süreleri, itiraz süreleri, zamanaşımı…
Yapay zekâya “ne kadar sürem var?” diye sorduğunuzda size gayet net bir sayı söyler. O sayı doğru mu? Belki. Sizin olayınıza uyuyor mu? İşte orası hiç belli değil. Çünkü sürenin ne zaman başladığı olaydan olaya değişir. Tebliğ mazbatalarını yüklemezseniz veya iade dönen bir mazbatayı yüklerseniz sürenin başlangıcını yanlış hesaplayacaktır. Ve belki dava açma hakkınız dahi elinizden gidecektir.
Yapay zekâ hata yapınca özür diler. Ama kaçan süreyi geri getirmez, yanan harcı iade etmez.
Yine az bilinen ama can yakan bir kural: hukuk davasında hâkim, sizin talebinizle bağlıdır. Dilekçede ne istediyseniz, en fazla onu alırsınız. Buna “Taleple Bağlılık İlkesi” denilmektedir. Dava açılırken dilekçenin sonuna yazdığınız talepler ve deliller istisnai haller haricinde davanın sonuna kadar geçerlidir Bu taleplere ekleme yapamazsınız. Bu sebeple dava dilekçesi çok önemlidir.
Yapay zekâ talebi eksik kurduysa, yanlış ve eksik delillere dayandıysa veya isteyebileceğiniz bir hakkı fark etmeyerek hiç yazmadıysa geçmiş olsun. Burada oluşan mağduriyeti gidermek son derece zordur.
Yapay zekâ size genel doğruyu söyler. Ama sizin olayınız genel değil, özeldir. Karşımıza çıkan dosyalarda en sık gördüğüm şey de bu: bilgi yanlış değil, olaya uygulanışı yanlış. Olayın bütün ayrıntılarıyla anlattığınızı düşünürsünüz, olaya ilişkin evrakları yüklersiniz ve dilekçe yazmasını beklersiniz. Ancak bir tebliğ mazbatasını yüklememişsinizdir ve belki de size davayı kazandıracak kaçan bir süreyi yapay zeka formül dışı bırakmıştır. Bu sebeple yine mağduriyet yaşayabilirsiniz.
Dilekçe yazdırmak için yapay zekâya ne veriyorsunuz? İsimler, adresler, sağlık bilgileri, para hareketleri, belki karşı tarafın en özel bilgileri. Bunlar bir sohbet kutusuna yazıldığı anda kontrolünüzden çıkıyor. Boşanma, ceza soruşturması, iş uyuşmazlığı gibi hassas konularda bu başlı başına bir risk. Kısa süre önce ABD’nin Florida eyaletinde, 13 yaşındaki bir ortaokul öğrencisi okul bilgisayarından ChatGPT’ye “Arkadaşımı sınıfın ortasında nasıl öldürürüm?” diye sorduğu için dakikalar içinde gözaltına alındı. Bu durum hassas verilerinizin tahmin dahi edemeyeceğiniz noktalarda kullanılmasına sebebiyet verebilir. Avukatın sır saklama yükümlülüğü kanunla güvence altındayken; sohbet robotunun böyle bir derdi yoktur.
Kullanılır. Ben de kullanıyorum. Ankara’da faaliyet gösteren bir avukatım; masamdaki dosyaların önemli kısmı zaten yapay zekâ, kripto ve ceza hukukunun kesiştiği yerlerden geliyor. Bu teknolojinin düşmanı değilim, tam tersi: ne yapabildiğini de, nerede başarısız olduğunu da her gün yakından görüyorum.
Yapay zekâ; hakkınızı öğrenmek, bir kavramı anlamak, avukata gitmeden önce doğru soruları hazırlamak için harika bir araç. “Kıdem tazminatı nedir?” diye sorun, güzelce anlatır. Ama “benim davamı aç” noktası bambaşka bir şey. Orada artık bilgi değil, strateji devreye girer: hangi deliller var, hangi yol seçilecek, ne istenilecek, ne zaman istenilecek. Bunlar sizin somut olayınıza bakılmadan cevaplanamaz.
Yapay zeka avukatlık mesleğini yok edebilir mi? Hayır yalnızca gelişen teknolojiye adapte olmak gerekir. Yapay zeka avukatlıkta başarı sansını yükseltir ve doğru kullanılırsa rakiplere kıyasla sizi öne geçirir. Gelişen teknolojiyi doğru kullanmayı öğrenmeli ve sınırlarını bilmeliyiz.
Av. Şiyar Çelik