DOLAR
49,5272
EURO
55,7002
ALTIN
6.654,17
BIST
12.070,17
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir
Parçalı Bulutlu
20°C
İzmir
20°C
Parçalı Bulutlu
Cumartesi Hafif Yağmurlu
15°C
Pazar Açık
19°C
Pazartesi Açık
21°C
Salı Açık
23°C

Güzeltepeliler ve iyi güzel insanlar

16.10.2026 13:03
A+
A-

‘Hakem aşağı, hakem yukarı’, ‘Yukarı sallasan hakem, aşağı zıplasan hakem’, ‘Bu hakemlerle lig bitmez’, ‘Bu memlekette hakem olunmaz’ gibi klişe laflar.

Hep, her zaman, sürekli hakem, hatta genelleme yapılır hakemler diye.

Hepsi mi? Düzgünler çok, merak etmeyin. ‘Futbolcular kötü değil, hakemler de öcü değil ki’.

Futbolcunun olduğu kadar, hakemin de hata yapma ihtimali yok mu?

Olamaz mı? Tamam, her kararları doğru olmayabilir ama.

Boş kaleye atamayan futbolcu yok mu, torpille zorla oynatılan beceriksizler yok mu ? Oynatmak zorunda kalan antrenörler, hocalar yok mu sanıyorsunuz? Çoğu sigortasız, asgari ücretli, karın tokluğuna, girebilenler sosyal kurumlara alabiliyor anca.

Kendi yağıyla kavrulan kulüpler tamam da diğerlerinden bahsediyorum. Hep yukarıya, adına süper denen lige bakılıyor. Formaya göre yorum yapan, bizim bazı hakem eskilerinin her dediğine büyük bir kitle var.  Doğruları da var ama her dedikleri doğru mu, hata, kusur, yanlış yok mu? Kuralları bilirseniz kendi yorumlarınızı kendiniz yaparsınız. Kararınızı bizzat kendiniz verirseniz bireysel olarak. İnanın daha doğru, daha etik daha ahlaklı olur. Reyting, dinlenme, tıklanma, okunma uğruna, daha doğrusu şöhretleri yok olmasın deyip. Beyazı kara, karayı beyaz gösterebiliyorlar. Nerden ne kaparlarsa öyle, düzen bu. Kanmayın evlatlar, çocuklar, evlatlar.

Geleceğinizi yakmayın. Kuralları onlardan öğrenmeyin. Sizler şımarık, kaprisli hareketlerini de sakın taklit etmeyin. Bu gibilerin de derdi, yorumcular gibi kalıcı olmak, ismiyle anılmak. Kötü de olsa.

Milyonlarca insanı yanlış yönlendirmiş oluyorlar, büyük hata yapıyorlar.

Sizin bu gibilerden öğreneceğiniz bir şey yok. Siz kendinize bakın, kendi maçlarınıza bakın, çıkın oynayın, hocalarınızı dinleyin.

Antrenman yapın, sigara içmeyin, cep telefonundan uzak kalın, okuyun, gençsiniz yediğinize içtiğinize dikkat edin. Nasıl başlarsa öyle gider. Futbol oyun kurallarını bilince de daha iyi ve güzel oynarsınız. İşinize çok yarar. ‘Taç atışından ofsayt olmaz’ mesela. O zaman gidin ileriye, defansın arkasına saklan, atsın arkadaşın bomboş vur kaleye gol, kapın puanları. Mutlaka sizleri izleyen bir çift göz vardır, her sahada. Tribünler boş gibi, belki de siz görmüyorsunuz.

Gözünüz sahada olsun. Sabahın erken saati, soğuk, kimse gelmez demeyin.

Bilinçli, spor etiği yüksek kişilerden kurulu Güzeltepespor’umuz var, iyi ki de var. ‘Balık baştan kokar’ derler, çok doğru. Aydemir kardeşler var. İkisinde de kalite, liyakat, karakter tam. İmam Aydemir sahalardan tanırım, maçını bile yönettim. Şahverdi Aydemir, idealist

Güzeltepespor Kulüp Başkanı. Bilinçli başkan kurs istedi, ‘Biz biliyoruz zaten kuralları’ demeden, yılların hakemi, hakem eğitimcisi İzmir Futbol İl Hakem Kurulu Başkanı Dr.Raci Köprülü de üşenmeden, ‘Aman amatöör’ demeden süper ligdeki tek temsilcimiz Göztepe’ye gider gibi aynı, gitti.

Aynı ciddiyetle kuralları anlattı.

Bundan daha güzel bir şey olabilir mi, salon doldu, merakla dinlediler. Öğrendiler, pekiştirdiler, sahada ‘faydasını’ çook görecekler. Kutlarım Güzeltepeliler, Güzeltepesporlular, hayrını güzelliği göreceksiniz garanti.

Her kural, her hata veya doğru karar ‘kişiye takıma göre değildir’.

‘Kitaba uygundur’ bu çok önemlidir. Önemsiz, gereksiz diye bir şey yoktur. Hepsi biz insanlar için. Küçük takım, büyük takım da yoktur, zor maç kolay maç da. Her maç herkes için bir sınavdır. Önemli kural, önemsiz gereksiz kural da yok. Önemsiz değildir, şarttır, gereklidir. Biz böyle yetiştirildik. Yaşananlara göre düzenlenmiştir, sürekli yenilenir. Sahaya çıkınca ‘farkı’ görecek Güzeltepesporlu evlatlar, yaşayınca daha iyi anlayacaklar. ‘Hiç bilenle bilmeyen bir olur mu?’. Başlarına gelince daha iyi görecekler.

Hakem hakemliğini, sporcu da sporculuğunu bilirse. Olay da çıkmaz. Herkes işini, görevini dosdoğru, layıkıyla yapacak, yapmak zorundadır. Doğrusu da budur. ‘Amaan uğraşmayayım, ya gözlemci beğenmezse, küfür eden çok olursa’ demeden doğru ise onu uygulamak gerek, hakemlerin de. ‘Kusursuz, mükemmel insan olmayacağı gibi’, hepimiz insanız zira. Hatamız, kusurumuz mutlaka vardır, olacaktır da.

Yeter ki, adaletten sapmadan olsun, adil olunsun, art niyet olmasın, ahbap dost işleri olmasın. Örnek vereyim. Mahalle, çocukluk, boş arsada sokakta onadığım arkadaşım, bir maçta bir sahada karşımdaydı. Buna güvendi herhalde. Yılışık hakaretlere başladı, oralı olmadım. İkinci yarı ‘golü kaçırdı’ diye kendi takım arkadaşına küfretti. Kendi çok mükemmel oynuyor sanki de. Attım sahadan tabi, pardon kibar yazayım. ‘Kırmızı kartla ihraç ettim’, bir bakışı vardı ki, dostluk filan o an bitti.

‘Yapmayacaktın bunu yanlış yaptın’ dedi. ‘Arkadaşına da küfredemezsin, okey oynamıyorsun burda’ demiş bulundum. Şaka denilen sallamalardan, esprilerden (!) değil, bildiğiniz ağız dolusu hakaret.

Onu da buraya yazmayım. Neden yazdım, peki. Güzeltepesporlulara ve de sporcu tüm evlatlarımıza örnek olsun. Sahada hem ciddi hem de insani olmak gerek. Kural kitabında, bu da yazıyor. TFF sitesinde var, okuyabilirsiniz çıktı alabilirsiniz. Hakemliğe de başlayabilirsiniz, İzmir’de kurs zamanı uzatıldı. Hakemler diye genelleme yapmayın dedik. Takım oyunu, ekip işi ama. Herkes tek başına, yalnız aslında. İyi hakemdi, iyi insandır, kuralcıdır, hakkı yenen hakemlerdendir Yalovalı Tugay Kaan Numanoğlu.

Düdüğe vedasından sonra da aynı ciddiyetle, sakalsız bizim tabirle ‘damat gibi’ süper lige çıktığı tertemiz hakem kıyafetiyle, tozluğu bile çekilmiş yukarda, forması şortun içinde. Hakemlik terbiyesi budur. Dışarda nasılsan sahada da öylesindir.

edavi gören lösemili evlatlarımızın yararına turnuvanın, finalinde düdük çaldı. Hakem kardeşlerim Sefa Demir ile Cem Özkır’ı emeği büyük, sağ olsunlar.  Başlama vuruşunu yaptırdı, plaketini de alırken ‘Büyük (!?) maçlarda’ sahada, maçlarda diz çökmeyen Numanoğlu, +1 farklı evladımız Ayşe Nas’ın yanında diz çöktü. Mutlu etti. Tepeden de alabilirdi helal olsun sana Kaan kardeşim. Şekilci değilim, kılık kıyafetçi asla olmadım, değilim, bakışlarından belli. Rol değil, poz değil. Önce insan olmak ve de insan kalabilmek gerek. Sonra nasıl olsa futbolcu da olursunuz hakem de. Herkese, hepinize, sevgi ve saygılarımla…

FOTOĞRAFLAR;

Sefa Demir, Ayşe Nas Çetin, Tugay Kaan Numanoğlu, Cem Özkır

İki başkan Şahverdi Aydemir ile Dr.Raci Köprülü, kuralları merakla dinleyen Güzeltesporlularla

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.