‘O an, o sırada kendi çıktığı, yönettiği, görev yaptığı maça, maçlara oynayanı’ ve de ‘Çıktığı, çıkabildiği grup maçlarına kupon yatıranı’ tespit edince, ispatlayınca asla affetmeyeceksin. Bu gibileri hakemlik değil sadece, hiçbir lisanslı organizasyonda yer alamayacak, spordan men cezası. Buraya kadar anlatabildim mi? Ama bilmem nerenin bilmem adını bile ilk kez duyduğum takımların ligine, maçına ‘beş kuruş, on para’ yatıranı, salın gitsin. Koşmaya devam etsin. Çelişki yaşanıyor, hem de yaman çelişki. Oynayan futbolcu ve kulüp yöneticileri affedildi zira. Neden, niye, niçin? Asıl bir sporcunun, idarecinin kuponla ne işi olur ki, anlamam hiç. Gelecek haftalara bakma, sen kendi maçına bak.
Formanın asaletiyle oynama, asaleti üzerine oynama yeter. Hakem kıyafeti de asildir. Eyyam yapmaya, korkmaya, maçı bir taraftan alıp diğerine vermeye de hakkınız, hakkımız yok. Futbol alt tarafı bir oyun. Bırakın da hak eden çalışan kazansın. ‘Zor maç, kolay maç yoktur’, ‘Büyük takım, küçük takım yoktur’ ve de ‘Maç maçtır’, o kadar, işte bu kadar. Peki özellikle hakemlerin neden oynamasına, kızılır, kıyamet kopar. Karar mekanizmasıdır tamam da. ‘Gözü kulağı sadece maçta olsun, kulağı seyirci de aklı beyni oynadığı maçlarda olmasın’ diye. Dört ayaklı yeleli hayvancağızların koştuğu yarışlar var mesela. Oynayıp maça çıkanları çook gördük, bizzat yaşadık. İnternet yok, maç biter.
Hemen ya da radyoyu açar. Ya da muhabbet ettiği personele sorardı. Hani var ya kaçlıydı o rakam? Maç daha yeni bitmiş, terini silip duşa gireceğine kartları, maç sonucu kontrol edeceği yerde. Pantolonunun cebinden kuponu çıkarıp, ‘Tüh gene yattık’ diyen bile oldu. Ha, maç yönetimine etki etti mi, eyyamcılık korkaklık yaptı mı? Bilemem ki, ispatlayamam ki. Zevkler, renkler diyelim. Futbolcuların her türlü oyun oynayanı var da hakemin niye kasılır?
Hak mağduriyeti cezası bitenler geri döndü de. ‘Her şer de bir hayır vardır, bilemeyiz’ tamam da. Bu sayede çok gence fırsat doğdu. Umarım, üç günde FİFA olanlara benzemezler. Affedersek yine oynarlarsa, diye endişeniz olmasın. Bildiğim kadarıyla 152 hakem var, hepsi aynı mı? Ne durumdalar bilemiyorum. En azından 5’i 10’unu masum olabilir diye düşünüyorum. Yaşları da daha çok genç. Önlerinde uzun yıllar var. Tee yıllar yıllaar önce hakemin yüzüne tüküren bile affedildi. Ah almamak da gerek. Kurunun yanında yaş da yandı gibime geliyor. Gözlemci yok diye biliyorum, asıl onların hiç oynamaması gerek. Bunu yazan, bir dost kimseye de düşman değilim. Yeter ki, biraz empati olsun. Bence vakit tamam, tam zamanı.
Profesyonel ligler, eski adıyla BAL’da böyle de diğer liglerimiz nasıl? Yok ki tahmin, kafamız rahat. Kâğıt parçası, bozuyor işte ispatı. İşin ilginci kadın hakemlerimizden adı karışan hiç görmedim, tebrik ediyorum. Daha akıllılar da ondan. Ampute liglerinde, plaj futbolunda, futsal liginde yok. Şükürler olsun. Asla da olmamalı. Temiz başladı, temiz kalsın. Sadece maçlara konsantrasyon sağlayıp başarıyı yakalıyorlar. Diğer liglere de oynamıyorlar.
İzmirli gururumuz Muhammed Furkan Sağlam, FİFA kokartlı futsal hakemimiz. Daha geçenlerde UEFA Şampiyonlar Ligi ön eleme turunda, Bosna Hersek Cazin’de harika maç çıkardı.
Bizleri temsil etti. Hakem aşağı hakem yukarı da.
Peki bundan haberiniz var mı?
Yine İzmirli Zekeriya Kölsün ile Fırat Acaroğlu başarıyla ampute liglerinde düdük çalıyorlar. Azimle, sabırla, dikkatle. Ülkemizdeki finallerde de adlarını görebilirsiniz, gururumuz oldular. Selahattin Yıldız ile Şehmus Ünverdi, EAFF’da başarıdan başarıya koşuyor.
Frederic Ortiz, Daniel Bowden, Federico Rinaldi, Mario Schmıdt, Mıguel Moreno, Owen Radley, Daniele Caruso ile Agnıeszka Szybınska’nın yer aldığı, önceki gün başlayan 6 gün sürecek İtalya’daki EAFF AMPUTEE FOOTBALL’da düdük çalıyorlar. Ankaralı Selahatttin Yıldız ile Şehmus Ünverdi. Hepinizin başarıları daim olsun gençler. Sadece maçınızla meşgul olun, O an bu an, yarını belki yok. Geçmişte tertemiz futbol oynayan, hiçbir şeye adı karışmayan, sapla samanı karıştırmayan 50-60 yıl önce İzmir’den Galatasaray’a ilk gidenlerimiz. Rahmete kavuşan güzel ve temiz insanlar Erol Kaynak (Altay), Talat Özkarslı (Göztepe), Metin Oktay (İzmirspor) ile Ergun Acuner (İzmirspor) kaptanlarımın mekanları cennet olsun.
Göztepe’den Galatasaray’a giden Bornovalı Bahri Altıntabak ile 13 yıl Metin Oktay (merhum) ile Galatasaray’da yan yana oynayan Altay’ımızın efsanesi Ayhan Elmastaşoğlu, ile Bornova’nın gururu forma giyen, başkanlık yapan Mehmet Ali Pozan kaptanlarıma sağlıklı huzurlu ömür diliyorum. Yaşayanlarımız, melek olup uçup gidenlerimiz tertemiz insanlarımıza selam olsun. Önemli olan böyle yaşayabilmek, veda edebilmek, büyük şeref ve onur. Hakemlerin, sporcuların iyi, temiz ve de ahlaklısına denk getirsin inşallah Yüce Yaratan.
İyi kalabildiysem, ne mutlu bana. Onlar sayesinde, bugünlere gelebildim minnetle şükranla.