DOLAR
46,4453
EURO
53,2787
ALTIN
6.199,22
BIST
14.688,26
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir
Yağmurlu
31°C
İzmir
31°C
Yağmurlu
Cuma Az Bulutlu
30°C
Cumartesi Çok Bulutlu
32°C
Pazar Parçalı Bulutlu
32°C
Pazartesi Açık
33°C

Ege’yi bekleyen sinsi tehlike: “Gizli çölleşme!”

Ege’yi bekleyen sinsi tehlike: “Gizli çölleşme!”
19.06.2026 13:13
A+
A-

Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü kapsamında hayati uyarılarda bulunan Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Tolga Esetlili, Ege Bölgesi’ni tehdit eden sinsi bir tehlikeye dikkat çekti. Çölleşmenin sadece uzak coğrafyalara özgü bir sorun olduğu yanılgısından kurtulunması gerektiğini belirten Prof. Dr. Esetlili, kıyı arazilerindeki tuzlanma, kaçak kuyular ve plansız kentleşme yüzünden Ege topraklarının fark edilmeden, sessizce kaybedildiğini vurguladı.

“Bugün Yaşadığımız Kuraklık, Çok Daha Büyük Sorunların Habercisi”

Akdeniz Havzası’nın iklim değişikliğinden en şiddetli etkilenecek bölgelerin başında geldiğini hatırlatan Prof. Dr. Esetlili, Ege’deki durumun ciddiyetini şu sözlerle aktardı:

“Bölgemizde artan sıcaklıklar, azalan su kaynakları, düzensiz yağışlar ve uzun kurak dönemler, tarımsal üretimimiz için çok ciddi bir risk oluşturuyor. Açıkça söylemek gerekirse; bugün yaşadığımız su stresi ve kuraklık belirtileri, gelecekte karşılaşabileceğimiz çok daha büyük sorunların habercisidir. Toprak verimliliği ve üretim kapasitesi maalesef yavaş yavaş, görünmez bir şekilde yok oluyor.”

Binlerce Yıllık Miras Yanlış Arazi Kullanımıyla Yok Ediliyor

İzmir’in son yıllarda en hızlı büyüyen kentlerden biri olduğunu belirten Esetlili, betonlaşmanın yer altı sularını nasıl kuruttuğunu açıkladı. Plansız kentleşme nedeniyle yağmur suyunun toprakla buluşamadığını ifade eden Prof. Dr. Esetlili, sorunun boyutunun tarımsal olmaktan çıkıp milli bir krize dönüştüğünü şu çarpıcı tespitle özetledi:

Binlerce Yıllık Kayıp: Bir toprağın oluşması yüzlerce, hatta binlerce yıl alırken; yanlış kullanım nedeniyle bu paha biçilmez kaynak çok kısa sürede yok olabiliyor.

Ulusal Güvenlik Meselesi: Toprak koruma, yalnızca tarımsal bir faaliyet değil, aynı zamanda doğrudan bir ulusal güvenlik meselesidir.

En Sinsi Tehdit: Kaçak Kuyular Deniz Suyunu Toprağa Karıştırıyor!

Bölgedeki en büyük yaralardan birinin bilinçsiz yer altı suyu tüketimi olduğunu belirten Prof. Dr. Esetlili, “Gizli Çölleşme” olarak tanımladığı tehlikeyi şu sözlerle deşifre etti:

“Ege kıyılarında özellikle kaçak kuyular vasıtasıyla yapılan aşırı yeraltı suyu çekimi, deniz suyu girişimine yol açıyor. Deniz suyu yer altına sızınca topraklar tuzlanıyor; bitki gelişimi güçleşiyor ve zamanla üretim tamamen imkansız hale geliyor. Bu süreç çok yavaş ilerlediği için maalesef kamuoyunun gözünden kaçıyor.”

“Ege Üniversitesi Olarak Sahadayız”

Üniversitelerin toplumsal krizlerde çözüm merkezi olması gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Esetlili, Ege Üniversitesi olarak sadece sorun tespit etmediklerini, sahada aktif olarak çalıştıklarını belirtti. Yerel yönetimler ve üreticilerle omuz omuza verdiklerini ifade eden Esetlili; sürdürülebilir arazi yönetimi, su verimliliği, hassas tarım ve iklim değişikliğine uyum stratejileri üzerine önemli projeler yürütmeye devam ettiklerini müjdeledi.

Gençlere Tarihi Çağrı: “Bir Ülkenin Geleceği Toprağı Kadar Güçlüdür”

Açıklamasının sonunda genç nesle tarihi bir çağrıda bulunan Prof. Dr. Mustafa Tolga Esetlili, çevre bilincinin hayati önemini şu güçlü mesajla noktaladı:

“Toprak, sadece üzerinde yürüdüğümüz bir yüzey değildir; gıdamızı, suyumuzu ve yaşamımızı destekleyen stratejik bir doğal kaynaktır. Çölleşme, toprağın sessizce kaybedilmesidir. Şunu asla unutmamalıyız: Bir ülkenin geleceği, sahip olduğu verimli topraklar ve su kaynakları kadar güçlüdür.”

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.