
Burun estetiği (rinoplasti) yaptırmayı düşünenlerin en çok merak ettiği sorulara Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Sinan Uluyol yanıt verdi. Ameliyat yaşı, iyileşme süreci, kalın ciltli hastalarda sonuçlar, burun ucu düşmesi ve doğru hekim seçimi gibi pek çok başlıkta önemli uyarılarda bulunan Uluyol, estetik kadar sağlıklı nefes almanın da hedeflenmesi gerektiğini vurguladı.
Özel ENTO Cerrahi Tıp Merkezi’nde görev yapan Op. Dr. Uluyol, rinoplasti için en önemli kriterin kemik ve yüz gelişiminin tamamlanması olduğunu belirterek, “Bu operasyon için yasal ve tıbbi olarak kabul edilen sınır 18 yaştır” dedi.
Ameliyat sonrası göz çevresinde renk değişiklikleri, şişlik understanding ve morlukların ilk günlerde normal olduğunu ifade eden Uluyol, buz uygulaması, uygun ilaç tedavisi ve başın yüksekte tutulmasının iyileşme sürecini hızlandırdığını söyledi. İlk haftanın sonunda sarı renkli hafif izlerin kalabildiğini, bunların da kısa sürede kaybolduğunu aktardı.
Burun estetiğinin sanıldığı kadar ağrılı bir operasyon olmadığını belirten Uluyol, minimal doku hasarıyla yapılan ameliyatlarda ağrının oldukça az hissedildiğini dile getirdi.
Kalın cilt yapısına sahip kişilerde burun ucunun inceltilmesinin daha zor olduğunu ve ameliyat sonrası şişliğin daha uzun sürebildiğini söyleyen Uluyol, buna karşın uzun vadede başarılı sonuçlar elde edilebildiğini vurguladı:
“Gerçek sonuçlar bir – bir buçuk yıl içinde ortaya çıkar. Kalın ciltli hastalar sabırlı olursa son derece iyi sonuçlar alınabilir.”
Burun ucunun zamanla yaşa bağlı olarak aşağıya doğru yer değiştirebildiğini belirten Uluyol, doğru teknik ve güçlü destek dokularıyla bunun önlenebileceğini söyledi. Bu nedenle hekim seçiminin büyük önem taşıdığını ifade etti.
Her burnun kendine özgü bir yapısı olduğunu belirten Uluyol, hastaların beğendikleri burun örneklerini gösterebileceğini ancak sonucun yüzle uyumlu olması gerektiğini söyledi. Ameliyat düşünen kişilere en az iki farklı cerrahi ekiple görüşme önerisinde bulundu.
Rinoplastide hedefin yalnızca şekil vermek olmadığını belirten Uluyol, aynı operasyon sırasında nefes problemlerinin, deviasyonun, burun eti büyümesinin, polip ve sinüzit gibi sorunların da giderilebildiğini kaydetti.
Hastaların sıkça sorduğu “açık mı kapalı mı?” sorusuna da değinen Uluyol, teknikten çok cerrahi ekibin deneyiminin önemli olduğunu vurguladı.
Kıkırdak eğriliği olan ve ileride burun estetiği düşünen kişilere önemli bir uyarıda bulunan Uluyol, “Önceden yapılan septoplasti, rinoplasti için gerekli kıkırdak dokunun azalmasına neden olabilir. Bu durumda kulak ya da kaburgadan kıkırdak almak gerekebilir” dedi.
Uzmanlara göre rinoplastide başarı; doğru hasta, doğru zaman ve deneyimli cerrahi ekiple mümkün oluyor.