Yüce Rabbim ne günlere kaldık.
Ahir zaman alameti bunlar.
Ayaklar baş, başlar ayak oldu.
Daha neler göreceğiz.
İnanamadım, doğruymuş meğer.
Bu satırlarına yazanına, yazarına ‘Sana niye görev vermiyorlar, bu işleri düzeltecek güvenilir adamsın, TFF’ye, MHK’ye, İHK’ye, TFFHGD’ye girmesi gereken bir şahsiyetsin’ diyorlar, yıllardır.
Kendimi, şahsımı uygun görmüyorum.
O kadar değerli, benden daha çok hak eden insan evladı içinden.
Estağfurullah diyorum, utanıyorum.
Sağ olsunlar.
Layık gördüğü gördükleri için de Allah razı olsun.
Kendim için, egoya rağmen ben böyle düşünürken.
Cürete bakar mısınız ?
İnanılır gibi değil.
Hani maçı kaybettiklerinde tüm suçu hakemlere yükleyen bir kulüp başkanı vardı.
Utanmadan, sıkılmadan stat görevlisine talimat verip ‘Odayı kilitle, yedeğini de kimseye verme’ demişti.
Onlarca emniyete, güvenliğe rağmen.
Saatlerce hakemler odadan çıkamadı, mahsur kaldı.
İşte bu başkan işi daha da büyüttü,
TFF’ye başkanlığını açıkladı.
Bir hata yaptı üzüldü herhalde, demokrasi bunu gerektirir filan demeyin darılırım.
Ne işi var ki TFF’de ?
Cürete bakın.
Oldu olacak.
VAR’a yabancı hakemler geldi.
Takım kadroları da yabancılarla doldu, taşıyor.
Teknik adamlar da öyle.
Seyirciler de yabancı olsun.
Kısaca.
Hakemleri hapseden TFF başkanlığına talip.
Hakemi yumruklayan da MHK’ye başkan olsun.
Yakışır (!), yazıklar olsun…
Metin AYDINOĞLU / aydinoglumetin@hotmail.com