Son günlerin medyadaki tartışması.
Özgür Özer, Cumhurbaşkanına gidecekmiş.
Vay efendim nasıl gider? Diyenlerle,
Çok güzel , Ülkede yumuşama olur, siyasetteki bu hal millete yansır. Diyenler.
Karpuz gibi ikiye ayrılmışlar.
Diyalog her zaman iyidir. Savaşma, diplomasiyi kullan. Yumuşak gücün kuvvetli olsun.
Kazanan sen olursun mantığı bana göre doğru.
Artık ülkemiz çekişmeden, sert dilden yoruldu. Geleceğimiz için iktidar muhalefet özlenen karşılıklı ilişki içinde olsun diyenlere bende katılıyorum.
En azından hayati ve Milli konularda dışa taş gibi birlikte durmak ülkemize kazanç olur.
Özgür Özel kendi partisi için de, Türkiye’miz için de, iyi bir taktik değişikliğine gidiyor.
Gerginlik, seçilmişi küçük görmek ona tavır koymak niye ki?
Devlete saygı esastır. Devletimizi de temsil eden halkın çoğunluk oyu ile (hem de yarısından fazlasının)seçilen Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan değil mi?
O zaman sende seçimle vatandaştan kabul görüp oy aldığında seni de tanımazlarsa bunu kabul edecek misiniz?
Hem demokraside esas; çoğunluğun kararına saygılı olmak değil mi?
Bazı CHP’li partilileri kızıyorlar. (Sosyal medyada)
Biz sana “git saraya cumhurbaşkanına, AK Parti genel başkanına mı diye oy verdik”
Şimdiye kadar kabul etmediklerimizi yaptılar. Hep onu kınadık yaptıklarını reddettik. Niye? şimdi gidip politika değiştirip yumuşuyorsun gibi sözlerle genel başkanlarını kınıyorlar.
Kurdukları yalan dünyalarıyla, yarattıkları algılarla işleri siyasette, yerel seçimlerde başarıya taşıdılar ya. Hep bunun devam etmesini isteyen CHP’li hiç de azımsanmayacak kadar çoğunlukta.
Fakat genel başkanları ise sertlik politikasını bırakalım. Sayın Cumhurbaşkanıyla diyaloğu yumuşatayım diye düşünen sayın Özel.
Ufukta görünen dış sıkıntılara karşı alınan kararlarda ve baharla gelecek sınır dışı operasyonlarda bizde varız, artık iktidarı destekleyeceğiz diye ön almak istiyor gibi.
Burada birinci düşüncesi doğru.
Selefi Kılıçdaroğlu’nun
“Bize kim saldıracak?”
Söylemi ve tutumundan vazgeçiyor mu bakalım anlayacağız.
Her zaman yalan ve algı ile artık gidemeyiz bu konuda yolun sonu geldi diye düşünüyor olabilir.
Hani denir ya.. “yalancının mumu yatsıya kadar yanarmış” misali .
Anladığımız yatsı vakti geldi mi?
Fakat CHP için asıl tehlike, onları destekleyen DEM Parti, burada ne yapacak?
Daha ilk günlerde rengini aslına döndüren DEM Partisi.
Van, Mardin ve Diyarbakır belediyelerinde ki şovları. Atatürk’e; Recep Tayyip Erdoğan’a, Bayrağımıza ve istiklal marşımıza yaptıkları kabul edilemez hakaretleri, nereye koyacaklar?
Kamuoyu ve Atatürkçü, milliyetçi vatansever üyeleri bu işlere nasıl bakıyorlar?
Bu hakaretleri içlerine sindirip Türkiye’mizin bağımsızlığı ve özgürlüğünden yana DEM Partili ile “ kent uzlaşısı “ yaptıkları ortaklarına nasıl tepki verecekler?
PKK ile onların bağı yok, legal siyasi parti onlar. TBMM’deler. Halkın oyu ile geldiler deyip hala savunmaya devam edecekler mi?
Yoksa madalyon iki yüzlü. Biri değişim diğeri bildiğiniz CHP mi denilecek?
Bakalım filmin sonu nasıl bitecek?
Gerçi fragmandan sonu belli olan film ama yine de belli mi olur siyaset bu .
Bekleyelim görelim.
Sayın vekilim çok teşekkür ediyorum güzel bir açılım inşaallah öylede olur