Geçenlerde bir cenaze dolayısıyla Şeker evleri Mezarlığına gittik
Cenaze defnedildikten sonra mezarlığın küçük meydanlığında biraz bekleşirken ister istemez meydana bakan mezar taşları gözümüze ilişti
Bir tanesi çok dikkatimizi çekti
Çekti çünkü bu mezar geçmiş dönemlerde Uşak Belediye Başkanlığı yapmış birisine aitti.
Mezar taşında Hakkı Yağcı yazıyordu.
Mezarlığın onun belediye başkanlığı döneminde tesis edildiği yazıyordu.
O an çok duygulandım
Hatırıma ilk olarak
Vefat etmeden önce
Makamınız
Sıfatınız
Zenginliğiniz
Ne olursa olsun mezarda size ayrılan yerin herkesle aynı olduğunu düşündüm
Hakkı Yağcı’yı tanımıyordum.
Efsane başkan lakabını
Ve sevilen birisi olduğunu duymuştum.
Hatırımda ikinci olarak
Gazetecilik mesleğimizden dolayı Uşak’ta belediye Başkanlığı yapmış Erhan Akçay, Ali Erdoğan, Mesut Apaydın, Nurullah Cahan ve Mehmet Çakın ile olan bazı hatıralar anlık olarak zihnimde canlandı
Yaşam ve akıbet arasında ki derin uçurum kalbimi titretti
Hakkı Yağcı Uşak’ta şu ana kadar en uzun belediye Başkanlığı yapmış birisi
1955- 1960 ve 1963- 1973 yılları belediye başkanlığını yürütmüş
1960 ihtilalinde Yassı adaya gitmiş
Uşak Belediye Başkanı Mehmet Çakın tarafından geçenlerde yıkılan Ulu Camiinin karşısındaki Belediye Binası Rahmetli Hakkı Yağcı döneminde inşa edilmiş.
Hayat o kadar garip ki
Sizin için
Sizin yaşadığınız o dönem için çok değerli olan bir şeyler gün geliyor yeni dönemdeki insanlar için bir anlam ifade etmiyor
Bu da gayet normal ama ibretlik bir durum
Hakkı Yağcı Uşak Belediye Binasının temelini O dönemin Başbakanı Merhum Adnan Menderes’e attırmış.
Ve bundan daha önemlisi de bir kağıda Rahmetli Adnan Menderes’e imza attırmış. Sonra Aynı Kağıda Uşak Belediye Başkanı Olarak kendisi de imza atmış ve bu kağıdı bir şişeye koyup belediye Binası temeline koymuşlar
Ve o imzaların olduğu şişe o temelde kalmış.(Hakkı Yağcı’nın kendi ifadeleri)
Düşündüm de
Eski bina yıkıldı.
O şişe ve içerisinde ki iki imzalı kağıt acaba ne oldu?
O şişe bulunsa mıydı?
Yoksa hiçbir anlamı yok muydu?
Hayat ne kadar enteresan
Bizim anladığımız kesin olan hakikat şu
Hiçbir şey daima aynı şekilde sürüp gitmiyor.
Sürüp gitmeyecek
Unutulacak
Unutulacağız
Gün geliyor her şey önemini kaybediyor
Şeker evleri mezarlığında üçüncü olarak da hatırıma gelen şey şu oldu
Herkes kendine düşen dönemde
İşi her neyse
Fani olduğunu bilerek etik olarak en doğrusunu yapmalı
Güzel bir hatıra insanı duygulandırıyor