1999 yılında bir yıl Uşak belediyesinde basın danışmanlığı yapmıştım.
Yani 23 yıl önce.
O günlerde basında belediye hakkında çıkan olumlu olumsuz her yazıyı kıymetli görürdük.
Bir şekilde de muhataplarla diyalog içerisinde olmaya çalışırdık.
Geçen 23 yıl içerisinde Uşak olarak;
Demokratik yönden,
Etik olarak,
Sorumluluk hissi olarak o kadar geriye düştüğümüzü görüyorum ki şaşmamak ve üzülmemek mümkün değil.
Her şey ilerlerken,
Bu geriye gidişin sebepleri neler acaba?
Bundan önceki yazımızda AK Parti Uşak Milletvekili İsmail Güneş beye hassasiyetleri için teşekkür ettik.
Uşak Belediye Başkanı Mehmet Çakın beyin sorumluluğunda olan bir konuda ısrarla sessiz kalması sebebiyle AK Parti yönetimindekilerin şaibe altında kalabileceklerini söylemiştik.
Bu yazımız üzerine
İsmail bey de Uşak Belediye Başkanına konuyu sorduğunu ve verdiği cevabı bize aktarmış ve biz de aynen yayınlamıştık.
AK Parti Uşak Milletvekili İsmail Güneş beyin açıklaması noktası virgülüne kadar aynen şöyleydi;
“Ragıp bey hayırlı sabahlar
Belediye hurda borularını belediye başkanımıza sorduk. Satılma yok dedi. Belediyenin ihtiyaç duyduğu alanlarda kullanıldığını, geri kalanın depolanma alanında olduğunu. Buradan boru alımları sırasında boruların dağıldığını ve alanda daha dağınık olarak durduğunu ifade etti.”
Ne kadar garip değil mi?
Uşak Belediye Başkanı sorumluluğunu bir milletvekiline taşıttırıyor
Bu hadiseyi.
Nasıl yorumlarsanız yorumlayın?
Hepsi facia
Ama ne yaparsanız ki maalesef bunun bir facia olduğunu anlamak istemeyen, sorumluluk duyguları hangi derinliklerde boğulmuş kalmış bilemediğimiz bir belediye başkanıyla karşı karşıyayız.
Karanlık noktalar var ama nerede ve kaç tane şimdilik bilmiyoruz
Hassasiyetine teşekkür ettiğimiz AK Parti Uşak Milletvekilimiz İsmail Güneş beyin açıklamasından sonra boruların konulduğu TOKİ konutlarının yanında ki belediyenin o deposuna gittim.
Bahse konu boruları orada göremedim.
Bakın yok demiyorum. Göremedim diyorum.
Bu sebeple,
Uşak belediye Başkanımız Mehmet Çakın beye somut ve ön yargısız bir teklif yapmak istiyorum.
İster bizi de çağırın, beraber gidelim.
İsterseniz o depoya yalnız gidin. Bizi çağırırsanız kayda gerek yok. Bizi çağırmaz iseniz depo alanındaki gezintinizi kayda alın.
Söyleyeceklerinizi söyleyin.
Hep beraber izleyelim.
Olmaz mı?
Olmaz ise sebebini söyleyin.
Ne dersiniz?