DOLAR
43,7390
EURO
51,9156
ALTIN
7.008,00
BIST
14.180,48
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir
Yağmurlu
16°C
İzmir
16°C
Yağmurlu
Cuma Hafif Yağmurlu
16°C
Cumartesi Az Bulutlu
19°C
Pazar Az Bulutlu
22°C
Pazartesi Hafif Yağmurlu
17°C

Anne diyebilmek ne büyük şansmış meğer

10.05.2025 22:55
A+
A-

Bugün Anneler Günü.

Çiçekçiler dolu, hediyeler, kartlar, süslü sözler havada uçuşuyor. Ama bazı evlerde sessizlik var. Çünkü o evlerde artık “Anne” diye seslenilecek biri yok.

Ben de o evlerden birindeyim artık.

Ama ne zaman gözümü kapasam, annemin sesi kulağımda…

Ve gözümün önünde o kahvaltı sofrası.

Biz yedi kardeştik. Annem, babam, biz… tam dokuz kişiydik aynı sofrada.

Yoksulduk evet… ama eksik değildik.

Zeytin sayarak, çayı bölüşerek, ekmeği son lokmasına kadar sakınarak büyüdük.

Bir peynir tabağı sofraya konduğunda, ablam hemen:

“Katık edin! Herkese yetsin!”

O sözü hiç unutmam.

Katık etmeyi bilirdik biz.

Yani azı idareli yemeyi, paylaşmayı, başkasını düşünmeyi…

Bugün o sofralar kaldı mı, bilmiyorum.

Ama o sofraların üzerine sinmiş bir sevgi, bir terbiye vardı ki, parayla alınmaz.

Annem yok demez bulurdu.

Bir dilim ekmeği dokuz parçaya böler, bize önce doymayı değil, kanaati öğretirdi.

Ne zaman bir şeyin azı olsa, “Hepimize yeter,” derdi.

Ve gerçekten de yetiyordu.

Çünkü o sofrada yokluk değil, annemin kalbi vardı.

Annemin elleri nasırlıydı.

Ama o eller, en çok da şefkati dokunurdu üzerimize.

Bize sevgiyi anlatmazdı, yaşatırdı.

Şimdi o ellerin yerini, mezar taşının soğukluğu aldı.

Ama hâlâ içimde bir yerlerde sıcacık duruyor…

Ve bir de şehit anneleri geliyor aklıma bugün.

Evladını toprağa emanet etmiş her sabah onun ismiyle uyanan anneler…

O annelerin yüreği hep açık bir yara gibi.

Gururla taşır evladının adını, ama geceleri o fotoğrafla sessizce konuşur.

Onlar için de bugün kolay değil… hiç olmadı.

Bak kardeşim, eğer annen hâlâ yaşıyorsa, bir kahvaltı sofrasında onunla oturabiliyorsan…

Ne büyük şansın var, bir bilsen.

Bir bardak çay koy ona, bir yumurta kır.

Yanına otur, onu ne kadar çok sevdiğini her zaman ve her yerde belli et söyle çekinme.

Çünkü bir gün o sessizlik gelip seni de buluyor.

Ve işte o zaman anlıyorsun:

Anne dediğin, dünyanın en kıymetli varlığıymış.

Bugün Anneler Günü.

Ama aslında her gün onların günü olmalıydı.

Çünkü onlar sadece doğurmaz, büyütür, sabreder, affeder, bekler…

Ve sonra sessizce çekip gider.

Ama sevgileri…

İşte o, biz gidene kadar bizimle kalır.

Mekanları cennet olsun…

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.