
Su tüketimiyle ilgili toplumda yaygın olarak bilinen bazı kalıpların her birey için geçerli olmadığına dikkat çekiliyor. Medicana Sağlık Grubu Nefroloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Sinan Erten, sağlıklı bireyler için susama hissinin en önemli rehber olduğunu belirterek, “Günlük su tüketimi konusunda gereksiz endişeye gerek yok” dedi.
Su, yaşamın temel kaynakları arasında yer alırken, “günde 2-3 litre su içilmeli” gibi genel önerilerin herkes için uygun olmayabileceği vurgulanıyor. Medicana International İzmir Hastanesi Nefroloji Uzmanı Uzm. Dr. Sinan Erten, günlük su ihtiyacının kişiden kişiye değiştiğini belirterek, “Yaş, vücut kitle endeksi, iklim ve egzersiz düzeyi gibi faktörler su ihtiyacını etkiler. Bu nedenle sabit bir miktar önermek doğru değildir” ifadelerini kullandı.
Günlük su tüketimiyle ilgili kafa karışıklığına değinen Erten, “Genel bir alt sınır olarak 500 cc yani yarım litre su tüketimi düşünülebilir. Bunun yanı sıra besinlerden yaklaşık 800 cc, vücuttaki metabolik süreçlerden ise 300 cc civarında su elde edilir” dedi.
Vücudun su dengesini düzenleyen iki temel yapının böbrekler ve hipofiz bezi olduğunu belirten Erten, “Böbrekler fazla suyu idrarla atar, az su alındığında ise tutar. Hipofiz bezi ise susama hissini düzenleyerek dengeyi sağlar. Bu nedenle sağlıklı bireylerin ‘az mı içtim, çok mu içtim’ kaygısı taşımasına gerek yok” diye konuştu.
Yaş ilerledikçe susama hissinin zayıflayabileceğini de ifade eden Erten, 50 yaşından sonra böbrek fonksiyonlarında her 10 yılda yaklaşık yüzde 10 azalma görüldüğünü söyledi.
Su tüketiminin artırılmasının genelde zararsız olduğunu belirten Erten, bazı durumlarda dikkatli olunması gerektiğini vurguladı. Özellikle yaşlı bireylerde bazı ilaçlarla birlikte aşırı su tüketiminin hiponatremiye (sodyum düşüklüğü) yol açabileceğini belirten Erten, bu durumun ciddi nörolojik sorunlara neden olabileceğini söyledi.
Böbrek ve kalp hastalarında ise temel kısıtlamanın su değil, tuz olduğunu ifade eden Erten, “Tuz tüketimi arttıkça susama artar ve bu da fazla su tüketimine yol açarak kalp yetmezliğini tetikleyebilir” dedi.
Gece yatmadan önce su içmenin böbreklere ek bir faydası olmadığını dile getiren Erten, bunun uykunun bölünmesine neden olabileceğini söyledi.
Yaz aylarında terlemeye bağlı sıvı kaybının arttığını hatırlatan Erten, “Bu dönemde susadıkça su içmek önemlidir. Ancak uzun süreli ve yoğun egzersizlerde sadece su tüketmek yeterli olmayabilir, elektrolit dengesi de gözetilmelidir” dedi.
İdrar renginin su ihtiyacına dair fikir verebileceğini ancak tek başına kesin bir ölçüt olmadığını belirten Erten, “Koyu sarı renk sıvı ihtiyacını işaret edebilir. Ancak genel kural olarak sağlıklı bireyler susadıkça su içmelidir” ifadelerini kullandı.
Uzmanlar, kronik hastalığı bulunan bireylerin ise su tüketimi konusunda mutlaka doktorlarına danışmaları gerektiğini hatırlatıyor.