
AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya, sosyal medya hesaplarından paylaştığı bir video ile İzmir’in su altyapısı ve İZSU’nun bütçe yönetimi hakkındaki iddiaları gündeme taşıdı. İZSU Genel Müdürlüğü’nün “Musluklarınızdan akan suyu gönül rahatlığıyla içebilirsiniz” yönündeki açıklamalarını eleştiren Kaya, İzmirli vatandaşların musluk suyunu içmek bir yana, çay demlerken bile tereddüt ettiğini ileri sürdü.
Su ve kanalizasyon hizmetlerinin bir şehrin vitrini değil, “hayat damarı” olduğunu belirten Mahmut Atilla Kaya, konunun algı yönetimiyle çözülemeyeceğini ifade etti. Kaya, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Bu iş sloganla, algıyla, ‘Merak etmeyin’ açıklamalarıyla yönetilmez. Bilim, planlama ve ciddiyet ister ama ne yazık ki bugün İzmir’de gerçek tablo çok ağır. Şehrin altyapısı eski, şebeke yorgun, kayıp-kaçak oranı ise ürkütücü seviyede.”
İzmir’deki su kayıp-kaçak oranlarına dikkat çeken Kaya, kaynaktan çıkan suyun %32’sinin vatandaşa ulaşmadan yer altında kaybolduğunu iddia etti. Bu durumun ciddi bir ekonomik zarara yol açtığını belirten AK Partili vekil, tablonun mali boyutunu şu sözlerle açıkladı:
“Düşün edin, İzmir’deki suyun yüzde 32’si yer altında kayboluyor. Yani her 3 bardak suyun biri musluğa ulaşmadan yok oluyor. Bunun ekonomik karşılığı ise son 6 yılda yaklaşık 7,5 milyar liralık içme suyu kaybı demektir. Üstelik bu zarar dönüp dolaşıp su faturaları yoluyla vatandaşın sırtına yükleniyor; faturalar kabarıyor ama sorun çözülmüyor.”
Kentin kanalizasyon ve arıtma tesislerinin de çağın gerisinde kaldığını savunan Kaya, 2026 yılı itibarıyla İzmir’de olması gereken yağmur suyu ayrıştırma kanalı uzunluğunun 5 bin kilometre olduğunu, ancak mevcut uzunluğun sadece 850 kilometrede kaldığını iddia etti.
İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZSU’ya yönelik eleştirilerini sürdüren Mahmut Atilla Kaya, kentte propaganda yerine kalıcı çözümler üretilmesi gerektiğini belirterek çağrısını şu sözlerle tamamladı:
“Kısacası İzmir’in musluk suyu içilebilir propagandasına değil; gerçekçi, bilimsel ve uzun vadeli bir altyapı devrimine ihtiyacı var. Çünkü vatandaş artık kuru açıklama değil, musluğunu güvenle açabileceği bir şehir istiyor.”