
Eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, halefi Cemil Tugay’ın hazırlattığı iç denetim raporları sonrası yaşanan tutuklamalara zehir zemberek bir açıklamayla tepki gösterdi. Soyer, Tugay’ı “Türkiye ve CHP tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir muhbirlik hikayesi” yazmakla suçladı.
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin önceki dönem bürokratlarından Güven Eken, Heval Savaş Kaya ve Hüseyin Şimşek’in “güveni kötüye kullanmak” suçlamasıyla tutuklanması, İzmir siyasetinde fitili ateşledi. Cezaevinden sert bir mektup kaleme alan Tunç Soyer, bu tutuklamaların arkasında bizzat Başkan Cemil Tugay’ın hazırlattığı ve savcılığa sunduğu “eksik beyanlı” iç denetim raporlarının olduğunu öne sürdü.
Soyer, kendi döneminde kurulan 5 büyük fabrikayı (Şaşal Su, Bayındır Süt, İzDönüşüm, Ödemiş Et ve İzbeton Kent Mobilyaları) Atatürk’ün “Her fabrika bir kaledir” sözüne atıfta bulunarak savundu. Tugay’ın bu tesisleri yıpratmak istediğini belirten Soyer, özellikle Şaşal Su Fabrikası ve Bayındır Süt Fabrikası üzerinden kurulan iddiaların asılsız olduğunu, Sayıştay’ın dahi bulamadığı kusurların “zorlama raporlarla” suç unsuru haline getirildiğini ifade etti.
Açıklamanın en dikkat çekici kısımlarından biri de İzbeton tarafından geçmişte yaptırılan bir anketle ilgili oldu. Soyer, Cemil Tugay’ın adaylığı öncesi yapılan ankette sadece %1,9 oranında destek alarak sonuncu çıkmasının, bugünkü “husumetin” temel sebeplerinden biri olabileceğini ima etti. Soyer’e göre; hukuki süreçler değil, kişisel kırgınlıklar üzerinden bir tasfiye süreci yürütülüyor.
Cemil Tugay’ın yönetim anlayışını ve projelerini de eleştiri yağmuruna tutan Soyer, şu ifadeleri kullandı:
“Geçmiş dönemi karalamakla, Kordon’a duvar örmekle, deniz taksi beklemekle o makama oturulmuyor. Üstelik 2 yıl geçti bile ve malum kum saati akmaya devam ediyor.”
Soyer, açıklamasının sonunda CHP Genel Başkanı ve parti yönetimine seslenerek, İzmir’deki bu “kontrolsüz ve dengesiz gücün” dizginlenmesi gerektiğini belirtti. Kendisinin ve çalışma arkadaşlarının elbet aklanacağını vurgulayan Soyer, İzmir halkının “Gönül Makamı”ndan kendilerini indirmeyeceğini dile getirdi.