DOLAR
43,2796
EURO
50,2391
ALTIN
6.413,09
BIST
12.456,69
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir
Parçalı Bulutlu
15°C
İzmir
15°C
Parçalı Bulutlu
Cuma Az Bulutlu
15°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
11°C
Pazar Açık
9°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
9°C

Tuğrul Yemişçi

AK Parti İzmir 23. Dönem Milletvekili

    Siyasi nezaket; Dürüst siyasetçi!

    14.01.2026 20:38
    A+
    A-

    Siyasi partilerin amacı, ilan ettiği ve benimsediği ideoloji ile ülke yönetmeye talip olmaktır.

    Bu işlem, Demokrasilerde yasal kurulmuş Siyasi Partiler ve halkın oylarıyla gerçekleşir.

    Oyunu kullanacak olan seçmen, partilerin verdikleri sözler, yapacakları projeler ile o partinin tüzük, ilke ve ideolojisine göre tercihte bulunurlar.

    Seçimlerin tüm güvenliği ise YSK yetkisiyle ve kolluk kuvvetlerince alınır.

    Ne mutlu ki,

    Ülkemiz Türkiye’de çok partili siyasi hayatın başlamasından sonra, ancak ikinci seçim döneminden (1950) başlamak üzere, tamamen yasalara uygun şaibesiz ve şeffaf seçim yapabilme olgunluğunu yaşamaktayız.

    Şimdi değineceğim konu ise seçtiğimiz temsilci ve siyasi partilerimizin seçimler sonrasındaki uygulamaları ve çalışmalarıyla ilgilidir.

    Ülkemizin yönetimi için yapılan seçimlerde, (genel milletvekili seçimi) kazanan siyasi parti, ülkeyi yönetmeye, diğerleri ise muhalefet görevine, halkın oylarıyla getirilmiş oluyor.

    Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçişimizden sonra ise halk olarak ülkemizi yönetecek Cumhurbaşkanımızı direk olarak seçiyoruz.

    Hükümeti, Cumhurbaşkanı kendi iradesiyle tespit ediyor.

    (Milletvekili olma şartına bakılmaksızın bakan atayabiliyor)

    TBMM eski sistemde ise; meclis içinden bir Cumhurbaşkanı seçiyordu.

    Siyasi nezaket ve siyasetçi etiği.

    Uzun süredir TBMM genel kurul çalışmaları Meclis TV’den canlı olarak yayınlanmaktadır.

    Bu sayede merak edip seyreden vatandaşlar da kendi oylarıyla seçtiği vekillerinin, genel kurul oturumu safhasını görüp ona göre bilgilenmiş oluyor.

    En önemlisi de seçimindeki isabetin derecesini kendi vicdanında tartma fırsatı buluyor.

    Tüm Dünya Parlamentolarında yapılan oturumlarda gergin geçen anlar doğal olarak olabiliyor.

    Siyasi partiler kendi inandıkları ideoloji ve programlarına daha yakın yasalar çıkmasında ısrar ederek, onun mücadelesini veriyorlar.

    Ancak bu çalışmalardaki gerginliklerin halka kötü örnek olarak yansımayacak olgunluk ve nezakette olması gerekiyor.

    Sonucunda da bana göre; Parlamentonun ve siyasetçinin değeri ortaya çıkıyor.

    Bunların özünde de milletin vekilinin kalibresinin, liyakat ve zarafetinin toplamındaki değerler bunu sağlıyor.

    Devamlı partisini değiştirenler, Kürsü dokunulmazlığı var diyerek hakarete varan sözler sarf edenler, konuşmacının sözünü kesenler, kürsüye yürüyenler, sıra kapaklarına vurarak (elektronik cihazlar bozuluyor) halkın meclisindeki malına zarar verenler. Tekme tokat kavga edenler.

    Bu görüntüler hiç hoş olmuyor.

    Siyasetin ve siyasetçinin itibarını düşürmeye alet oluyorlar.

    Siyasetçinin itibarını onurunu sarsan olaylara, bireysel yaşamıyla da kötü görüntü verenler de var.

    Dokunulmazlık arkasına sığınan sorumsuzlar var.

    Yüzlerce adli dosya TBMM başkanlığında bu işlerle ilgili duruyor.

    Merkezi idare böyle de yerel yönetimler çok mu düzgün?

    Bu konu ile hiçbir şey yazmama gerek yok.

    Son aylarda Adaletin kovuşturma ve incelemesiyle ortaya dökülen pisliklerin kokusu yeter de artar bile…

    Türkiye eski dönemlerde az da olsa bazı yolsuzluk ve hırsızlıklar gördü.

    Ceza alan Bakan, Belediye Başkanı, milletvekilleri ve siyasetçiler oldu.

    Hatta, siyasetten atıldığına da şahit olduk.

    Fakat son üç beş yıla sığmış hırsızlık, rezalet, çürümüşlük ve kokuşmuşluğu ilk olarak yaşıyoruz. Son yapılan kamuoyu yoklamalarına göre halkımızın büyük çoğunluğunun (yüzde 70) oranında ölçülmüş.

    Bu oranın, İleride temiz siyaset ve siyasetçiler göreceğimizin teminatı olduğuna inanıyorum.

    “Hakimiyet kayıtsız şartsız milletin” olduğuna göre;

    Bu çürümüşlüğü, başta TÜRK ADALETİNİN sonra da TÜRK milletimin düzelteceğine de inancım tamdır

    Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.