DOLAR
43,3545
EURO
50,9185
ALTIN
6.864,65
BIST
12.976,30
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir
Yağmurlu
14°C
İzmir
14°C
Yağmurlu
Cuma Hafif Yağmurlu
15°C
Cumartesi Az Bulutlu
17°C
Pazar Çok Bulutlu
18°C
Pazartesi Az Bulutlu
17°C

Sıcacık yerde, TV’den maç izlemesi çok kolay

19.01.2026 14:06
A+
A-

Pazar günü evden burnumu dahi çıkarmadım. Dinlendim, bizim de hakkımız. Koyunderespor – Helvacıspor maçına gidecektim. Cevdet Çapar ile Mehmet Ateş hocalarımı da görmeye. İçimden bir ses otur oturduğun yerde dedi, uydum iç sesime. TRTSpor’dan canlı yayınları izledim. 1986 sezonunda Samsun’un süper lige yükselen son hakem idi Nuri Doğan. 39 yıl sonra yükselmeyi başaran Erdem Mertoğlu, hakkını veriyor. Öyle ‘O bölgeden çıkarmış olmak için süper lige alınan bir hakem değil’. Canı gönlünden kurtlarım. Liyakatli, hakkıyla, alın teriyle. Çıktığından beri takip ediyorum. Güzel maçlar çıkarıyor. Sessiz sedasız, futbolu biliyor, hakemliğe de yatkın. Yaş, koşullar, koşular, yönetmelikler, uygunlukları, dilini filan da bilemem ama FİFA’ya, kokartına adayımdır. Erzurumspor – Amedspor maçı. Erzurum’un havası biliriz, yaşadık. Buz gibidir, zemin kardan temiz ama. Rakım yüksek, çim üzerinde buzlanma vardır, sertleşir bir de. O çim, zımpara gibi olur. Erdem kardeşim, kartların hepsini yerli yerinde kullandı. Hatayspor – Manisaspor maçının hakemi Berkay Erdemir, maçın 90 dakika olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Penaltı, fauller, kartlar tam yerine oturdu. Yardımcıları Mehmet Pekmezci ile Egemen Savran, dördüncü hakem de Abdulkadir Volkan Aydın canla başla görev yaptı. Yardımcı ve de destek oldular. İzleyemediklerim içinde de iyi ve başarılı hakemler vardır., mutlaka. Olmalı, şartlar hepsi onlar için. Mecburlar. Samsun’un gururu Erdem Mertoğlu ile İzmir’imin medar-ı iftiharı Berkay Erdemir’i gururla izledim TV’den. Tıpkı sıcacık koltuğunda sipariş verenler gibi. Empati yaptım ama, futbolcu kardeşlerime de. İzmir’den çok daha soğuk olan bölgelerdeki maçları, evden takip ettim. Zordur çok soğuk ve de çok sıcakta oynamak, yönetmek, bilirim yaşadım. Öyle yan gelip izlemeye benzemez. Akıl vermek gibi olmasın ama bu bir öğüttür. Bana da merhum İbrahim Fırla hocam, öğretmişti, cennet mekân. Şimdilerde okunmayan, alınmayan basılı gazetelerimiz var ya. O zamanlar, çok işe yarardı. Masaya ser, cama yapıştır, yere koy boya damlamasın. Sadece kültüre, yaşama, habere değil yani. İbrahim hocam, üşenmedi. Gazete sayfasını, Hürriyet idi. İki kat yaptı. Yazılarına bile dikkat etti, tepetaklak getirmedi. Manşet boynumun hemen altında. O zamanlar baklavaydı, oraya kadar sardı. Tek taraflı, önde sadece. Üste de atlet, onun üstüne de madara edilmemesi gereken, ‘asil’ hakem forması. ‘Kısa kollu giyebilirsin koştukça koşasın gelir’ de dedi İbrahim hocam. ‘Gazete sayfalarında hışırtı gelir, koş ki terleyince o ses de gider’ de demişti. Bir de Kütahya Tavşanlı’dayız. Buz gibi hava, zeminde karla karışık yağmur. Oda görevlisi adını unuttum. Sağlıklı huzurlu ömür dilerim, o hatırlar. Okuyorsa şimdi, 30 yıl öncesi. Limon getirdi, ortadan kesti. Açıkta kalan yerlerinize sıkın, ovalayın, yayın dedi. Zerre soğuk girmedi, gözenekleri kapadı. Duşta tekrar açıldı gözenekler, zararsız tarif yani. ‘Her nerede yaşanıyor ve de yaşatılıyorsa’, ‘Yaşasın Türk futbolu yaşasın Türk hakemliği’ kaosa, soğuğa rağmen yaşatanlar var olsun.

Canım İzmir’im öyle böyle değil, çok soğuk. Rüzgâr da var, güneşte kendini zaman zaman göstermiyor. Kar yağsa hava rahatlayacak ama, yağmaz ki. Bu yaşa geldim, İzmir’de üç kez kara bastım. Sevdiğimizden mi nedir, biz çok az görürüz. Ülkemde, memleketimde her yerde. Özellikle açık alanda, uygunsuz olumsuz çalışma şartlarında çalışanların, ekmeğinin peşinde olanların Allah yar ve yardımcısı olsun. Buna iki bacaklı ve dört bacaklı adı hayvan olan dostlarımız dahil. Yiyecek bırakın, uygun yerlere. Çevre temizliğine dikkat ederek. Herkes, hepimiz üşüyoruz, donuyoruz. Hele ki pazarcı, gevrekçi, tavuk pilavcı, inşaat işçileri, seyyar satıcıların özellikle o hepsini trafik canavarı olarak gördüğümüz motorlu kuryelerin, emeklerine sağlık. Çabaları bizim için aç karnımızı doyurmak, kendileri de işini yapıyor. Trafik polislerimiz de var, unutmamak gerek. Korunsalar da. Kuryeler, motorlu ekip o kadar çok yükü 30 kilo taşıyanı var. Hem de hızlı bir şekilde zamanında götürmeleri gerekiyor. Sonra kesinti, şikâyet falan filan. Ederler bir de. Beğenmeyenlerde cabası. Sürekli ağız burun kıvrılan insanlar, emekçi kardeşler. Motorun üstünde koca gün, karanlıkta da. Gecenin köründe ‘canın çekti’ diye o çocuklar ‘canından’ oluyor. Beğenmiyorsan, sıcacık koltuğundan kalk git, kendin al. Bu yüzden, hafta sonu maça gitmek içimden gelmedi. Cumartesi günü dürttü, iç ses. Karşıyaka’nın maçına gittim. Buz gibi hava, lider Kütahyaspor rakibi. Lider geldi, lider gitti. Böyle havalara alışkınlar diyeceğim de. Çoğu Kütahyalı değil ki. Oynayan Karşıyaka idi, golü atan Kütahyaspor oldu. Gole puan veriyorlar, oyuna değil. Oyun göze hoş gelir, o kadar. Burhanettin Basatemur hocam, bu kez eleştireceğim. Tercihlerini, değişiklikleri yerinde kullanmadı. Hep ‘vardır bir bildiği ‘dedik ama, bu kez olmadı. Üst üste maçlar oynadı Karşıyaka’nın yıldız adayı, Âdem Yeşilyurt yorgun geldi, U-19 Milli takımımızdan. Bir de hava değişiminden üşütmüş, bünyesi de zayıf sanırım.  Bağışıklık sistemi yani. Verimli olamadı. Lider tutacak adam bile koymadı, o derece. Lidere yakışan oyun oynamasa da ‘Hatice’ye değil neticeye bak’ derler ya o misal. Tabelaya baktık kaldık. 6 puanı bırakın 9 puanlık maçtı. Hem de ikincilik için de çok iyi olacaktı olmadı. Mücadele var, ayağa pas var ama, gol yok. Çok enteresan. Konuk ekipler için nedense sakatlıklar, hep son dakikalarda olur. Amaç skoru korumak, rakibi yavaşlatmak, oyunu soğutmak, atağı azatmak. Bunu da başarıyorlar. Hakeme de yutturuyorlar. Kusura bakmasın zamanı en çok geçiren de adı güzel soyadı güzel Demokrat Özgür Güneş, hakem kardeşim. Tecrübesiyle halletmeye çalıştı ama, tecrübe her şey demek değil ki. Seyahate gelmiş gibi. Kordon’u görmek için sanırım. Kendisi için de vakit geçirmeye,  en az 5 dakika ilave etmesi gerekirdi. Ağır kaldı. Kaleci yere bırakıyor kendini, tamam, olabilir de. Ayağına kadar gitmene ne gerek var ? Sağlıkçıları yolla, sormaya gitmen yersiz. Kalecisiz oynanmayacağına göre, tee bilmem kaç kadar gidip, ‘Sağlıkçı istiyor musun ?’ diye sormanın manası yok. Orta sahada hatta kenardasın, anında gönder oraya sonra git. Gitti 2 dakika. Sayende, senin yüzünden. Dinlendin sanırım.

Yedekler golden sonra daldı sahaya, çıkmak bilmiyor. Sağlıkçılar da öyle. Zaman kaybı değil mi bu ? Hani düdük, sarı kart nerde ? Bunları Karşıyaka yenildi diye yazmıyorum. Bakan, zaten gelecek haftalara bakar. Kıdemli, yedek kulübesinin olduğu, oyuncu değişiliği yapılan taraftaki yardımcı hakem Muhammet Oğuzhan Öztaş’ı çok beğendim. Biliyorsunuz ‘Yan hakem denirdi, yardımcı olurlardı, olurduk’, şimdi ‘Yardımcı hakem deniyor yan yan koşmaktan başka bir yer yapan yok gibi, kalmadı’. Muhammet çok yardımcı oldu, kıdemsiz Furkan Çakır da öyle. Kütahyaspor’un yeni hocası Ramazan Çelik, dayamadı geldi diğer tarafta Burhanettin Basatemur hocanın dibinde oyuncularına taktik veriyor. Gol sonrası o hengâme halinde. Dördüncü hakem Atakan Aygan, hemen müdahale etmeliydi. Ya Burhanettin hoca, şovmen olsaydı, fevri hareket yapsa, karşılık verse ne olurdu. Maç yarıda kalırdı. Deplasmana gelen basit bir şey söylüyor, hemen küfürlü cevap. Billerek yapıyorlar, gülün geçin. Dertleri Karşıyaka ceza alsın diye, dost acı söyler. Karşıyaka’nın emekçilerinden taraftar tribün lideri Taner Ütüklerli ile ekibinin ‘Küfür etmeyin ceza almayalım’ uyarıları sonuç getirdi. İyi oldu da. O alakasız zamanda, sahaya havai fişek atmanın alemi ne ? Kim attı, nereye attı, neden attı ? Birinin kafasına gelseydi ne olurdu, ceza zaten kapıda da. İnsanlık hakları. Her iki takımdan futbolcular da vardı fark etmez ki. Hakem ve yardımcı hakem vardı. Top toplayıcı evlatlar, yedek kulübesindekiler vardı. Onların başına gelse ne olurdu ? Hiç düdşündün mü atarken ? Aman ha, sakın ha. Rakip taraftarın ağızının içine de bu kadar bakılmaz. Duymamazlığa gel, kaale alma, daha doğru olur. Olumlu, küfürsüz tezahüratınla bastır. Üç otobüsle gelip üç puanı alıp gittiler, biz de kalakaldık bir de bakakaldık. Umarım inşallah Gözlemci Osman Kaya, temsilciler Yalçın Gül ile Tolga Becer görmemiştir. Rapor hemen gidiyor, bugüne kalmaz. Diye umuyorum, artık bu saatten sonra Karşıyaka kesinlikle ceza almamalı. Büyüksün Karşıyaka, büyük kal. Çık artık bu sene, ikinci sırada olsa play-off’tan çık. Demokrat özgür, maça konsantrasyonunu sağlayamamış. Kötü değildi ama çok da iyi değildi. Ankaralısın sen, iyi olmak zorundasın.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.