DOLAR
43,6891
EURO
51,8792
ALTIN
7.082,72
BIST
14.180,69
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir
Parçalı Bulutlu
22°C
İzmir
22°C
Parçalı Bulutlu
Pazartesi Hafif Yağmurlu
19°C
Salı Yağmurlu
14°C
Çarşamba Az Bulutlu
12°C
Perşembe Az Bulutlu
17°C

Mutfağımızda ülkemizin mahsulünü kullanmak istiyoruz

Mutfağımızda ülkemizin mahsulünü kullanmak istiyoruz
14.12.2023 13:19
A+
A-

Saadet Partisi İzmir İl Kadın Kolları Başkanı Fatma Dündar, “Bizler ülkemizin kadınları olarak mutfağımızda kendi tarlalarımızın mahsulünü kullanmak istiyoruz. Ucuz ve kaliteli gıdaya ulaşımın kolay olmasını istiyoruz.” dedi.

Saadet Partili kadınlar, Yerli Malı Haftası nedeniyle düzenledikleri etkinlikte yabancı menşeli olan temel gıda ürünlerini teşhir ederek gelinen noktanın ciddiyetine vurgu yapmaya çalıştı. 9 Eylül Meydanı’nda kurdukları stantta Sri Lanka menşeli çay, Çin menşeli pirinç ve sarımsak, Kanada menşeli mercimek, Hindistan menşeli nohut, Meksika menşeli kurufasülye, Rusya menşeli buğday, Macaristan menşeli mısır, Almanya menşeli fındık gibi gıda maddelerini sergileyen Saadet Partisi Kadın Kolları, halkın çoğu tarafından yerli sanılan ürünlerin aslında ithal olduğuna dikkat çekti.

“Türkiye üretim gücünü yitiriyor”

Grup adına basın açıklamasını yapan İl Kadın Kolları Başkanı Fatma Dündar, “2006 yılında 5553 sayılı tohumculuk yasası çıkarıldı. Bu yasayla çiftçinin elinden doğal tohumlar alındı ve yerli tohum kullanan çiftçiye destekleme yapılmama kanunu uygulamaya konuldu. Uluslararası Para Fonu, Dünya Bankası ve AB gibi kuruluşların ülkemiz tarımına yapmış olduğu dolaylı müdahaleler, tarım işletmelerini olumsuz yönde etkilemektedir. Ülkemizdeki tarım alanları son 19 yılda yüzde 12 geriledi. Çiftçi sayısı ise son 10 yılda yüzde 55 civarında azaldı. Türkiye uzun yıllar tarımsal üretimde başarılı ve kendi kendine yetebilen bir ülke konumunda idi. Anadolu, buğday ve arpanın anavatanı olarak bilinmektedir ancak bu bereketli topraklar, çiftçinin tüm uyarılarına rağmen üretim gücünü yitiriyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün hazırladığı son raporda Türkiye 2021-2022 sezonunda hem buğdayda hem de arpada dünyanın en çok ithalat yapan ilk üç ülkesinden biri olarak lanse edilmiştir.” şeklinde konuştu.

“Çiftçimiz kazandıkça 85 milyon kazanır”

Saadet Partili Dündar, üretime dayanmayan ekonominin kırılgan olduğunu belirterek şunları söyledi: “Saadet Partisi olarak diyoruz ki; ülkemizin üretim kapasitesini ve katma değeri artıracak yapısal reformların hız kazanması gerekmektedir. Ve biz biliyoruz ki; çiftçimiz kazandıkça 85 milyon kazanır, tarım sektörü ayağa kalkınca Türkiye şaha kalkar. Yavrularımıza ithalatın ne demek olduğunu anlatmak değil, ülke zenginliklerimizden bahsetmek istiyoruz. Çünkü bizler yerli üretim, yerli tüketim ve milli kalkınmanın hayat bulması için çalışıyoruz. Ülkemizin saadeti dışarıda değil, yine ülkemizin kendi elindedir.”

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.