DOLAR
44,8791
EURO
52,8425
ALTIN
6.919,59
BIST
14.587,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir
Az Bulutlu
21°C
İzmir
21°C
Az Bulutlu
Pazartesi Az Bulutlu
22°C
Salı Az Bulutlu
24°C
Çarşamba Yağmurlu
19°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
18°C

Mübadelenin 102. yılı etkinliklerle anıldı

Mübadelenin 102. yılı etkinliklerle anıldı
30.01.2025 13:00
A+
A-
  1. yılında etkinliklerle anıldı

Mübadelenin acıları unutulmadı

Mübadelenin 102. Yılında, çeşitli etkinliklerle o günlerin unutulmadığı bir kez daha ortaya konuldu.

Mübadelenin 102. Yılı Konak’ta anıldı.

102 yıl önce imzalanan ve Ege’nin iki yakasında ailelerin yerlerini, yurtlarını terk etmek zorunda kalmasına sebep olarak büyük acılar yaşatan Nüfus Mübadelesi, Konak’ta anıldı. Mübadele Anıtı önünde düzenlenen törende, mübadele sebebiyle yaşanan acıların yanı sıra mübadillerin mücadele, özlem ve dayanışma dolu hayatları da hatırlandı. Törende konuşan Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, insanların tüm hayatlarını bir küçük bavula sığdırıp çıktığı yolculuğun anılarıyla büyüdüğünü belirtti ve şunları söyledi: “Bugün, bu anıtın başında ailelerimizin acıklı yolculuğunu anıyoruz aslında. Ben de o yolculuğun hikayeleriyle büyüdüm. Bebeğinin öldüğü anlaşılır da denize atılır korkusuyla yolculuk boyunca gemide, bebeğini kucağında tutan kadınların öyküleriyle büyüdüm. Toprağınızdan, doğup büyüdüğünüz yerlerden ayrılmak; her şeyinizi o an taşıyabildiğiniz kadar bir bavula ya da bir bohçaya sığdırıp ayrılmak, çok çok acı bir yolculuk. Ama ne mutlu ki Anadolu’da, İzmir’de, İzmir’in farklı ilçelerinde kendilerine yeni bir yaşam alanı kurmuşlar ve burayı, Anadolu’yu, vatanları bellemişler. Bizler de bugün burada, onların aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyoruz.”

Başkan Görkem Duman mübadilleri ağırladı

Türkiye ve Yunanistan arasında 30 Ocak 1923’te imzalanan nüfus mübadelesi anlaşmasının 102. yıl dönümünde Buca Belediyesi, Tekirdağ, Samsun, Osmaniye, Kahramanmaraş, Ankara, İstanbul, Çorum, Bursa ve İzmir’in ilçelerinden gelen mübadil dernekleri temsilcilerinin katılımıyla anlamlı bir etkinlik düzenledi. Etkinlik kapsamında, mübadele canlandırması yapılarak mübadillerle birlikte Konak İskelesi’nden vapurla Urla Karantina Adası’na geçildi.

Bir mübadil evladı olarak bu etkinliği düzenlemekten büyük onur duyduğunu belirten Buca Belediye Başkanı Görkem Duman, şunları söyledi:

“Selanik, Girit ve onlarca farklı Rumeli ilinden Anadolu’nun farklı illerine dağılan mübadillerin asil evlatları, sizi İzmir’de, Urla’da ve Buca’da yine sizin gibi bir mübadil evladı olarak misafir etmekten onur duyuyorum. Bir arada katkınızla bir gemi kalktı limandan ta uzaklardan.  Belki bu gemi bir semboldü ama bizi düne götürdü.  Deniz aşırı ülkelerden İzmir’e gelen yolcu gemileri bu liman açıklarında öncelikle uzun süreler bekletilirmiş, yani karantina gemide yapılırmış. Sonra 1867’de Fransızların teknik desteği ile bu Karantina Adası ilk kabul yeri olmuş. Bu ada, Büyük İskender’in yaptırdığı yolla ana karaya bağlanmış. Adanın etrafı sığ olduğu için gemilerin yanaşamaması, kaçak yolcu indirilmesi planlanmış. Öyle de yapılmış. Filikalarla taşınmış yolcular adaya. İşte biz mübadiller de deniz aşırı geldiğimiz için vatandan vatana gelsek de tifo, tifuz, veba ve koleraya karşı tedbir olmak üzere sağlık kontrolünden ve dezenfekteden geçmişiz. Gençler, dünü anlayın, bugünü yaşayın ve yarını yaşatın. Kimimiz orada kaldık, kimimiz yolda kaldık. Kimimiz burada ıssız Anadolu’yu şenlendirdik. Bugün ve yarın ise geleceğe selam için buradayız.”

Ayvalık’ta çelenk bırakıldı

Mübadelenin 102. Yılının anısına; Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin ve Ayvalık Giritliler Derneği Kurucu Başkanı Coşkun Tunçmen ve katılımcılar tarafından denize çelenk bırakıldı. Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin törende yaptığı konuşmada; geçmişe dönüp bakıldığında ve tarihin yaprakları çevrildiğinde yaşanmış, bugün bile ders alınan acı ve tatlı olayların bulunduğunu söyledi. vurgulayan Başkan Mesut Ergin konuşmasına şöyle devam etti:

“O gün imzalanan sözleşmenin 1. Maddesi´nde “Türk topraklarında yerleşmiş Rum Ortodoks dininden Türk uyrukları ile, Yunan topraklarında yerleşmiş Müslüman dininden Yunan uyruklarının, 1 Mayıs 1923 tarihinden başlayarak, zorunlu mübadelesine girişilecektir. Bu kimselerden hiçbiri, Türk Hükümetinin izni olmadıkça Türkiye´ye, ya da Yunan Hükümeti´nin izni olmadıkça Yunanistan´a dönerek orada yerleşemeyecektir.”  Yazıyordu. Mübadele sözleşmesi imzalandığında İstanbul’da oturan Rumlar ile Batı Trakya’da yaşayan Müslümanlar kapsam dışı bırakıldı. Bu mübadele sözleşmesi gereğince Türkiye’den Yunanistan’a 1 milyon 200 bin Rum, Yunanistan’dan Türkiye’ye ise 400 bin Türk göç etmiştir.  Zorunlu mübadeleden Ayvalık da doğrudan etkilenmiştir. Ayvalık’taki Rumlar Midilli Adası ve Atina’ya göç ettirilmiş, Girit ve Midilli Adalarındaki Türkler ise Ayvalık’a yerleştirilmiştir. En önemli sorun konuşulan dildi. Anadolu Rumlarını anadili Türkçeydi. Yunanistan´da yaşayan birçok Türk´ün anadili ise Rumcaydı. Rumlar Türkçe, Türkler ise Rumca konuşuyor; bir türlü anlaşamıyorlardı. Yerli Yunan halkı, Anadolu´dan gelen Rumlara “Siz ne biçim Rumsunuz! Elenika bilmiyorsunuz! Siz Rum değil, Türk tohumusunuz!” diyerek aşağılıyordu. Aynı aşağılamayı, Mübadele ile Anadolu´ya gelen mübadiller yaşadı. Tek kelime Türkçe bilmeyen mübadil Türklere yerli Türk halkı: “Siz ne biçim Türksünüz? Tek kelime Türkçe bilmiyorsunuz. Siz Yunan tohumusunuz!” diyerek aşağıladı, ezdi, horladı. Türklerle mübadiller uzun yıllar birbirlerinden kız alıp vermedi. Bütün bu aşağılama, horlama ve ortak bir dili konuşamama Rum ve Türk mübadilleri çökertti.”

Türk ve Rum mübadil insanların, bırakıp geldikleri evleri, yurtları gidip görmelerinin 50 yıl süreyle yasaklandığını hatırlatan Başkan Mesut Ergin, kapıların ancak 1974 yılında açılabildiğine değindi. Bu tarihten sonra, Anadolu Rumlarının otobüslerle, arabalarla, turist kafileleriyle 1920´lerde terk ettikleri yurtlarını, topraklarını, evlerini görmeye gittiklerini belirten Başkan Ergin,  “Müslüman mübadillerden birçok insan, aynı şekilde 1974 sonrası Yunanistan´a gitti, atalarının yurtlarını görüp geldi. Fakat binlerce Türk ve Rum mübadil zorla koparıldıkları topraklarını bir daha göremeden yaşamdan kopup gittiler. Tabi ki Mübadele´nin Türkiye ve Yunanistan´a etkileri de çok önemliydi. Türkiye´de 1923 sınırları içinde yaşayan nüfus 1915´de  yaklaşık 16 milyonken, 1927´de 13.5 milyona düşmüştür. Toplam nüfustaki bu azalma, yalnızca sayısal bir düşüş değildi. Müslüman olmayan bu insanlar, o dönem Türkiye’sinin eğitilmiş üretim gücünün, sanayi ve ticaretin belkemiği idi. Rumların ve diğer azınlıkların gidişi, ekonomik, toplumsal, kültürel yaşamada büyük olumsuz gelişmelere yol açtı. Yarattığı boşluk uzun yıllar kapatılamadı. Bu yıkımlar, acılar içinde, Rum ve Müslüman-Türk mübadil halk, “ya kırk gün, ya kırk yıl sonra döneriz!” diye diye yeni yaşamlarını kurmaya başladı. Mübadele öncesi herkesin taşınmaz malları özel komisyonlar tarafından sayıldı. Resmi kayıtlara geçti. Mübadeleyle mecburi yer değiştiren herkes geride bıraktığı, kayda geçmiş mallarının karşılığını alacaktı. Fakat bu karar hiç işlemedi. Çünkü Türkiye Hükümeti “Adiyen İskan” denilen bir kanun çıkararak, Yunanistan´dan gelen her mübadili eşit kabul ederek hane ve kişi başına mal verdi. Yunan hükümeti de benzer uygulamayla mal dağıttı. Hem Türkiye´de, hem de Yunanistan´da mübadillerin topluma uyumunu zorlaştıran olaylar yaşanıyordu” diye konuştu.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.