
Ortadoğu’da tırmanan gerilim ve ABD-İsrail ittifakının İran’a yönelik hava saldırıları, küresel enerji maliyetlerini 50 milyar doların üzerine taşırken; stratejik sektörlerde yerli üretimin önemi bir kez daha kanıtlandı. Savunma, havacılık ve enerji sektörlerinin devlerine parça sağlayan Tibet Makina’nın Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Genel Müdürü Tibet Arbak, dışa bağımlılığı azaltmanın Türkiye için bir “beka meselesi” olduğunu vurguladı.
Jeopolitik risklerin tedarik zincirleri üzerindeki baskısına dikkat çeken Tibet Arbak, Türkiye’nin savunma ve enerji hamlelerinin sadece ekonomik değil, stratejik bir bağımsızlık mücadelesi olduğunu belirtti:
“Türkiye, insansız kara, hava ve deniz araçlarıyla bölgesel bir güç haline geldi. Bu başarıya yurt dışındaki her organizasyonda bizzat şahitlik ediyoruz. Savunma sanayisinde yerlilik oranının %80’i aşması, 4 binden fazla firmadan oluşan devasa bir ekosistemin sonucudur. Enerjide de ithal kaynaklara bağımlılığımız azaldıkça ekonomik kırılganlığımız düşecek, sanayicimizin rekabet gücü artacaktır.”
2025 yılını 10 milyar doları aşan bir ihracatla kapatan Türk savunma ekosisteminin, 2026’nın ilk çeyreğinde de %12,1’lik bir büyüme sergilediğini hatırlatan Arbak, şunları söyledi: “Ülkeler artık sadece silahlarıyla değil, tüm endüstriyel kapasiteleriyle sahada yer alıyor. Tibet Makina olarak parçası olduğumuz bu güçlü yapı, küresel barışın da en büyük güvencesidir.”
Enerji ve Savunmada Dünya Devlerinin Stratejik Partneri
Tibet Makina, savunma sanayisinde kendi lisans ve patentine sahip olduğu taret rulmanları ve dişlileri ile dünyadaki sayılı üreticiler arasında yer alıyor.
SAHA İstanbul Üyesi: Savunma ve Havacılık Kümesi içinde stratejik bir partner.
Rüzgâr Enerjisi Öncüsü: RES’lerin en kritik parçası olan döner tabla dişlilerinde dünya devlerinin tedarikçisi.
Küresel Erişim: Üretiminin %50’sini 7 ülkeye ihraç ediyor.
Üretim Merkezi: 1998’den beri İzmir Menemen’deki tesislerinde yüksek teknolojiyle üretim yapıyor.