6 Şubat depremi 11 ilimizi yıktı.
Can kaybı, yaralı ve yüzbinlerce…
Yıkılan bina ile maddi manevi büyük acılar yaşandı.
Yurdumuzda bu büyük felaketin üçüncü yılı yaşanırken,
İktidarı ve ana muhalefeti izliyorum.
Televizyonlarda bu büyük felaketin yaralarını saran bir devleti görüyoruz.
11 ilde yeniden kurulan semtler, 455 bin konutun üç yıl gibi kısa sürede
yapılması, mağdurlara sıcak yuvaları olacak yeni dairelerin anahtar teslimini yapan
Cumhur İttifakının siyasi parti başkanları ve Cumhurbaşkanımız ile bakanlar.
Bir çok kişinin yapılamaz dedikleri ,yeniden ayağa kalkma çalışmalarının tamamına
yakın kısmını üç yılda yapan hükümeti takdir etmek yerine ,bazı vatandaşı devlete
karşı fişteklemek nedir?
Cumhuriyetin başından bugüne Yurdumuz, vatanımız Anadolu , birçok felaket
yaşadı.
Bu son deprem felaketinde yapılan, devletimizin yara sarma operasyonlarını
küçümsemek, yok saymak hatta karalamak en hafifinden vicdani davranmamaktır.
Allah böyle felaketlerin tekrarından korusun.
Sevgili okurlar şöyle bir yirmi beş yıl önceye bakın ,hatırlayın lütfen.
1999 Gölcük depremi;
Kızılay’ın durumu, yırtık çadır, yetersiz battaniye batık dağınık çökmüş bir Kızılay
vardı.
Deprem bölgesine bırakın ulaşmayı , oralardan doğru dürüst haber alamayan
Ankara ve Türkiye vardı.
Bugün geldiğimiz noktada Yeniden yenilenmiş KIZILAY ve yeni kurulan AFAD ayrıca
Belediyeler ve sivil toplumun eğitilmiş ve modern teçhizatla donanmış Arama
Kurtarma Ekipleri var.
Bu gelişmeler geceden sabaha kendi kendine olmadı.
Takdiri çok iyi bilen Türkiye vatandaşlarımız sayesinde oldu.
Depremde yitirilen canlar anılırken ,yaralı kurtarılan vatandaşlar ile yakınları da
anma törenlerindeydiler.
Bunları televizyonlardan izlerken ana muhalefetin de birkaç günden beri bölgedeki
ziyaret ve mitinglerini de gördük.
Tiyatro sanatçılarına parmak ısırtacak mizansenler ve kışkırtmalar.
Tabii ki bazı eksikler her zaman olabilir. Bunları söylemek muhalefetin görevidir. Ama
yalanları değil doğruları ikaz etmeli ve yapılanı takdir etmesen bile tersini söyleme
sus.
Bu tutumunu tekrar eden muhalefet , bir yirmi beş yıl daha hüsran yaşar.
Ben şahsen çok üzgünüm.
Bir dönem milletvekili olarak da görev yaptım. Fakat siyasetin bu kirli yalan dolan
tarafının bu kadar da alçaklarda süründüğünü görmedim.
Siyaset ne için yapılır?
Tabii ki millete hizmet için. Bir hizmetin yoksa yapana taş atıp engel olmaya kalkma.
İktidarında muhalefettekilerin de işi bu olmalıdır.
Millet için yapılan iyi şeylerin karalandığı, yok sayıldığı suçlamalar yapmak bana
göre “kör ve sağır muhalefet “ etmektir.
Ayan beyan olan olayları tersine çevirip yalanlarla algı yaratmak için uğraşmak,
akıntıya karşı kürek çekmekten başka bir şey değildir.
Artık Vatandaşlarımız ,muhalefetin de en kalitelisine layıktır.
Muhalefet olarak ,24 senedir deneyip de bir netice alamadıysanız ve hep aynı
şeyleri deniyorsanız sonuç yine aynı olacaktır.
Belki son yerel seçimde birinci parti olduk bakın tuttu diyorsanız,
Bir daha aynısının olmayacağını rahatlıkla söyleyebilirim.
Çünkü;
Perşembenin gelişi çarşambadan belli olur.
Neden mi?
Çarşambayı , yolsuzluk, hırsızlık, irtikap ,fuhuş ve kara para iddianameleri aldı.
Yalanlarla ,algılarla adaletin verdiği kararlar yok edilemez.
Temiz siyaset, doğru siyaset,
Yalan yok iftira yok.
Kazanan TÜRKİYE var.