Şehrimizin 80 yıllık gelişimini yaşayınca eskisiyle birlikte bugünleri görünce, kanımca hiçbir başkan ve parti ayrımı yapmadan hepsi başarısız diyebilirim.1950 den sonraki belediye başkanlarının İZMİR’İMİZE katlettikleri sonucunu ifade edebilirim.
Güzel İzmir’in daha da güzelleşmesini değil çirkinleşmesini gördüm.
Çok daha iyisi olabilirdi.
Temiz Körfezin havasını içerilere kadar taşıyan imar yüksekliği ve yapılaşma, eski güzelim tarihini aynen koruyan, binalarını, yollarını, meydanlarını bugüne taşıyan yapılaşma. Gelen göçü planlı altyapısı tamamlanmış çeperlerdeki dağlar ve tepelerdeki imar durumu. Gecekonduları değil şirin ve depreme dayanıklı, yapı stoğunu sağlayan imar planları.
Daha 90 yıl önce tüm spor kulüplerimize ayrı ayrı futbol sahası vererek şehri planlayanlar o günküler düşünmüşler.
Sonraki yıllardan günümüze gelen başkanlar şehrin sağlıklı büyümesi için plan yapamamışlar.
Yangın yerlerine Fuar alanı 1930’larda düşünülmüş ve yapılmış. Elde kalan tek yeşil alan.
O yıllarda her bir büyük adaya bir kamu binası yapılmış geniş yeşil alan bırakılmış.
Örnek ; Atatürk Lisesi, Çocuk Hastanesi, Cumhuriyet Kız Enstitüsü ,Efes Otelinin bulunduğu alanlar gibi. Bu binaların çok büyük yeşil alan bırakılmış bahçeleri vardı.
Sonra bu yeşillere binalar ilave edilip şehiriçi beton yığını ile boğulmuş.
En iyi niyetle düşünüyorum rant için demeyeyim fakat Belediyecilik sıfır.
Hızlı göçün İzmir’e akınında tüm tedbirleri alamayan, proje ve altyapı üretemeyen hükümetler de başarısız,
Altyapısı yapılmadan göçle gelenlerin şehrin müsait çeperlerine tepelere dağlara gettolaşmasıyla gecekondular yapmışlar.
İzmir’de 80 yılda 16 kat nüfus artmış.
Şehir 4,5 milyona gelinceye kadar 10 kat büyümüş aslında çokta müsait alanı olmayan Akdeniz’in Yıldızı , Egenin incisi maalesef tam kalbinden Belediye Başkanları tarafından hançerlenmiş.
Şehir içinde 9 Eylül.1922’deki yangın ile tüm frenk mahalleleri yanmıştır.
Yangından kurtulan yerlerde;
Osmanlı döneminden kalan Camiler, Kiliseler ve Havralar ile eski hanlar ve 19. Yüzyıldan kalan az sayıda işyeri binaları şehrin Eski bölgesi Konak merkez ve Kemeraltı, Hisarönü civarında kalmıştır.
Roma döneminden ise K.Kale surları kalmıştır.
Bornova ve Buca banliyölerinde ise 19 yüzyıl levantenlere ait villalardan çok azı günümüze ulaşmıştır.
Şimdi yeni bir Belediye seçimi dönemine geldik.
Bu şehirde 80 yıldır yaşayan bir hemşehri olarak yazıyorum,
kim seçilirse seçilsin geçen zaman misali bize İzmir’imizi geri verebilecek mi?
Belediye Başkanı adaylarının İzmir için projeleri nedir ?
Hiçbirisinin eskiyi geri getirmek gibi bir sihiri olamaz.
Ancak Acil beklenen işler; körfezin ve şehrin temizliği, kaybolan yeşilin birazı geri kazanılması, kapasitesini dolduran arıtma tesisinin revizyonu. .Her büyük yağmurda sel baskınları. Şehrin yağmur suyunun tamamen arıtmadan ayrışması konusu.
Yüksek binaların rantını alanlar belki , biz şehrin silüetini modernleştiriyoruz, güzelleştiriyoruz diyeceklerdir.
Geldiğimiz noktada sıkışan yollar,yetersiz otopark,Ulaşımda felç.
Sıkışan trafik,olmayan veya yetersiz altyapı.Şehrin içinden geçen sayıları çok azalmış derelerin durumu,koku ve sinek üretim merkezleri.Bunlar acil işlerin az bir kısmı.
TÜRKİYENİN en fazla bina stokunda gecekonsu olan İzmir’de 10 yıldır yapılamayan KENTSEL dönüşümü tamamlayacak projeleri sunarlar.
Dağlarında çiçekler değil, gecekondu açan. Cammavisi rengi kahverengi olmuş kokan körfezi ,
İZMİRİMİN büyük sorunu.
Bunları düzeltebilecekler mi ?
“Kenarına bak ,bezini al.
Anasına bak kızını al.”
Deyişinden misal.
Yirmi yılı aşkın bekledik yukarıda sıraladıklarımın hiçbirisi olmadı.Bir inat uğruna olmadı.Yerel ile genel seçimi ayırt edemedik.
Devamlı ayni tercih. “Kimi koysan eyvallah anlayışı”…
Güzel IZMIR ,Ege’nin incisi,Akdeniz’in Yıldızı ,FUARLAR Şehri
Ünvanlarımız ,tarihin tozlu sayfalarında hoş bir anımız olarak kaldı.
Buraya kadar şehrimizin merkezinden bahis ettim.
Büyükşehir Belediye Başkanı , 30 ilçemizin tamamından sorumlu.
Suyu,Mezarlıkları,Ulaşımı ,Kanalizasyonu ve daha birçok sorunları , ilçelerimizin ve onların mahallelerinin birikmiş dertlerinin tamamını burada yazmadım.
31 Mart Seçiminde.
Izmir’li hemşerilerimizin tercihi , problemleri çözen Başkan olabilecek mi ?
Dilerim ki öyle olsun.
Karar hemşerilerim ,İzmir’in seçmeninin.
Bekleyip göreceğiz…