DOLAR
47,8847
EURO
55,3704
ALTIN
6.688,13
BIST
14.185,45
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir
Açık
36°C
İzmir
36°C
Açık
Perşembe Parçalı Bulutlu
38°C
Cuma Parçalı Bulutlu
34°C
Cumartesi Açık
32°C
Pazar Parçalı Bulutlu
32°C

İzmir’in 20 Bin Yıllık Coğrafya Sırrı!

Geçmişin İzleri Deprem Riskine İşaret Ediyor Ege Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ertuğ Öner, İzmir’in kıyı çizgisinin binlerce yıl içinde nasıl değiştiğini ve bu değişimin günümüzdeki deprem riskine etkilerini ortaya koydu. Araştırmaya göre, bugün kentin önemli yerleşim alanlarının bulunduğu bazı bölgeler geçmişte deniz tabanıydı. İzmir’in bugünkü coğrafyası, binlerce yıl süren büyük bir doğal dönüşümün sonucunda oluştu. Ege […]

İzmir’in 20 Bin Yıllık Coğrafya Sırrı!
14.08.2026 12:00
A+
A-

Geçmişin İzleri Deprem Riskine İşaret Ediyor

Ege Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ertuğ Öner, İzmir’in kıyı çizgisinin binlerce yıl içinde nasıl değiştiğini ve bu değişimin günümüzdeki deprem riskine etkilerini ortaya koydu. Araştırmaya göre, bugün kentin önemli yerleşim alanlarının bulunduğu bazı bölgeler geçmişte deniz tabanıydı.

İzmir’in bugünkü coğrafyası, binlerce yıl süren büyük bir doğal dönüşümün sonucunda oluştu. Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ertuğ Öner’in jeoarkeolojik araştırmaları, kentin geçmişteki kıyı çizgisinden günümüzdeki zemin yapısına kadar uzanan önemli ayrıntıları ortaya koyuyor.

Prof. Dr. Öner’e göre İzmir’in coğrafi değişiminin temelinde buzul çağları ve buna bağlı deniz seviyesi değişimleri bulunuyor. Yaklaşık 20 bin yıl önce son buzul çağının en yüksek döneminde deniz seviyesinin bugünkünden yaklaşık 130 metre daha düşük olduğunu belirten Öner, bu dönemde İzmir Körfezi’nin kıyı çizgisinin bugünkü konumundan oldukça uzakta bulunduğunu ifade ediyor.

Buzulların erimesiyle deniz seviyesinin yükseldiğini aktaran Öner, denizin yaklaşık 6-7 bin yıl önce bugünkü seviyesine ulaştığını, bu süreçte kıyı çizgisinin Bornova Ovası’nda yaklaşık 1,5 kilometre içeriye ilerlediğini belirtiyor.

“Kayıp Liman” Değil, Doğal Dolgu

İzmir’in geçmişine ilişkin kamuoyunda sıkça gündeme gelen “kayıp liman” iddialarına da değinen Prof. Dr. Öner, ortadan kaybolan bir limandan ziyade doğal alüvyal dolgu sürecinin söz konusu olduğunu söylüyor.

Agora ve Kemeraltı çevresinde gerçekleştirilen sondaj çalışmalarının kentin geçmişine ilişkin önemli veriler sunduğunu belirten Öner, alüvyon dolguların altında eski kıyı çizgilerine ilişkin izlere ulaştıklarını ifade ediyor.

Kemeraltı’ndaki Şaraphane mevkiinde gerçekleştirilen sondajlarda çok sayıda sünger spikülü bulunması da bölgenin geçmişte denizle bağlantılı olduğunu gösteren bulgular arasında yer alıyor. Bu veriler, söz konusu alanın geçmişte sünger ticaretinin yapıldığı limana yakın bir bölge olduğunu düşündürüyor.

Geçmişte Denizdi, Bugün Yerleşim Alanı

Araştırmanın dikkat çeken yönlerinden biri ise geçmişte deniz olan alanların günümüzde taşıdığı deprem riski.

Prof. Dr. Öner, 30 Ekim 2020’de meydana gelen Sisam merkezli deprem sonrasında Bornova’da yapılan incelemelerin, zemin yapısının depremdeki etkisini bir kez daha ortaya koyduğunu belirtiyor.

Öner’in aktardığına göre, Bornova’da depremde yıkılan 7 yapı, geçmişte deniz olduğu belirlenen ve zaman içerisinde alüvyonlarla dolan alanların üzerinde bulunuyordu.

Kıyı hareketleri sırasında ince kil tabakalarının taşınarak geride kumlu zemin bırakabildiğini belirten Öner, suya doygun kumlu zeminlerin deprem sırasında sıvılaşma riskini artırabileceğine dikkat çekiyor.

Bu nedenle binlerce yıl önce deniz tabanı olan alanların günümüzdeki yapılaşma açısından dikkatle değerlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor.

İzmir’in Tarihi Çamur ve Alüvyon Tabakalarında Saklı

Prof. Dr. Öner, araştırmaların klasik arkeolojik kazılardan farklı yöntemlerle yürütüldüğünü belirtiyor. Henüz taşlaşmamış alüvyon tabakalarının sondajlarla incelendiğini ifade eden Öner, bu yöntem sayesinde 10-15 bin yıl önceki çevresel değişimlerin izlerinin okunabildiğini söylüyor.

Çalışmaların gelişmiş laboratuvar ve ekipman desteği gerektirdiğini belirten Öner, bilimsel projelerin TÜBİTAK gibi kurumların destekleriyle sürdürüldüğünü kaydediyor.

Araştırmalar, İzmir’in yalnızca tarihi eserlerinin değil, toprağının ve zemin yapısının da kentin geçmişine ilişkin önemli bilgiler taşıdığını ortaya koyuyor. Binlerce yıl önce yaşanan deniz seviyesi değişimleri ve kıyı dolguları, bugün İzmir’in zemin özelliklerini ve dolayısıyla deprem riskinin değerlendirilmesini doğrudan ilgilendiren veriler sunuyor.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.