DOLAR
45,9684
EURO
53,5750
ALTIN
6.609,41
BIST
13.865,19
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir
Az Bulutlu
31°C
İzmir
31°C
Az Bulutlu
Cuma Az Bulutlu
29°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
30°C
Pazar Parçalı Bulutlu
32°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
32°C

Tuğrul Yemişçi

AK Parti İzmir 23. Dönem Milletvekili

    İzmir’de Yahudi düşmanlığı yok

    05.05.2024 21:32
    A+
    A-

    Geçenlerde Sayın Yılmaz Özdil’in bir yazısını okudum.

    Türkiye’de Yahudi düşmanlığı, antisemitizm artışı olduğunu yazıyordu.

    Çok üzüldüm. Adeta bir yerlere mesaj gibi algıladım.

    Seksen senesini bizzat yaşadığım bu şehirde, çocukluğumdan bugüne birçok Musevi Türk vatandaşı arkadaşlarım oldu. Ne biz müslüman Türkler İzmir’de bu vatandaşlarımızı dışladık ne de antisemitizm yaptık.

    Bilhassa ceddimizin vaktiyle masum Yahudileri, Osmanlı topraklarına getirdiği kucakladığı gibi onlarla iç içe her yerde birlikte kardeşçe yaşadık.

    Anadolu topraklarının zenginliklerinden saydık.

    Onlarda burada Türkiye’mizin ticari ve sosyal hayatına ekonomisine katkıda bulunan Türk vatandaşı Yahudilerdir.

    Bizlerle kardeşçe yaşıyorlar.

    İzmir’den bu konuya açıklık getirmek istedim.

    Filistin halkına soykırım yapanlarla katiyen karıştırılmaması lazım.

    Oradakiler Siyonist İsrail Yahudileridir. Buradaki tüm vatandaşlarımız arasında bir ayrım yoktur. Hangi dinden olursa olsun Türk vatandaşlarıdır.

    Birileri “surda bir gedik daha açalım”

    Belki suni bir sorun mu çıkartırız diye düşünüyor acaba?

    1950’li yıllardaydı.

    Aile büyüklerim bazı komşularımız  için  Selanik Dönmesi diye söylerdi.

    Pek bir anlam veremezdim…

    İlkokulu Alsancak Gazi İlkokulu’nda okudum.

    Sınıfımızda bazı arkadaşlarım din dersi olunca dersten çıkarlardı.

    Öğretmenimiz onların bizim dinimizden değil de başka dinlerden olduğu için derse girmeyip dışarı çıkıyorlar diye açıklamasına bir anlam verememiştim.

    Sonrasında ise bizlere diğer dinlerden de bahis etmesi ile durumu çocuk aklımız kavramıştı.

    Türk, müslüman olan Hristiyan, Rum  ve Yahudi olan sınıf arkadaşlarımız vardı.

    Hepimiz bir arada, ilkokul, orta, lise derken üniversite okurken de İzmir’de hep birlikte olduk.

    Aramızda ayrımcılık ve düşmanlık yoktu.

    Çarşılarda esnaf olanların da kökeni, dini, kimseyi ilgilendirmezdi.  Gayet uyumlu komşuluk meslektaşlık yaparlardı.

    Sonraları 1967 Arap – İsrail savaşında bile hiçbir şekilde İzmir’de ayrımcılık olmadı.( o yıllarda bugünkünün üç katı Yahudi aile vardı)

    İsrail nüfusunun artışı için göç almaya devam ederken 1960’lı  yılların sonlarında  İzmir’den birçok hemşerimiz, (Ataları zamanında  İspanyol zulmünden kurtarılanlar)bazıları İsrail’e göçtü.

    İzmir’de kalan Musevi Türk hemşerimiz bizim gibi herhangi bir ayrımcılık olmadan dostluk içerisinde, kardeşlik içerisinde işinde gücünde yaşıyorlar.

    İzmir’de cami, kilise, havra yüzyıllardır bir arada herkes kendi inancında.

    1600’lü yıllarda İzmir’de Yahudiler arasından çıkan sahte MEHDİ Sabatay Sevi adındaki ( 1626 İzmir doğumlu) bir Haham yamağının 22 yaşında) Mehdi iddiasıyla  kurduğu tarikata girerek   Müslümanlığı seçmişler. İsimleriyle, dinleriyle İslamiyete dönmüşler. (inançlarına göre kıyamette Mehdi zuhur ettiğinde yine Musevi olacaklarmış)

    Aslında o devirlerden itibaren, Yahudi Cemaat-ı içinde bunlar dışlamışlar. ( birçok Musevi bunları reddediyor.)

    Daha ziyade İspanya’dan ve Portekiz’den Osmanlı’ya ( 15.yy)  göç gelen ve ilk önce Selanik şehrimize ( Selanik o yıllarda Osmanlı şehri) yerleşmişler .Bazıları da İzmir ve İstanbul’a sonradan gelmişler.

    İzmir ve İstanbul Osmanlı’nın zengin ticaret şehirleri olduğu için tercih edildiği düşünülüyor.

    İzmir’e gelirsek;

    Benim çocukluğumdan beri duyduğum, bildiğim İzmir’de yaşayan  birçok Selanik dönmesi denilen, aslı Yahudi Sabatay olan  aileler ve iş insanları vardı.

    Siyasette öne çıkanı, yerelde idareci olanı, hatta milletvekilleri olanları vardı. Bazıları da doktor, Sivil Toplum Lideri, gazete sahibi, yazar, şair, akademisyendi.

    İsimleri, Türk ismi ve dini Müslümandı..  Daha ziyade birbirlerinden kız alıp verdikleri için akraba toplulukları olmuşlar. Birbirlerini hep kollamışlardır.

    Bu topluluklara dahil kişilerden, ayni zamanda İzmir sosyal hayatı ve yönetimlerinde de öne çıkanları olmuştur.

    Bu yazdıklarım hiçbir kişi ve kurumu, yermek, aşağılamak ve dışlamak için değildir. Fakat geçmişe ait , canlı olarak büyüklerimden duyduğum tarihi bilgilerdir.

    (Dönme )Türklerin  devamı olan çocukları da günümüzde  elit yaşamlarıyla soylarını devam ettirmektedirler.

    Ayrımcılık, bölücülük için yazmıyorum.

    Ama ne hikmetse

    Bazı “Selanik dönmeleri” arasında;

    Türkiye düşmanlığı yapıp yurtdışına kaçanlar ve içerde, sosyal medyada ülkemiz aleyhine yazılarıyla boy gösterenler var

    Bir kısmı da hakikaten İslamı benimsemiş samimi müslüman olmuşlar. Hatta tarikatlara mensup hacı lakapları isimlerinin önüne konmuştur.

    Bu konuda birçok kitaplar yazılmış ve belgelere dayanarak bazı isimler ifade edilmiştir. (Efendi kitabı Soner Yalçın)

    Bugün Filistinlilere yapılan katliamda, bizim kızdığımız, yerdiğimiz İsrail halkı değil. Netanyahu hükümeti ile ona destek veren bir kısım Siyonist Yahudiler ve devletlerdir.

    Batı ve en başta geleni de ABD.

    Tepkimiz, hiçbir zaman masum halklara değil onların eli kanlı yöneticilerinedir.

    Hükümetlerine kendi içlerinde de isyan ediyorlar.

    Az da olsa sapıkları da var.

    Ülkemiz içerisinde ise;

    Bazı kesimler, siyasiler ısrarla aynen Siyonist Yahudiler gibi,

    Hamas’ı terör örgütü olarak kabul ediyorlar.

    Bir kısım yazar, çizer ise;

    Türkiye’de, Yahudi düşmanlığı var, anti-semitizm var diye saçmalıyorlar.

    Bu içimizdeki bölücü, kendi devletini haksız yere itham edenlerimiz inanın çok az, ama gürültüleri fazla.

    Niyetlerinin ne olduğunu bilemeyiz. Fakat kesin iyi niyetli olmadıklarını biliyoruz.

    Bu gibilerin bazı dönmelerin soyundan geldiğinden şüphe duyuyorum.

    FETÖ örgütünün doğuş yerinin İzmir olması manidar değil mi?

    Sabatay Sevi’den yaklaşık 400 sene sonra Fettullah Gülen, hoca efendi lakabıyla, İzmir’de doğmamış fakat yirmili yaşlarda din adamı diye. Erzurum’dan gelip buraya yerleşmiş.

    Kestanepazarı camisinin avlusunda bir barakada yaşamını sürdürmeye başlamış.

    İlk önce cemaat sonrasın FETÖ terör örgütü paralel hain yapı olmuş. ( örgütün kurucu lideri sahibi ABD ye kaçmış koruma altında)    Fettullah Gülen’in de İzmir’den çıkması da ilginç değil mi?

    İzmir’deki Selanik bağlantılı elit yapı, yüzyıllardır İzmir’in, sosyal, ekonomi ve siyasetine  hakim olmuştur.

    Ancak demografik yapı son yirmi yılda çok değişmiştir.

    Buna parelel yeni elitlerde çıkmaya başlamışlardır.

    Yeni Dönem IZMIR

    1990 ların sonunda şehirde 654 bin konut var iken Yüzde 65 I gecekondu yapılaşma tespit edilmiş.

    Şehrin son yirmi yılda siyaseti, ticareti ve ekonomisinde bu Anadolu göçü içerisinden öne çıkanlar yavaş yavaş görülmeye başlanmıştır.

    Bu yapıdan sivrilen ve zenginleşenler şehrin elitleri arasına girme çabasındadır.

    Cumhuriyetimiz ile birlikte İzmir’deki demografik yerli yapı artık çok küçük bir azınlıkta kalmıştır.

    Türkiye’mizin üçüncü büyük kenti olan İzmir 5 milyon nüfuslu bir Akdeniz Metropolü haline gelmiştir.

    Netice olarak bir Yılmaz Özdil’in yazdığı gibi “ anti-semitizm ve Yahudi düşmanlığı”,

    yaşadığım İzmir’de katiyen yoktur.  Türkiye’de de yaygın değildir. Ancak Yahudi yönetimine düşmanlık ve kızgınlık vardır. Siyonizme karşı çıkış ve duruş vardır.

    Bu tepkinin yansıması olarak hükümetimiz, devletimiz de Uluslararası Adalet divanında yargılanan Netanyahu ve hükümeti davasına müdahil olmak için müracaat etmiştir

    Türkiye’yi batıya şikayet ederek cezalandırılıp dışlanmasını isteyenler “Dahili betbaht “ mıdır?

     

    Yoksa hain mi?

    Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.