Kent Ege yazarı, aynı zamanda İzmir’in hafıza sayılan, sürecin içinde biri olarak Tuğrul Yemişçi, “Basmane Çukuru’nda suçlu kim?” diyerek güzel bir yazı kaleme aldı. (https://kentege.com.tr/basmane-cukurunda-suclu-kim/ ) Yazıyı okuyan, suçlu kim, kendince yorumunu yapar. Ama Yemişçi’nin dediği gibi, 25 yıllık çirkinlik abidesi yüzünden kaybeden İzmir oldu. Hala çukurla ilgili herkes farklı fikirler ortaya atıyor. AK Partili vekiller bile birbirleri ile çelişiyor. Hamza Dağ, projeye karşı çıkarken, Eyüp Kadir İnan, Cemil Tugay’ın projesine destek veriyor.
Sanki çukur benzeri gelişmeler İzmir Körfezi için de geçerli.
İzmir’de 40 yılını gazetecilik yaparak geçirmiş biri olarak, körfezle ilgili sürece az çok hakimim. İşin ucu Burhan Özfatura’ya kadar gitse de, dün dünde kaldı. Ahmet Piriştina, Büyük Kanal Projesi’nde çift kolektörü teke düşürmeseydi belki proje uzardı ama 25 yıl sonra körfez problemi başladığı yere dönmezdi.
Şimdi körfezi kirleten nedenleri görmeden, artan nüfusa göre, arıtma tesislerini devreye almadan bu sorun çözülmez.
Sayıştay raporundan ilham alarak AK Partili Büyükşehir Belediye Meclis Üyeleri Hakan Yıldız ve Uğur İnan Atmaca, Çevre, Şehircilik ve İklim Bakanlığı’ndan, Cemil Tugay’ın -denetim yetki devri- alması gerektiğini söylediler. Tugay da öyle yaptı ancak, Bakanlık ‘Red’ cevabı verdi.
Durum böyle olunca Tugay’ın eline koz verilmiş oldu. “Bakanlığın buyurun bunu siz denetleyin, demesi gerekirdi. Bunu yapmıyorsa, ya uygunsuz davranan birilerini kolluyor ya da kirlilik üzerinden siyasi rant çıkarmak istiyorlar” diyen Tugay’a bir tek cevap, Ceyda Bölünmez Çankırı’dan geldi ve o da, Çevre, Şehircilik ve İklim Müdürlüğü’nün yıl içinde yapılan denetim sayılarını açıklayabildi. Başka milletvekilleri cevap bile vermedi.
Başlangıçta İl Başkanı Bilal Saygılı, Cemil Tugay’ı aldı Bakanlığa götürdü, ne güzel bir süreç yürüyordu. Vekil İnan, bunu ‘tufaya’ gelmek olarak gördü!. Saygılı haklı olarak konuların içine çok girmek istemiyor. Kongreden sonra seçilmiş bir il başkanı olarak olayların karşısına çıkmak istiyor.
Vekillerin patronluk çekişmeleri yüzünden bürokratlar arada kalıyor. Keşke, Bakanlık denetim yetki devrini verse, keşke sirkülasyon kanalını yapsa. Aslında sadece Büyükşehir’i sadece denetlese.
Öyle dip çamuru çıkarmakla bu işin olamayacağını, arıtma tesislerinin, derelerin, kirliliğe yol açan tüm etkenlerin üzerine üzerine gitse. Yani olan İzmir’e olmadan birileri kararlılık gösterse..
Körfezdeki balık ölümlerini, Tunç Soyer’in körfezde yüzme(!) vaatlerini, yetki devri olayı ile unutturan Cemil Tugay bana göre çok iyi strateji izliyor. Doğru onun bir suçu yok. Her şeyi kucağında buldu. AK Partili meclis üyelerinin uyarısı ile denetim yetki olayını öne süren Tugay, körfezin getirdiği siyasi sorunu da AK Parti’nin kucağına bırakmış oldu!.
Doğrusu yeri gelmişken Sayın Tugay’a da soruyorum; Bakanlığın, denetim yetkisini size vermeyip birilerini kayırdığını iddia ediyorsanız, bildiğiniz bir şey var demektir. Lütfen kimler kayrılıyorsa onları açıklayın.
Herkes de bilsin ki; İzmir Körfezi’nde İzmirliler suçlu değil. Olan İzmir’e olmasın.