İZBETON davası ile ilgili MASAK raporları ortaya çıkmaya başladı.
İlk olarak İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZBETON AŞ’de taşeron şirketler eli ile yolsuzluk yapıldığı iddiası üzerine soruşturma başlatılmış, bu kapsamda Sayıştay raporu, mülkiye müfettişi raporu, bilirkişi raporlarına istinaden “ihaleye ve edimin ifasına fesat karıştırma” ve “nitelikli dolandırıcılık” suçlamasıyla aralarında Tunç Soyer ve Şenol Aslanoğlu’nun da bulunduğu 157 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmişti. İddianame kabul edilmiş ve konu mahkemeye intikal etmişti.
Sürece ilişkin detaya girmeden, bugüne gelen olayı kronolojik olarak özet bir şekilde ifade edecek olursak; Başlangıcı Haziran 2022’ye dayanan Halk Konut Modeli büyüyerek en son 18 kooperatife kadar çıkmıştı.
Örnek kentsel dönüşüm modeli için konuşan önceki dönem Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Bundan sonra yepyeni bir yol açılıyor. Halkın iktidarında Halk Konut bambaşka bir destan yazacak” demişti.
Burada belediye destek verecek ve İZBETON güvence olacaktı.
Ortak Vurgu;
“Belediye güvencesinde kooperatifçilik”
“Müteahhitlerin girmediği projelerde alternatif çözüm”
“Sosyal ve dayanışmacı model”
“İmece”
İzmir halkı da hızla kooperatiflere üye olarak katılım sağlamıştı.
Çünkü Soyer’in sözü, belediyenin garantisi vardı!
Gelinen nokta ne?
Kooperatif mağdurları üyelerin de şikayetiyle soruşturma genişletilmiş ve devamında MASAK raporları ile ortaya şaşırtıcı bulgular sunulmuştu.
MASAK raporunda yer alan iddialara ilişkin örnekler;
Kooperatiflerden çıkan paraların yüklenici firmalara, oradan da farklı şirket ve şahıslara aktarıldığı tespit edildi.
Bu para akışının zincirleme şekilde ilerlediği ve detaylı biçimde izlendiği rapora yansıdı.
Bazı şirketlerle kooperatifler arasında milyonlarca liralık sözleşmeler ve ödemeler belirlendi. Örnek: Bir sigorta şirketine 2 milyon 885 bin TL’lik işlem yapıldığı raporda yer aldı. (CHP İzmir Milletvekili Deniz Yücel’in eşine ait sigorta şirketi)
Alt yüklenici konumundaki şirketlerden, İZBETON’da çalışan işçilere yüksek tutarlı para gönderimleri tespit edildi.
Bazı çalışanların gelir düzeyiyle uyumsuz şekilde çok yüksek hacimli para trafiği olduğu belirtildi.
Örnek: Bir işçinin 2022–2024 döneminde yaklaşık 25,8 milyon TL işlem hacmine ulaştığı kaydedildi.
Belirli kişiler arasında yüzlerce kez para transferi yapıldığı ve toplam tutarın milyonlarca lirayı bulduğu tespit edildi. Bazı firmaların hesaplarında kısa sürede çok yüksek para girişleri görüldü. MASAK incelemesi kapsamında özellikle 2020–2024 yılları arasındaki banka hareketleri, EFT ve havale işlemleri analiz edildi. (Yakınların hesaplarına yüklü para transferi)
Tabi bu hareketlerin hukuki niteliği (usulsüzlük olup olmadığı) ise bilirkişi ve yargı sürecinde netleşecek bir konu.
Bu arada tutuklu bulunan eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ile eski İZBETON Genel Müdürü Heval Savaş Kaya’ya ilişkin herhangi bir para transferi kaydına rastlanmadığı ifade edilirken vatandaş açısından bakıldığında, onlara güvenen insanların ev sahibi olamaması kamu vicdanında bu iki ismi de suçlu çıkarıyor. Hiçbir şekilde masumlaştırmıyor.
Özellikle Soyer, Kaya ve Aslanoğlu, Başkan Cemil Tugay yüzünden içeride olduklarını öne sürerken Tugay da şu açıklamayı yapmıştı; “Sayıştay ve Mülkiye müfettişleri tarafından incelemeler oldu. Kooperatifler ile sözleşmelerin sonlandırılması ve İZBETON tarafından bu sürecin yürütülmesi gerektiği bizlere bildirildi. Bunları dikkate almak zorunda kaldık ve sözleşmeleri sonlandırdık.” (Bu noktanın dava ile ilgisi olmasa da, CHP için ayrı bir sıkıntı olmaya devam ediyor)
En son Ankara CHP il Başkanı Ümit Erkol gibi bazı partililerin yer aldığı bu dava nasıl sonuçlanır, süreci göreceğiz?
Davayı siyasi, içi boş olarak görmek yerine sükunetle sonucu beklemek ve suçlu varsa cezasını çeksin demek en vicdani bir yaklaşımdır.
Ortada hayalleri yıkılan mağdur insanlar yerine kendinizi koyarak düşünün bir de.
Son sözüm de konuşması gereken, siyasi ve yorumcuların MASAK raporlarını gündeme taşıyıp, İzmirliyi aydınlatmayanlara…