İnsanoğlu doğumundan ölümüne kadar bir savaşma içinde.
Neyle? Hayat mücadelesiyle.
Bu savaş, yaşam için verilen emek, gayret ve azim.
Normal olanda işte bu savaş. Yani İYİ savaş.
Aslında hiçbir canı almak, kan dökmek, sakat bırakmak ve yıkım bu savaşta yok.
Bu savaş, kişinin yalnızca kendisini bağlayan ve etkileyen savaştır.
İlk önce sağlıklı beslenme, hastalıklardan korunma, eğitim ve ekonomik yeterliliğe ulaşmak.
Aile kurmak ve yaşam döngüsüne katılmak.
Yaşamak için savaş!
İnsanoğlu bu yaşam savaşını aklını kullanarak ve çalışarak verir.
Hayvanlar alemi ise birbirlerini öldürerek hayatını devam ettirir.
Dünyanın nüfusu, benim ilkokul çağımda 2,5 milyardan bugün 8,5 milyara ulaşmıştır.
Birinci ve ikinci Dünya Savaşları. 1914/ 1918
1938/ 1945 yıllarında birçok devletin taraf olduğu ve milyonlarca insanın öldüğü, öldürüldüğü savaşlar yapıldı. Ayrıca her kıtada görülen yerel, bölgesel savaşlarda milyonlarca insanın can kaybına sebep olsa da yine de dünya nüfusunun buralara gelmesinde Tüm savaşlar, insanların çoğalmasını engelleyememiştir.
Ayrıca insanoğlu çok bencil ve acımasızdır.
Bir taraftan nüfus artış hızının düşmesini ister.
Diğer taraftan da çeşitli nedenlerle genç nüfusun fazla olması işine gelir.
Ömür ortalaması uzadıkça işleri yapacak, döngüyü çevirecek genç nüfusun da azalması işine gelmez.
Güçlü devlet olmak için teknolojiyi kullanmak kendisini koruyabilecek silahlara ulaşmayı kolaylaştırmak ister.
Bunların yanında tabii ki güçlü ekonomi güçlü nüfus yapısı da gerekir.
1938/1945 İkinci Dünya Harbi, üzerinden seksen yıl geçtikten sonra yine bir dünya savaşı mı?
Ukrayna-Rusya, Ortadoğu, daha önce Libya, Bosna ve çeşitli bölgelerde çıkan savaşlar bir kitlesel savaşa dönüşmedi.
Belki gelişen teknolojik silahlarla buna hiçbir ülke cesaret edemiyor.
Edemeyecek gibi de görünüyor.
Sebebi; tüm devletlerin ve insanlığın yok oluşuna ve büyük zararların olabileceği riskini almak çok tehlikeli.
Belki de kendi kendisini bilerek yok etmek gibi bir risk var.
İşte bu da bir üçüncü cihan savaşını engelliyor.
Fakat dünyanın da “delisi yöneticiler” eksik değil.
Az da olsa bu tehlike olur mu, yaşanabilir mi?
Kim bilir?
Temennim dünyanın her yerinde, insanlar sulh içinde yaşasınlar.
Mutlu olsunlar.