
İzmir’de 300 gram Ramazan pidesinin 30 liradan satılacağının açıklanması, fırıncıların maliyet baskısı ile vatandaşın alım gücü arasındaki denge tartışmasını yeniden gündeme taşıdı. İzmir Fırıncılar Odası Başkanı Kemal Sırtı’nın fiyatın gerekçesine ilişkin açıklamaları, sektörün yaşadığı zorluklara işaret ederken, artan gıda fiyatlarının hane bütçesine etkisi konusunda soru işaretlerini de beraberinde getirdi.
Sırtı, Ramazan pidesinin üretiminde kullanılan malzemelerin çeşitliliği ve işçilik yoğunluğunun maliyetleri artırdığını vurgulayarak ekmekle kıyaslanmasının doğru olmadığını belirtti. Ancak özellikle dar gelirli kesimler açısından bakıldığında, temel bir Ramazan geleneği olan pidenin fiyatının her yıl biraz daha yükselmesi, “erişilebilirlik” tartışmasını öne çıkarıyor. Gıda enflasyonunun yüksek seyrettiği bir dönemde, sembolik bir ürünün dahi fiyatının konuşulması, alım gücündeki gerilemeyi görünür kılıyor.
Fırıncıların enerji, un ve işçilik giderlerindeki artış nedeniyle zor bir süreçten geçtiği bilinirken, fiyatın hem esnafı hem de tüketiciyi koruduğu yönündeki “konsensüs” vurgusu sahadaki gerçeklikle ne kadar örtüşüyor sorusu gündeme geliyor. Çünkü resmi fiyat tarifesi sabit olsa da bazı noktalarda gramaj, üretim kalitesi ve satış koşulları üzerinden fiili farklılıklar yaşanabildiği yönünde tüketici şikâyetleri zaman zaman dile getiriliyor.
Öte yandan İzmir’de pidenin İstanbul ve Ankara’ya kıyasla daha pahalı olduğu iddialarına karşı yapılan “kilogram fiyatı aynı” savunması teknik olarak doğru kabul edilse bile, tüketicinin alışverişte karşılaştığı etiketin doğrudan cebine yansıdığı gerçeğini değiştirmiyor. Ekonomistler, vatandaşın satın alma davranışında artık gram hesabından çok “kaç liraya aldığına” odaklandığını belirtiyor.
Ramazan pidesi fiyatı böylece yalnızca bir tarife meselesi olmaktan çıkıp, kentte yaşam maliyetinin ve gelir dağılımının geldiği noktayı gösteren bir göstergeye dönüşüyor. Tartışma, bir yanda ayakta kalmaya çalışan fırıncı esnafı, diğer yanda mutfak bütçesini dengelemeye çalışan vatandaşın aynı sofrada nasıl buluşacağı sorusunu gündemde tutuyor.
