Tuhaf şeyler oluyor!
CHP Belediyelerinde olanlar parmak ısırtıyor.
Başkanlar ve ekiplerinin yaptıkları, şeytanın bile aklında olamayacak kadar planlı
işler olduğu iddiasını mahkemedeki iddianamelerden öğreniyoruz.
Belediyelerinden her
gün yeni bir olay ortaya saçılıyor.
Havada, karada,
benzincide ,villada ,boğazda yalıda.
Bornozlu, peştamalli, kuru, sulu, otelde motelde.
Aksiyon filmlerini aratmayacak durumlar.
Takip edilemez oldu, adeta rezaletler fırtınası.
İlk önce İstanbul Büyükşehir’in kazanılması( Amiral gemisi)
Daha sonra
CHP’nin son kongresinde yönetim ve genel başkanlığın alınmasıyla ,İlk yerel
seçimde rantı büyük belediyelerin görevlendirilmiş Başkan adayları ile kazanılması
sonucunda, birinci partiyiz safsatası ile özgüven patlaması.
Büyük hedefe bir adım daha yaklaşıldığının sanılması.
Sonraki hedef de Türkiye…
Cumhurbaşkanı seçilmek için kurulan sistem havuzu .
Savcılık iddianamesi ve mahkeme sürecinde, planları açığa çıktı.
Mahkemede davanın görüşülmesinin seyrinden, Cumhurbaşkanlığı adaylığını
bırakın , Silivri misafirhanesinde çok uzun dinlenme günleri ufukta belirdi.
Anlayacağımız ateş bacayı sarmış.
Genel başkan her gün bir yerde mitinglerde.
Niye ?
Adayımız Silivri’den kurtulsun diye.
Ana muhalefetin görevi, Silivri’yi tahliye ettirmekmiş gibi.
Dünya mı?
Pışşık!
Yansın kardeş bize ne ?
Yeter ki, Silivri’deki yanmasın durumu…
Herhalde artık dosyaların, iddianamelerin dolu olduğuna kanaat ettiler.
Tek kurtuluş planları ,
Silivri ceza ( pardon istirahat ) evinden
ancak erken seçim olursa çıkabileceğini düşünüyorlar.
Milletvekili dokunulmazlığı alabiliriz, bu şekilde mahkemeden geçici de olsa
kurtarırız paçayı.
Umut yiğidin ekmeği.
Hayal kurmak güzel duygu.
Hem de masrafsız, havuz sistemsiz, parasız pulsuz ve tapusuz…
Gerçek ise seçimler 2028 de