Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir
Az Bulutlu
20°C
İzmir
20°C
Az Bulutlu
Pazar Hafif Yağmurlu
18°C
Pazartesi Çok Bulutlu
17°C
Salı Yağmurlu
15°C
Çarşamba Hafif Yağmurlu
15°C

Esendağ ve Duracık ülkücülere sesleniyor

08.02.2026 16:40
A+
A-

12 Eylül darbesinden sonra da birçok sağcı ve solcu genç ipe gönderilirken, bunların arasında 5 Haziran 1983’te de İzmir- Buca Cezaevi’nde Halil Esendağ ve Selçuk Duracık isimli iki ülkücü de idam edilmişlerdi. Esendağ ve Duracık gibi, Mustafa Pehlivanoğlu, Ali Bülent Orkan, Fikri Arıkan, Cevdet Karakaş, Ahmet Kerse, Cengiz Baktemur ve İsmet Şahin de aynı sonu yaşayan ülkücülerdi.

43 yıl önce 5 Haziran günü bu iki gencin idam sehpasına nasıl götürüldüklerini öğrenmek istiyorsanız, olayın şahitleri ağzından yazılmış, Sevgili Mehmet Karanfil’e ait Gül Hüznü kitabını okumalarını tavsiye ederim.

Esendağ ve Ulucak Pınarbaşı mezarlığında her yıl üç beş de olsa ülküdaşı tarafından dualarla yad ediliyor.

Buca’da idam edilen bu fidanlar Pınarbaşı’nda mezarı başı dışında hatırlanırken, Buca Belediyesi’nin yaptığı Üç fidan anıtında solun sembol isimleri Deniz Gezmiş, Mahir Çayan ve Yusuf İnan her yıl törenle 05.30’da hiç aksatılmadan her yıl anılıyor.

Bunları hatırladıktan sonra; Buca Belediyesi’nde geçen gün Buca Cezaevi planları oy birliği ile geçti. Planda ülkücüler için bir anı evi bulunmuyor!

Ülkücü meclis üyelerinin aklına buraya bu iki fidan için bir anı köşesi yaptırmak akıllarına geldi mi bilemiyorum?

Ancak Esendağ ve Duracık’ın ülküdaşlarına şöyle seslendiğini duyar gibiyim;

“Dava arkadaşlarım. Bizler Buca Cezaevinde asıldık. Burada anılmak isteriz. Bir köşede yer bulamadınız mı? Ruhumuza Fatiha okunur, 12 Eylül darbesinin mezalimi gelecek nesillere aktarılır.”

Zaten bir anlam verememiştim. Yangından mal kaçırır gibi taş yapı binalar apar topar yıkıldı. Projesi hazırlanmadan yıkılan cezaevinin alanı siyasi polemik konusu oluverdi. Yok yeşil alan olsun. Hayır, konut olsun. Alışveriş merkezi olsun.

Oysa yıkılmadan önce kabul gören bir projesinde, Esendağ ve Duracık’ın da yer alacağı bir müze vardı. Ulucanlarda olduğu gibi.

Yani 12 Eylül cuntacılarının canlara kıydığı sağdan veya soldan tüm gençler şimdi yaşıyor olsalardı olaylara ne derlerdi?

Ülkücülere sorulmaz mı?

Yeşil alan olsa üzerinde nasıl gezeceksin?

Konut olsa içinde nasıl oturacaksın?

Ticaret Merkezi olsa nasıl alışveriş yapacaksın?

Nasıl ki Basmane Çukuru 30 yıldır ucube gibi duruyor?

Buca Cezaevi de bir 30 yıl çukur olarak kalır.

Birinde Kemal Zorlu’nun diğerinde de Halil Esendağ’ın ve Selçuk Duracık’ın ahı varken…

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.