SOKAK HALLERİ /
İzmir’de, bir sabah vakti.
Kavşakta denk geldik, ara sokağın birleşim yerinde.
Kimseler de yok, rahatsız olmasın diye önüne geçtim hızlı yürüyorum.
Bakmadım kimdir, korkmasın diye.
Sabahın çok erken vakti.
Ama beni geçti, önümde yürüyor.
Sabahın sessizliğinde, o iştahlı sesi duydum.
Futbol hakem, maç gözlemciliği yapmadım ama.
İyidir gözlemciliğim, gözlemlerim dünyayı, yaşamı.
Şimdilik şükür iyiyim, yarın ne olur bilinmez ama.
Fırsat varken, boş boş dolaşmamak.
Düşünmek gerek, bakmak ve de görmek gerek.
Dik dik veya yan bakarak değil ama.
Kontrollü ve de insan yaşam haklarına uygun.
Elinde yeşil elma, hızlı hızlı hatır hutur dişliyor.
Hazmı kolay, az kalorili ne de olsa.
Atıştırmalık değil, kahvaltıyı es geçecek besbelli.
Kahvealtı denir aslında, o meşhur kahvesini de içmiştir.
Aç karnına.
Ayakta, ayaklarının üzerinde hızlı hızlı yürüyor hem de yürüyor.
Isırıyor, diğer elinde de sigara.
Bir sağdan bir soldan.
İkisi de aynı yerden, farklı yerlere doğru yolculuk.
Biri akciğere, diğeri gidebilirse boğazdan, mideye.
İlki kesin gider, atmaz geriye.
Sağlıklı yaşam modeli bu yeni, en moderninden.
‘Ayakta yolda yürürken bir şey yenmez, içilmez, günah. Hem onu bulamayan vardır, canı çeker alamaz ayıp olur’ derlerdi.
Tamam günahla, ayıpla söylenirdi ama.
Yapmasınlar diye, caydırmak için.
Özünde ne kadar haklılar.
Bir de o elma, boğazında kalırsa sabah sabah.
Kim kurtaracak?
Olmaz olmaz demeyin.
Farklı refleksler, aynı anda.
Devam ediyoruz yürümeye, kaldırımlarımız farklı.
Yemeye de devam.
Geldik ana caddeye, ayrım yerine.
Elindeki tanesi kaç para olduğunun farkında bile olmadığı, yeşil elma hooop çöpe.
Sar peçeteye sonra ye, ya bir daha bulamazsan.
Elma bozulmaz da ben bozulmaz.
Nimetin yeri, çöplük değil.
Yanmayı hak etmiyor.
Bir ağacın dibine bırak, kuş yer solucan yer.
Zarar, ziyan olmamış, olur.
İyi olmaz mı?
Çöpe atarken gördüm, baktım valla çöpe.
En üstte duruyor bizim elma, bana dert olan elma.
4’de 2’si duruyor, ısırıklar dahil.
Çöp konteyneri değil, kova biçimli, sallanan, altı boş olanlardan.
Parklarda filan olanlardan, üstü yarım kapaklı.
Kuzu gibi yatıyor canım elma.
Bir elmaya bakıyorum yazık oldu diye.
Bir de O’na bakıyorum, yazık olacak diye.
Kabız olmazsa iyidir.
Bir de güzelim canım sıcacık beyaz fırın ekmeğine, kara fırın ekmeğine ayıp ediyorsunuz.
Sağlık için güya.
En çok da bu canımı sıkıyor.
Can sizin, sağlık sizin.
İnsanız işte, düşünmeden duramıyorum.
Hay bu benim bu içimdeki, insan merhametine, insan sevgisine.
Yarım kalan elmaya mı yanayım.
Yarı yolda bırakmaya çalıştığın sağlığına mı yanayım.
Bilemedim.
Ha bu arada yanan sigarasını de yere attı.
Sağlık olsun…