
Ege Üniversitesi’nde düzenlenen “Ege Tarım Zirvesi 2026”, Türkiye’nin tarımsal geleceğine dair sarsıcı gerçekleri gün yüzüne çıkardı. Akademisyenlerden bürokratlara kadar tüm paydaşların birleştiği ortak nokta tek bir kelimeyle özetlendi: Beka. Uzmanlar, kapıya dayanan su krizine karşı hayati bir uyarıda bulundu: “Su artık sadece bir kaynak değil, vatan savunması kadar stratejik bir meseledir.”
Panelin açılışında konuşan Prof. Dr. Cenk Küçükyumuk, toplumdaki “geçici kuraklık” algısını yıkan bir sunum gerçekleştirdi. Kuraklığın bu coğrafyanın ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayan Küçükyumuk, şu dikkat çekici ifadeleri kullandı:
“İklim değişikliği kapımızda değil, artık soframızda, günlük yaşamımızın tam içinde. 2030 ve 2040 projeksiyonları gösteriyor ki; geleneksel yöntemlerle tarım yapma lüksümüz bitti. Bitkinin kök yapısını bilmeden, teknik detaylara hâkim olmadan yapılan her sulama, geleceğimizden çalınan bir damladır.”
DSİ Şube Müdürü Selçuk Güzelses’in paylaştığı veriler, Ege Bölgesi’ndeki su krizinin boyutlarını rakamlarla ortaya koydu. Özellikle Gediz Havzası’ndaki durumun “dehşet verici” olduğunu belirten Güzelses, çarpıcı bir kıyaslama yaptı:
1960’lı Yıllar: Demirköprü Barajı’na gelen su 1,5 milyar metreküp.
Günümüz: Sadece 243 milyon metreküp!
Yer altı sularının da tükenme noktasına geldiğini ifade eden Güzelses, su seviyelerinin 10 metreden 110 metreye kadar çekildiğini, artık mevcut suyun öncelikli olarak “içme suyu” olarak korunacağını ve yeni kuyu açımına kısıtlama getirildiğini açıkladı.
Sahanın sesini duyuran üretici Aydın Çondur, kuraklığın tarımsal haritayı nasıl değiştirdiğini anlattı. Su yetersizliği nedeniyle bölgenin simgesi olan pamuktan vazgeçmek zorunda kaldıklarını belirten Çondur, “En verimli arazilerimizde su bulamadığımız için buğdaya yöneliyoruz. Bu bir tercih değil, hayatta kalma stratejisidir,” diyerek üreticinin yaşadığı çaresizliği dile getirdi.
Zirvede sadece sorunlar değil, çözüm yolları da masaya yatırıldı. Geleceği kurtaracak hamleler şöyle sıralandı:
Kapalı Sulama Sistemleri: Vahşi sulamaya kesin son.
Sensör Destekli Otomasyon: Bitkiye ihtiyacı kadar su veren akıllı sistemler.
Hayvancılıkta Revizyon: Su tüketimi yüksek olan büyükbaş yerine küçükbaş hayvancılığın teşviki.
Alternatif Kaynaklar: Deniz suyunun arıtılması gibi teknolojik yatırımlar.
Son Uyarı: Panelistlerin ortak mesajı netti: Eğer bugün radikal kararlar alınmaz ve bireysel tasarruf bilinci oluşturulmazsa, Türkiye’yi çok yakın bir gelecekte geri dönüşü olmayan bir gıda krizi bekliyor.