“Ben tavla oynamaya üniversiteden arkadaşlarımı çağırsam, binlerce arkadaşım gelir. Birileri Tavla oynamaya adam çağırsa oynayacak adam bulamaz.” demiş,
Çok doğru demiş.
Hatta bu sözü yapraklar bile alkışlamışlar. :))
“Adamın “tavla oynamaya vakti yok ki. Dünya liderleri ile satranç oynamaktan… Birileri artık bundan sonra ömür boyu tavla oynasın..
Sonuç :
İki mars bir oyun.
Ver tavlayı koltuğunun altına!
Ver mehteri..
Artık kumda oynasın.
İsterse boğazdaki yalısında,
İsterse Karadeniz’de yaylasında…
Bay bay. Atta…
Diploma meselesi çok can sıkıcı.
Ülkemizde meğer neler oluyormuş.
Bir dönem milyonlarca gencin üniversite girişinde hakkı yenmiş. (FETÖ dersaneler, giriş sınavları)
Sevsinler böyle sosyal demokratları ve “istismarcıları”.
Bas parayı bitir işi.
Bir bakıma kara mizah.
Aslında o günün İ.Ü rektörü ve Dekanı çok haklı.
Hatta bu beylere ödül verilmeli.
Neden mi?
Böyle bir dahi, parlak öğrenciyi keşfedip Türkiye’ye kazandırmışlar. :))
Şaka gibi…
“Adam”, Dünya liderleri ile Dünya düzeni için mazlum milletler için yok olan canlar için görüşmede toplantıda.
Birisi, rakı balık elçilerle boğazda.
Deniz güneş, kumsalda plajda.
Tatilde dağda, kayakta.
“Ona da çok yakışıyor”
Cumhuriyetimizin yüzüncü yılını geride bıraktığımız bu yıllarda,
Dünya Siyasetinde ve bizde, böyle bir siyasi jenerasyon gördüğümüz için çok şanslıyız.
Bir daha böyle siyasetçiler tekrar gelmesi için yüzyıl beklemek gerek.
Niçin mi?
Tiyatrocudan, inşaatçıya.
Ajanından, psikopatına.
Megalomanından mitomanına. Hepsi birden tekmil.
Ne ararsan var! “derde devadan gayri “
İyi ki bu hengamede,
Birkaç tane özelleri de aklıselim, Dünya liderleri de var.
Şanslıyız maşallah