DOLAR
43,8290
EURO
51,6962
ALTIN
7.183,04
BIST
13.934,06
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir
Parçalı Bulutlu
16°C
İzmir
16°C
Parçalı Bulutlu
Cuma Çok Bulutlu
18°C
Cumartesi Çok Bulutlu
14°C
Pazar Az Bulutlu
13°C
Pazartesi Açık
14°C

Tuğrul Yemişçi

AK Parti İzmir 23. Dönem Milletvekili

    Deprem ve kentsel dönüşüm

    06.06.2024 21:13
    A+
    A-

    Ülkemizin deprem kuşağında olduğunu, coğrafyamızın her yerini kapsadığını biliyoruz.

    İşin uzman kurumları ve teknik kişileri çok açıklıkla geniş olarak devamlı TV’lerden depremle ilgili bilgilendirmeler yapıyorlar.

    Anadolu vatan coğrafyasında eskiden bu zamana olan tüm depremler kayıt altında. Ne zaman nerelerde nasıl yıkımlar olduğu ölü ve yaralı sayıları, hasarlar tarihi ile biliniyor. Biz de bunları dinliyoruz.

    DEPREM ÖLDÜRMEZ!

    ÇÜRÜK BİNA ÖLDÜRÜR!

    Deprem ile ilgili birçok kişi yıllardır bu klişe doğrulanmış sözü devamlı hatırlatıyorlar.

    Peki bu ikazları, bilimsel tavsiyeleri dinleyen kurumlar ve insanlarımız var mı?

    Maalesef yok. Her depremde yıkımları ve can kayıplarını yaşıyoruz.

    Sorumlu Kim?

    İlk önce bina yapan veya yaptıran kişilerden itibaren onlarca sorumlu var.  Aslında çok sorumsuz, ilgisiz, dürüst davranmayan insanımız var.

    Anlayamadığım konu.

    Falanca yıldan önce yapılanlar çürüktür.

    Diyorlar.

    Hayret ki hayret….

    Aslında çıkarılan yazılı kurallar, kanunlar, yönetmelikler hepsi de yeterli. Çağın icabına göre o kural ve yasalarda yenileniyor.

    Peki sorun burada mı?

    Katiyen hayır.

    Sorun, ahlakta, dürüstlükte.

    Kentsel dönüşüm yasası çıkalı on yıldan fazla oldu. Buna rağmen yine başarısızlık var.

    Ülkemizdeki yapı stoklarının büyük çoğunluğu 6ve 7 üzerindeki depremlere dayanıksız.

    Çeşitli benzetmeler yapılıyor.

    “Pahalı tabutta yaşıyorlar” diye.

    Malzeme yanlış ve eksik, proje yok veya uyulmamış. Gecekondudan döndürülen yapılar çok. Kırsaldaki bina stoklar daha da vahim durumda.

    Belediyeler imardan sorumlu.

    Denetim büroları ise inşaatın yapımı sürecinden sorumlu.

    Yine de son depremlerde sözde kuralına uygun yapılan binalar yine de yıkılmış.

    ASIL OLAN, KENTSEL DÖNÜŞÜMDEN ÖNCE ,

    AHLAKİ  DÖNÜŞÜM ŞART.

    Hiç anlayamadığım bir konuda şudur.

    Belediyelerin İMAR uygulamaları.

    Bir sokakta ayni hizada olması gerekli bina yapılaşması.Binasına göre farklı olabilir mi?

    Kat yüksekliği oda ayni.

    Efendim yapım yılındaki imar durumuna göreymiş ondanmış.

    AB diyoruz ya. Hiç orada böyle saçmalıklar yok.

    Bir şehrin imarı planlaması yapılır yüzyıllarca bozulmaz.

    Ayrıca yapılaşma izni, yıllar evvelden belirlenir. Ona daha sonraki belediye meclisleri dokunamazlar.

    Ancak bizim gibi ülkelerde ileriki yıllara dönük 50-100 yıllık planlama, şehrin büyümesi veya büyümemesi planları, altyapı üstyapı yapılır.

    Bizde yapılan.

    Bir şehir içinde arsa veya bina sahibi, yerine yeni bina yaptırmak için belediyeden imar durumu alır(aslında o bölgenin imarı belki 50,100 yıl evvel belirlenmiş ve değiştirilemez olmalıdır)

    Böyle olsaydı (Modern ülkelerdeki gibi) mahalli idare seçimlerinde siyasi partiler, belediye başkanlıklarına. Ve meclis üyeliklerine aday adayı, kariyer sahibi, dürüst insanların müracaatı dışında sıradan aday adayı bile bulamazlardı.( rantiye yok olan yere kim müracaat eder)

    Normal neyse o verilir.

    Peki şimdi öylemi?

    Rantı en yukarı çıkarmak için, sağdan soldan resmî girişimler olmadı, gayri resmî çalışmalar sonucu yeni proje için izni alınır.

    Alınamadıysa bu sefer yine bina yapılır izne uygunsuz yapı yapma (kaçak) yoluna gidilir. (bu sefer gayri resmî harç ödemesi ve kişisel iş halli) yöntemi ile iş bitirilir.

    Bu ne yazık ki ülkemizde önlenemeyen belediyecilik sistemidir.

    Gelelim yine deprem konusuna.

    İnşaatı proje değişikliği ile yapamayan rantiyeci ve vicdan yoksunu inşaatçı, bu kerede malzemeden çalma yöntemini seçer. Demir kalitesiz ucuz ve eksik. Kumu yıkanmamış deniz kumu, beton dozajı düşük velhasıl bilime aykırı inşaat yapımı ne ararsan var.

    Yalnız yok olan vicdan ve dürüstlük.

    Kentsel dönüşüm ile ilgili devlet yasalar çıkarmış destekler vaad etmiş yine de bir arpa boyu belki gidilmiş. Yapı stoklarının  tamamı dönüşüm yapılamamış.

    Demek ki hakikaten Kentsel dönüşümden önce vicdani dönüşüm için insani telkin yasaları falan da fayda etmez.

    Çok ağır cezaları gerektiren ve her parası olanı müteahhit diye kabul etmeyen yasalar acil şart olmuştur.

    Belediyelerin ve belediyeciliğin bu kafasıyla yüz yılda geçse ne yazık ki, şehirlerimiz ayni yıkıma uğrayacak, depremlerde yıkılacak can ve mal kayıpları devam edecektir.

    Vatandaşına yardıma koşan, maddi manevi destek olan Devlet var.

    Aslında yıkılmayacak bina yapımı için devlet maddi ve manevi tedbir ve denetim için zaman ve para harcasa daha karlı oluruz.

    Yazarın Diğer Yazıları
    Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.