DOLAR
43,5075
EURO
51,4469
ALTIN
7.059,55
BIST
13.902,88
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir
Çok Bulutlu
16°C
İzmir
16°C
Çok Bulutlu
Perşembe Yağmurlu
14°C
Cuma Hafif Yağmurlu
18°C
Cumartesi Az Bulutlu
20°C
Pazar Hafif Yağmurlu
18°C

Çorumludur adamdır o bir; Şakir Kuruş’tur

04.02.2026 14:29
A+
A-

Müze satışı, lokma hayrı ve kabir ziyareti, 6 Şubat 2026 Cuma günü saat 11.30’da İzmir İnciraltı’nda başlıyor…

Çorum, Merkez İlçe, Cemilbey (Çorak) Köyü doğumlu, babası öğretmen, annesinin ev hanımı. 13’ünden 54’üne dek, 41 yıl sahalardaydı.

Çorum Güneşspor’da güneş gibi doğmuş, 4 sezon formasını giydi.

İlk ve Ortaokulu Çorum’da okudu.

Kasımpaşa’daki Deniz Astsubay Okulu mezunu.

Durmadı, koştu, çalıştı, maratondu hayatı.

Aynı disiplin ve azimle.

Güneşspor’un ardından askeri takımlar İstanbul Denizgücü ile Gölcük Denizgücü’nde forma kuşandı.

Mezun oldu, iki yıl öğretmenlik yaptı.

Ben daha doğmuşum, 1963’te İzmir’e bir geldi, pir geldi.

2011’de ülke genelinde kapatılan Denizgücü ekiplerinden, İzmir Denizgücü’nde ‘Bismillah’ dedi.

Futbolcu, teknik direktör, antrenör olarak hizmetlerde bulundu, çok başarılı olan Ordu Milli Takımı’nın formasını da giydi.

İzmir Denizgücü ile o kadar çok şampiyonluk yaşadı ki, hangisini yazayım. Google’a göre ayarlanır. Amatör takım üyeliği ile katıldılar, eledikleri profesyonel lig takımı kalmadı.

Hep Şakir Kuruş hocam vardı. Başbakanlık ile Gençlik ve Spor Başkanlığı ile Türkiye Amatör Küme Şampiyonası’nda finale kadar yükseldi. 6 şampiyonluk dile kolay. Finalde kalan 4 maçta ikinciliklere üzüldüler.

Denizgücü’nün başarıları dolu bugün 5 teknik adam görev yaptı, kapatılıncaya kadar.

Şakir Kuruş, Adnan Akçora, Celal Bölgen, Ali Yaşar, Mehmet Emin Yılmaz ile Volkan Arslan.

Şakir hocanın yetiştirdiği isimlerle, kuşaktan kuşağa mirasları gibi. Kapatma parçasını öğrenince ağlayan göz görüldü, daha da görülür.

‘Asker ölürüz, çekme boşver’ dedi. Evladı gibi, baktı çünkü Denizgücü’ne. Her zaman toplumumuzda bazı tipler olmuştur da olacaktır. Her ilimizde doğanlar, yaşayanlar için olumlu olumsuz sözler söylerler, genelleme yaparlar.

‘Şurdan bu çıkmaz, buradan bu olmaz’ diye.

Sanki kendileri çok bir şey de. Şakir Kuruş hocam ile Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı, evladımın doğumunu da yapan Prof.Dr.Mustafa Eminoğlu hocam. İki bariz örnek insan evladı, Çorumlu. Yetmez mi, 100 kişiye bedeldir ikisi de. Adem gibi adamdır, gibisini bırak adamdır, adam olarak da veda ettiler. Rahmetle, şükranla.

Ücretlerini taahhüt eden, hizmet verenlere de şükranlarımı sunayım. ‘En başta’ diye belirtilen de adaletsizlik yapmak istemem.

Bir müze de Karamürsel’de açıldı. Alfabetik ve de rütbeye göre de yazamam, yazmam.

Düşünen, akıl eden, fikir veren, yol açan, çaba sarf eden, emek veren, uygulayan Denizgücü forması da verilen, çalıştıran Emekli Albay Adnan Akçora ile Emekli Astsubay Mehmet Emin Yılmaz’a, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Deniz Tatlıoğlu’na, kendini yetiştiren müzecilik doktorası yapan Gemi Müze Müdürü Dnz.Ütğm. Dr.Çağrı Pala’ya, Nail Yalınkılıç ile Yavuz Tunç’a hassaten şükranlarıma sunuyorum. Şakir hocam için parmağını oynatanlara da selam olsun, Allah razı olsun.

Bir ödül sahibi olabildiğim da vardır, kim akıl ettiyse bin yaşasın. Çocuğu da yoktu, futbola sevdalıydı, bir de askerliğe. Çoğu vefasız çıksa binlerce evladı oldu, hepsi de erkek. Hasta iken yorgun olanlara, içlenirdi adları bende. Muhabbet sırasında anlatılırdı, özelini. Yazmazdım özellikleri, hepsi birden manşetlik. Vicdanım çok rahat, böyle onurlu bir insanı üzmediğim için. Maçını yönetirken de çok yardımcı olsaydı rahmetli, ben de yalakalık kayırmadım, ne göremedim o.

Takımına kendine güvenirdi, tarzında. Büyük adam damaram. Şahsımda az patavatsız değil hani. Yaşım 21 filan. Son olarak hastanede yatarken, ziyarete sık sık gidiliyordu. Askerlikten, antrenörlükten dostu İsmet Sade hocam ile.

Çok memnun oldum dedi ki, ‘Ya sevgili hakemim uzun süreli spor yaptım, açık hava temiz gıda, spor yaptım, içmeme içtiğime dikkat ettim.

Bu isteği (hastalığını kastederek), neden geldi ki’ derdi. 2018 ila 2019 yılları sonları. 84 yaşındayken, 7 Şubat 2019’da vefat etti. Kıvıramam ki, ‘Hocam asıl bu saydıklarınızı yapmasaydınız, şu an görüşüyor musunuz’ dedim. Sarıldı ben de o mübarek eli öptüm, belki son kez imiş.

İyi ki de yaptım. Ağabey, abi, hocam, kaptanım derdim, bir gün ‘Şakir amca’ deyivermişim, ne bileyim. ‘Oğlum canımı sıkma ne amcası’ dedi. Fırça değil, normal konuşma tarzı. Hafif bir gülümsemeü de eksik bırakmadan.

Önemli olan niyet, vizyon, empati, gerisi hikayesi. 2015 yılıydı, gazeteci ustam İbrahim Irmak abimla evinde muhabbet ederken, söyledi. ‘Bu kadar hatıra, kupa, madalya, bröve, diploma, ödül ziyan olmasın. Müzenin açılması gerek’ dedik. Yalvardım, sözlerini söyledim.

Ne arayan oldu ne soran.

Aylar geçti, cennet yerinin sağlığı da yerindeydi. ‘Almaya geliyorlar, müzeye konacak’ dedi.

Çocuk gibi bir sevinçle.

İki araçla, imza belgesi alıp gittiler, belediyeden. Sonra da peşine düştük.

Gitti de nereye, nerede şu an ? Ara ki bulasın, bir haber yok. Nemlenip çürüdü mü, çöpe mi gitti ? Kent Müzesi’nde olduklarını söylediler. Böyle anılara, anlara, tam müzelik eserlere merak olan, görevli olan Av.Ulvi Puğ abimin üstadım bilir. şeyi de soramadım. Ya yoksa oralarda da yoksa.

Sivillerin sadece söyleminde kalan askerler Şakir Kuruş abimizin aziz hatıralarına sahip oldu.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ile Güney Deniz Saha Komutanlığı’na.

Denizgücü emektarlarına, Şakir Kuruş dostlarına, destekleri ve de onayları için bir sade vatandaş olarak sonsuz teşekkür ediyorum. Allah şifa versin.

Yakın geçmişte Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın aldığı kararla, beklenen müze açıldı.

Bu bir fragmandı, ön provaydı.

Hakem, antrenör ve asker dostları Nail Yalınkılıç ile Yavuz Tunç hocalarım ile dönemde Şerife ablam vardı.

Daha kapsamlısı, nihayet Şakir Müzesi, sabit kalan Gezi Müzesi’nde sergilenecek.

Ücretsiz, halka açık.

ödeme yapacak Google’da ‘ebedi istirahatgahı’ için Narlıdere Aşağı Narlıdere yazıyor. Kavacık Köy Mezarlığı diyen var.

O da değil.

Tam olarak Selway Outlet’i geçince, TOKİ’yi de geçince solda, Kavacık Köyü’ne gelen Tırazlı Köyü Belediye Mezarlığı’nda.

İzmir Müze Gemiler Müdürlüğü de (İzmir Müze Gemiler Müdürlüğü) Başak Sokak, Özdilek AVM karşısı, İnciraltı’nda.

6 Şubat 2026 Cuma günü, saat 11.30’da sonrasında da lokma hayrı yapılacak müzenin, geminin önünde.

Ardından kabristan ziyareti gerçekleştirilecek. Kısmetse, ordayım bekleriz.

‘Gönül adamı’ denir ya, ta kendisi. Bakmayın apolete, rütbeye, kılık kıyafete girilme itibara, sert bakışa, çatık kaşa filan. Yoksa yanılırsınız.

Tertemiz kalpli, ahlaklı, dürüst, namuslu bir insan evladı, ta kendisi. İhsan Türe, Halil Erdoğan, Necmi Temizel hocalarım gibi, özel ve güzel kişilerdir Şakir Kuruş hocam da.

Rahmetli babası Mehmet Aydınoğlu’ndan 1 yaşında büyük, rahmetli annesi Nimet Aydınoğlu’ndan da 3 yaşında küçük.

Soyadı Kuruş ama parayla çekle senetle işi olmadı. Bir zamanlar çok değerli olan para birimimiz olan Kuruş’tan değil.

Avro, dolar, mark gibi para biriminden hiç değil yani. Kâğıt parçası ile demirden oluşan tek amaç değil, yalnızca araç oldu. İstese, aklı ve zekası o noktada kaysa var ya ohoo. Yetiştirme payı bile olsa el altından, vay be.

Boşa’yı sevmedik, saygı duymadık yani.

Yaşarken şunu sordu: ‘Kuruş ne hocam?’ dedim.

Anlaşılması güç hatta anlamsız, yakışıksız soyadı vardır.

O an ne denk gelirse öyle soyadları.

Vakti zamanında çok insan var, 29 da Harf. Bu kadar türemiş.

Yanıtladı, ‘Çorum’da sülalemize Kuruşiler denilmiş, i harfini kaldırmış, merak etmiştim bana böyle bir belirti’ belirtildi. İçi dışı bir, Allah’ın kulu.

Dobra idi, açık sözlü idi ama dangalak değildi.

Hayatımın her alanında vardı.

Bir tek Denizgücü’nde futbol oynamadım, üye olamadım.

O kadar. 54 yaşına kadar oyun oynadı, antrenörlük yaptı, teknik direktörlük yaptı.

Hakem olarak Denizgücü futbol takımında kaptanlık süresince kurtarım yönettim, düdük çaldırdım.

Yardımcı Müdür olarak da çıktım, haberlerini yaptım. Şerife ablamla Alsancak Stadı’nda evlendi, o gün sahalara veda etti.

O gün de oradaydım mesela. Hürriyet’te eleştirel yazar, yorumcu oldu.

Beraber izler, kâğıda notlar alır, çıkmalar yaparlar. İri kalemi vardı.

Yıkılan Hürriyet Ege Bölge Binası’nda, hha’da olympia efsane marka daktilonun başına geçerdik.

10 parmağım hiç olmadı ama yine de hızlıydım. Okur, yazardım diyor. ‘Şu kelime daha iyi gider abi’ derdim, sert bakardı ama.

Yumuşak kalpli, adam gibi adamdı. ‘Çok güzel ifade Meto yaz gitsin’ derdi. Ertesi gün basılı gazetelerin de kelime hatalarına, yazım hatalarına çok dikkat eder. ‘İyi olmuş eline sağlık’ demeyi de unutmazdı, sabit telefondan.

Üşenmezdi, çok mutlu olurdum.

Rahmetleri bol olsun, emeği geçenlere, insan yetiştirenlerden Allah razı olsun, selam olsun…

Tarih: 06 Şubat 2026 Cuma

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

  1. Salih Çağdaş dedi ki:

    Teşekkürler kardeşim çok güzel olmuş. Başarılar ve Sağlıklar dilerim. Selamlar. Salih Çağdaş Milli Futbol Hakemi İstanbul…